Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan ve dünyanın en eski uygarlıklarının beşiği konumunda bulunan Konya’da, bir tarih yok oluyor.

Beyşehir’in Fasıllar Köyü’nde bulunan ve dünyanın en büyük anıtları arasında yer alan, Hitit dönemine ait Fırtına Tanrısı Teşup’un (Fasıllar Anıtı) dev heykeli kurtarılmayı bekliyor. Milattan önce (MÖ) 1200-1400 yılları arasında tarihlendirilen, 9 metre yüksekliğe ve 70 ton ağırlığa sahip Fasıllar Anıtı yerden kaldırılacağı günü bekliyor.

Fasıllar Anıtı, kaderi ile baş başa bırakılırken, 1960’lı yıllarda anıtın Ankara’ya götürülmek istendiği fakat tarihi eserin yerinde kalması gerektiğini düşünen bölge halkının tepkisi üzerine bir kopyasının alınarak Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin bahçesinde sergilenmeye başlandığı belirtildi. Fasıllar Anıtı’nın, Eflatunpınar’da bulunan Hitit dönemi eserlerle ilişkisi olabileceği ve dünyada sadece 4 tane bulunan Teşup heykelinin Yunanistan’da bulunan müzede de sergilendiği belirtildi.

ANIT YOSUN TUTTU

Konu ile ilgili olarak açıklama yapan Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Tırpan, Fasıllar’ın, Hititler’in önemli merkezlerinden birisi olduğunu belirterek, Hititler’in koruyucusu, savaş ve fırtına tanrısı Teşup’un da mitolojideki en önemli tanrılardan biri olduğunu söyledi. Anıtın, Fasıllar Köyü’nün güneyine düşen, bir tepeciğin batı eteğinde yatmakta olduğunu söyleyen Tırpan, Tanrı Teşup’un, bir ayağını aslan üzerine, diğer (sol) ayağını dağ tanrısı üzerine basmış durumda tasvir edildiğini ve anıtın dünyanın en büyük anıtlar arasında yer aldığını belirtti. Heykelin, kuzey kısmının bakımsızlıktan yosunlaşmış durumda olduğunu söyleyen Tırpan, tarihe önem verilmediğini kaydetti.

TARİH YÜZ ÜSTÜ YATIYOR

Anıtın bugüne kadar hiçbir şekilde koruma altına alınmadığını ifade eden Tırpan, “Anıt, senelerce yüz üstü yatıyor. Üzerine kar yağar, yağmur yağar, çocuklar anıtın üzerinde tepinir, bu anıtın en azından bir çevre düzenlemesi yapılıp koruma altına alınması gerekir. Fakat bu anıta gereken değer verilmemiştir. Anıtın bulunduğu bölge en azından koruma altına alınmalı, eserin zarar görmesi engellenmelidir. Konya’da düzenlenen, Su Medeniyetleri Sempozyumu’nda, bunun hakkında geniş bir yazım bulunuyor. Hititler suya çok önem verirdi, bu anıtın da bir su anıtı olması gerekir. Bu bölge Antik Çağ’da ‘Mistiya’ olarak bilinir. Bu da önemli bir anıttır, bunun kurtarılması gerekir. Bulunduğu yerde çevre düzenlemesi yapılıp ayağa kaldırılması gerekir. Aksi takdirde taşınırsa hiçbir anlam ifade etmez” dedi.

9 METRE BOYUNDA

Fasıllar Anıtı’nın, andezitten yapıldığını belirten Tırpan, “Anıt, tek parçadan oluşan 9 metrelik bir gövdeye sahiptir. Teşup, Hititlerin baş tanrısıdır. Ayakta dikilmiş başında serpuşu bulunan bir heykeldir, dağ tanrıları tarafından korunur. Yanında da iki tane aslan bulunur. Anıtın çevresinde kazı yapılmadığı için, halen orda duruyor. Bir kısım görüşlere göre Eflatunpınar’a taşınmak için yapılmış, bir görüşe göre de orada tarihi bir yerleşim ve su kaynakları olduğu yönündedir. Hititlerde su çok önemlidir. Bunun için su kaynaklarının başına tanrı heykelleri dikerlerdi” diye konuştu.

Anıtın, birebir kopyasının alındığını ve Türkiye’nin en büyük müzesi olan Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin bahçesine dikildiğini anlatan Tırpan, “Aslı varken sahtesi yapıldı. Bir ülkenin toprağında yeraltı madeni ne ise kültürel değerleri de öyledir. Ne yazık ki yeraltından çıkarılan değerlere bizden değildir diye bakıldı. 1071’den önceki eserlere bizden değildir diye değer verilmedi. Bu anıtın tarihi MÖ 1200 yıllarına tekabül ediyor. Zamanımızdan 3 bin 200 sene evvele dayanıyor. Orda bir araştırma da yapılmadı. Anıttaki figürlerin, Eflatunpınar’da bulunan figürlere ve Alacahöyük’teki orthostatlara benzemesinden dolayı, bunların Hitit Kralı 4’cü Tuthalia döneminden kalma olduğu sanılmaktadır” şeklinde konuştu.

05.02.2011 Akşam