Muğla-Akyaka’da Kazı Karmaşası

536

Muğla’nın Ula İlçesi, Akyaka Beldesi’nde, Gösterdiği Yerde Karya Uygarlığı Dönemi’ne Ait 2 Bin 400 Yıllık Tarihi Mermer Kabartma Bulundu.

Muğla’nın Ula İlçesi, Akyaka Beldesi’nde, gösterdiği yerde Karya Uygarlığı Dönemi’ne ait 2 bin 400 yıllık tarihi mermer kabartma bulan antikacı Mustafa Çavuş, Nehirler Kralı’na ait mezarın bulunduğu yerin ise tüm ısrarlarına rağmen kazılmadığını iddia etti. Bulunan kabartmaların altyapı çalışmaları sırasında başka yerden taşınan toprakla geldiğini düşündüklerini belirten Muğla Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Doç.Dr. Kaan İren ise burada kral mezarı olduğunu dair kesin bilgiler olmadığını söyledi.

Antikacı Mustafa Çavuş, üç yıl önce Nevşehir’den Akyaka Beldesi’ne taşındı. Burada antika eşya ve Nevşehir’in Avanos İlçesi’nden getirttiği seramikleri satan Çavuş, geçen yıl Eylül ayında, Muğla Müze Müdürlüğü’ne başvurup, İnişdibi Caddesi, Mezarlık Mevkisi’nde, caddenin altında tarihi eserler olduğu ihbarında bulundu. Bunun üzerine müze yetkilileri, Çavuş’un gösteridiği yerde yaptıkları kazılarda 40×70 santimetre ebatında Karya Dönemi’ne ait üzerinde çeşitli insan figürleri bulunan üç mermer kabartma bulundu. İhbarcı sıfatıyla Çavuş’tan teslim alınarak müzeye götürülen kabartmaların 2 bin 400 yıllık olduğu ve birinde İdima’nın çocuklarının süt annesinin tasvir edildiği belirlendi. Bulunan kabartmaların incelenmesi sırasında durdurulan kazılar Çavuş’un ısrarı üzerine 3.5 ay sonra tekrar başladı. İkinci kazılarda yine aynı döneme ait bu defa üzerinde yazılarda bulunan insan figürlü bir mermer kabartma daha bulundu. Ancak, kabartmaların yoldaki altyapı çalışmaları sırasında taşınan toprakla oraya getirildiği sanılarak, çalışmalar sonlandırıldı.

“ASIL MEZAR YERİ KAZILMADI”

Kazıların sonlandırılmasına tepki gösteren Çavuş, Nehirler Kralı’na ait mezarın bulunduğunu ileri sürdüğü yerin kazılmadığını iddia etti. Müze yetkililerinin 30 metrelik son kazının ardından “Artık bir şey çıkmıyor” diyerek tutanak imzalatmak istediğini ancak kendisinin bunu kabul etmediğini anlatan Çavuş, “2003 yılındaki altyapı çalışması sırasında boru döşeyen şirketin şantiye sorumlusu Şeref Yapıcı da mezarın bulunduğu yeri müze yetkililerine gösterdi. O dönemde çalışan işçileri de müze yetkilileri ile tanıştırdım. Ancak, dikkate alan olmadı. Tarih karartılmak isteniyor. Kraliyet mezarları olduğu tahmin edilen bu yerde tarihe ışık tutacak çok önemli eserler ile çok büyük hazine olduğu söyleniyor. Yeri de gösteriyoruz ama neden burası yerine başka yerler kazılıyor? Bulunan dördüncü taşın teslim tutanağı neden bana verilmedi? Taşın üzerindeki yazıyı okumak isteyen başka üniversiteden yetkililer de var ancak kimseye gösterilmiyor. Taşın niye sır gibi saklandığını anlamıyorum. Neden kazının bitmesi için benden yazı isteniyor? Tüm bu sorulara yanıt bulamıyorum” dedi.

KESİN VE DOĞRU BİLGİ YOK İDDİASI

Kabartmaların bulunduğu kazılar sırasında görevli olan Muğla Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Doç.Dr. Kaan İren, çıkan kabartmaların kırık mezar taşları olduğunu belirterek, “Bu taşların gerçek yeri ise burası değil. Altyapı çalışmaları sırasında bu bölge hallaç pamuğu gibi atılmış ve her şey kırılıp yıkılmış. Bu kabartmalar da atık toprak içinde buraya gelmiş olmalı. Taşlar üzerinde ölüm sahnesi var. Ölen kişi oturur vaziyette resmedilmiş. Yunan tarihinden ve 4. yüzyıl dönemine ait. Üzerinde mezarı kimin yaptırdğı yazıyor. Kralın mezar taşı daha büyük olur. Bu arada söylemek zorundayım ama bu kazı filan değil. Çünkü bilimsel kazı böyle olmaz, neresi gösterildiyse kazılmış. Burada öykülerin ortaya çıkmasıyla halk hazine bularak devletten pay alma peşinde. Şehir efsanesinden başka şey değil. Defineciler ne yazık ki burada hayal kırıklığına uğrayacak. Çünkü onların aldığı bilgiler gerçek değil. Bu tür kazılar için çok kesin ve doğru bilgiler gerekir” dedi. Müze yetkilileri ise açıklama yapmaktan kaçındı.

22.03.2011 haberler.com