Hasankeyf’in Belirsiz Kaderi

822

Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nün davetlisi olarak Erzurum’a giden Batman Üniversitesi Rektörü ve Hasankeyf Arkeolojik Kazı Başkanı Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam, Bugünkü Hasankeyf’in, acilen yeni yerleşim alanına taşınarak, altındaki tarihi Hasankeyf’e ulaşacak arkeolojik kazılar için ortam hazırlanması gerektiğini kaydetti.

Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam, Hasankeyf’in Türkiye’nin büyük bir kültür mirası olduğunu hatırlatarak, “Ilısu Barajı’nın inşaatı devam ediyor. Baraj bittiğinde Hasankeyf’in büyük bölümü sular altında kalacak. Artık karar verilmelidir, Hasankeyf’teki tarihi doku ne olacak, taşınacak mı, baraj suları altında mı kalacak?” diye sordu.

Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nün davetlisi olarak Erzurum’a giden ve Kültür Merkezi’nde bir konuşma yapan Uluçam, 2004 yılından beri Bakanlar Kurulu Kararı ile Hasankeyf Arkeolojik Kazı Başkanlığı’nı yürüttüğünü ve pek çok eseri gün yüzüne çıkardıklarını ve pek çoğunun da onarımını gerçekleştirdiklerini vurguladı.

Hasankeyf Tarihi ve Hasankeyf Kenti’nin tam anlamıyla bir ören yeri konumunda olduğunu ve Hasankeyf’teki kültür varlıklarından hiç birisinin sağlam olarak günümüze ulaşamadığını ve Bazı mimari elemanları ile varlığını sürdürebilenlerin de yıkılmak üzere olduğu uyarısında bulunan Uluçam, “Bunlardan Ulu Cami, Rızk Camisi’nin taç kapısı, Koç Camisi’nin ana giriş eyvanı ile örtü sistemi ve mihrabı, İç Kale kapıları, Küçük Saray, Su Kulesi, İmam Abdullah Zaviyesi minaresi her an yıkılma tehlikesi ile karşı karşıyadır. 2010 yılında Zeynel Bey Türbesi, El-Rızk Camii taç kapısı, Sultan Süleyman ve Koç Camileri, Artuklu Hamamı ile İç Kale kapılarında sağlamlaştırma çalışmalarına başlanmıştır.” Bilgisini verdi.

Belirsizlik Sürüyor

Hasankeyf’te bugün için bir belirsizliğin söz konusu olduğunu ifade eden Uluçam, “Gelecek endişesi ve yoksulluk içinde yaşayan Hasankeyf Halkı, sahibi olduğu kültürel zenginliğin farkında değildir. Bunları koruma bilinci de oluşmamıştır. Hasankeyf zengin bir turizm potansiyeli sahiptir. Ancak ihtiyaçlara cevap verebilecek çağdaş standartlarda hiçbir tesis ve konaklama ünitesi bulunmamaktadır. Mevcut tesislerin tamamı yasadışıdır ve sağlığa uygun değildir” değerlendirmesini yaptı.

Nasılsa sular altında kalacak!

1952 yılından bu yana Hasankeyf’in Baraj suları altında kalacağı gerekçesiyle yeterince yatırım ve kaynak aktarımından yararlanamadığını anlatan Uluçam, ekonomik imkânsızlıkların, cehaletin ve tembelliğin bu bölgeye büyük bir zarar verdiğini hatırlattı.

“Ilısu Barajı’nın yapım aşamasına gelmesi ile Hasankeyf’in doğal yapısı ve kültürel donanımı değişik çevrelerce gündeme taşınarak çok yönlü bir sahiplenme sürecine girilmiş, ancak sahipsizlikten hala kurtarılamamıştır” yakınmasında bulunan Uluçam, “Barajın yapımı halinde, Ortaçağ Dünyasının zengin ve mamur kenti, Artuklu Devleti’nin Başkenti olan Hasankeyf Aşağı Şehri’nin tamamı sular altında kalacaktır” uyarısında bulundu.

Neler yapılmalı?

Barajın yapım sürecine paralel olarak yeni bir çalışma takvimi ve stratejisi belirlenmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Uluçam, “Bilimsel Danışma Kurulu’na gerekli ve yeterli maddi destek sağlanarak araştırma yapmaları ve sonuca ulaşmaları sağlanmalıdır. Bu sonuca göre mimari yapıların taşınıp taşınamayacakları, varsa taşınabileceklerin hangileri olduğu belirlenerek Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıkları’nı Koruma Kurulu’na görüş sunulmalıdır” dedi.

Hasankeyf taşınmalı!

Bugünkü Hasankeyf’in acilen yeni yerleşim alanına taşınarak altındaki tarihi Hasankeyf’e ulaşacak arkeolojik kazılar için ortamın hazırlanması gerektiğini dile getiren Uluçam, “Kazı Başkanlığının koordinatörlüğünde, sondaj, kazı, belgeleme, koruma ve taşıma ekipleri oluşturulmalı, bu ekiplere her açıdan gerekli destek sağlanmalıdır. Kültür varlıklarının niteliklerine göre envanter ve belgeleme çalışmaları tamamlanmalıdır. Barajdan etkilenmeyecek kültür varlıkları hızla restore edilmelidir. Kültürel Mirasın korunması ve turizm işletmeciliği konusunda Hasankeyf halkını bilinçlendirmek amacıyla, Batman Üniversitesi’ne bağlı olarak Yeni Hasankeyf’te kurulması planlanan Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu ve uygulama oteli bir an önce gerçekleştirilmelidir. Tarihi ören yerini tek elden yöneterek korumak ve sağlıklı bir turizm hizmeti sunmak açısından, Hasankeyf’i bir kuruma tahsis ederek yetki ve sorumluluk verilmelidir.” dedi.

Konferanstan sonra Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hamza Gündoğdu, Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam’a teşekkür etti ve bir onurluk takdim etti.

09.04.2011 Haber Doğu