Adana’da Bir Tarih Doğuyor

0
327

3.500 yıllık Kizzuwatna Uygarlığı’na ait antik kentin gün yüzüne çıkartılması için 5. dönem kazı çalışmalarına başlandı.

Adana’nın Ceyhan ilçesinde Çukurova tarihine ışık tutan Tatarlı Höyüğü’ndeki 3.500 yıllık Kizzuwatna Uygarlığı’na ait antik kentin gün yüzüne çıkartılması için 5. dönem kazı çalışmalarına başlandı.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serdar Girginer AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tatarlı Höyüğü’nde bu yıl beşincisi yapılan kazı çalışmalarına 22 kişilik bir ekiple başladıklarını söyledi.

Girginer, çalışmalarını bakanlık, üniversite ve Ceyhan ilçe belediyesinin katkıları ile sürdürdüklerini belirterek, kazılarda Kizzuwatna Uygarlığı’na ait kentin gün ışığına çıkarmaya çalıştıklarını ifade etti.

Adana’nın yaklaşık 50 kilometre doğusunda Ceyhan ilçesi sınırları içinde yer alan Tatarlı (Yedioluk) köyünde yaklaşık 3 dönümlük bir alanda 2007 yılından bu yana çalışmalarını yürüttüklerini anlatan Girginer, ”Bugüne kadar yaptığımız kazı çalışmalarında 316 adet envanter değerdeki esere ulaşarak Adana Arkeoloji Müzesi’ne teslim ettik” dedi.

Girginer, Tatarlı Höyüğü’ndeki kazı çalışmalarının Kizzuwatna Uygarlığı hakkında yeni bilgilerin elde edilmesini sağladığını dile getirerek, şu bilgileri verdi:

”Höyük, özellikle M.Ö II. bin yıl arkeolojisine çok yeni veriler veren, hatta bazı kronolojik sorunları da çözmeye aday bir kazının merkezi durumuna geldi.

Höyük, Hititlerle çağdaş dönemlerde uzun bir süre bağımsız bir ülke olarak varlığını sürdüren, son dönemlerinde Hititlerin hakimiyetine giren, ancak Hitit dünyası ile hiçbir zaman kültürel bağlarını koparmayan Kizzuwatna’nın en önemli yerleşmelerinden birisidir. Bunun dışında esas kültürel anlamda bağlı bulunduğu bölge Amanosların doğusunda yer alan Kuzey Suriye’dir. Tüm bu bölgede Çukurova yerli insanlarının dışında Hurri halkı yaşamaktadır. Tatarlı Höyük’ün Kizzuwatna Ülkesi’nin M.Ö. II. bin yıl yazılı belgelerinde adı geçen önemli yerleşmelerinden birisi olması gerekmektedir. Bu düşüncelerle gerek M.Ö. II. bin yılda, gerek Demir Çağı’nda ve gerekse Hellenistik Dönem’de Tatarlı Höyük hep kutsal özellikler sunmaktadır. Çalışmalarımız esnasında bulduğumuz eserler ve bu eserlerin bize verdiği bilgiler de hep bu yönde.”

-”2 BİN 500 YILLIK DOKUMA MERKEZİ”-

Serdar Girginer, geçen yıl kazıların çok verimli geçtiğini belirterek, gün ışığına çıkardıkları Orta Tunç Çağı verileri içinde Suriye kültürüne özgü kutsal törenlerde kullanılan kaplara, aplike edilen tanrıça heykelcikleri, geç Hitit Dönemi’ne ait kutsal bir mekanda kullanılan dini tapınma tasvirli levha ve Zeus’un pişmiş topraktan büstünün bölge için çok önemli olduğunu bildirdi.

Yörenin bir dokuma merkezi olduğunu kanıtlayan bulgulara da ulaştıklarını anlatan Girginer, ”Buluntular arasında yine her döneme ait çok sayıda ve çeşitli tiplerde tezgah ağırlıkları bulunuyor. Bu da bölgenin en azından 2 bin 500 yıllık dokuma merkezi olduğunu bize gösteriyor. Kesin olmamakla birlikte, 4 yıllık kazılar sonucunda karşımıza çıkan tüm veriler Tatarlı Höyük’ün Hititlerin Kizzuwatna ülkesinde yer alan önemli kutsal merkezi Lawazantiya ile aynı olabileceğini düşündürmektedir” dedi.

Girginer, kazı yaptıkları şehrin Hitit döneminde çok büyük bir kent olduğunu vurgulayarak, ”İlerleyen yıllarda ulaşacağımız eserlerle burası Boğazköy, Alacahöyük, Efes gibi çok cazip bir turizm merkezi haline gelecek. Çünkü çıkardıklarımız eserler sergilenecek. Çevre düzenlemesi de yapacağız ve burayı turizme kazandıracağız” diye konuştu.

12.07.2011 Sabah