Bir Tarih Hazinesi Daha Gün Yüzüne Çıkıyor

532

Dört bir yanındaki antik kentlerle açık hava müzesini andıran Türkiye’nin Doğu Akdeniz sahilinde yer alan antik kenti Magarsus’ta, 3 bin kişilik amfi tiyatronun yer aldığı bölümün kamulaştırma çalışmalarının tamamlandığı bildirildi.

Türkiye’nin en sıcak kentlerinden Adana’nın sahilde yer alan iki ilçesinden biri olan Karataş sınırlarındaki antik kent Magarsus’un turizme kazandırılması için yıllardır sürdürülen mücadele sonuç verdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1.5 milyon liraya kamulaştırılan 35 dönümlük alanda yer alan Magarsus Antik Kenti’ndeki 3 bin kişilik amfi tiyatronun turizme kazandırılması çalışmaları sahil kenti olmasına rağmen turizmden pay alamayan yöre halkını da heyecanlandırdı.

Adana Kültür ve Turizm Müdürü Osman Arık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kuruluşu M.Ö. 7. yüzyıla dayanan Magarsus Antik Kenti;nin Grek, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir iskan yeri konumunda olduğunu kaydetti.

Bu koloni şehrin tamamına yakınının günümüzde toprak altında bulunduğunu vurgulayan Arık, bu tarihi kalıntının ortaya çıkarılması çalışmalarının ilk aşamasına, 35 dönüm arazideki, 3 bin kişilik amfi tiyatroyu gün ışığına çıkartarak başlayacaklarını kaydetti.

Amfi tiyatronun 4 parsel arsadaki 35 hissedarına bakanlık tarafından 1.5 milyon lira kamulaştırma bedeli ödendiğini kaydeden Arık, ”Tapu sahipleriyle yaşanan anlaşmazlık nedeniyle kamulaştırma çalışması uzadı. Bu alanın kamulaştırılması için önce komisyon oluşturuldu, ardından arazi bedelleri belirlenerek ödemeleri yapıldı. Müze Müdürlüğümüzün denetiminde 35 dönüm arazideki amfi tiyatroda kazı hazırlıkları başladı” dedi.

Arık, denize sıfır konumdaki antik tiyatrodaki kazı çalışmalarının ardından bir tarih hazinesinin daha gün yüzüne çıkarılacağını belirterek, ”Bu tiyatro, tarihteki adı Klikya olan Çukurova’nın en büyük büyük tiyatrosu olma özelliğini taşıyor. Bu eser Adana ve Çukurova turizmine önemli katkılar sunacak” diye konuştu.

Amfi tiyatronun yanı sıra antik kentte askeri amaçlı yapılmış tonozlu yapı ile kuzey kısımda hamam ve sarnıcın da yer aldığına belirten Arık, şöyle devam etti:

”Büyük İskender’in dua ettiği bilinen ve döneminde ‘kehanet merkezi’ olduğuna inanılan Athena Tapınağı’nın da bulunduğu kentin, yaklaşık 130 hektarlık alanı kapladığını tahmin ediyoruz. Sahile sıfır konumdaki amfi tiyatronun etrafındaki araziyi de kamulaştırıp kazı yapacağız. Altında tarih bulunan bu arazı günümüzde tarım arazisi olarak kullanılıyor. Arsa sahipleriyle anlaştıkça kamulaştırma çalışmaları sürecek.”

Arık, sahil bandına sahip Karataş’ta böylesine önemli tarihi yapının kamulaştırılmasının Adana için büyük şans olduğunu kaydetti.

KLİKYA’NIN LİMAN ŞEHRİ KARATAŞ

Tarihi çok eskilere dayanan ve Klikya’nın (Çukurova) önemli bir liman kenti olan Karataş, askeri ve ticari yollar üzerinde kurulması nedeniyle her dönemde önemli bir işlev üstlendi. M.Ö. 1900’lü yıllarda Arvaza ve Huri Krallıklarının, M.Ö. 1530’lu yıllardan sonra da Hitit Krallığı’nın idaresine giren Karataş, M.Ö. 1200’lerde önce Kue, sonra da Asur Krallığı’na geçti.

Bilinen yazılı eserlerin çoğu Kue Krallığı zamanına rastlayan Karataş sırasıyla Pers, Selevkos, Roma, Bizans, İslam Arapları ve Selçuk Türk’leri devirlerini yaşadı. Antik dönemde ”Magarsus” olarak bilinen bu yöre, ortaçağlardan itibaren ”Karataş” olarak anılmaya başlandı. Coğrafi durumu itibarıyla ilkçağda büyük önem taşıyan bu sahil kenti,aynı zamanda Ceyhan Nehri boyunca sıralanan Mollos, Mopsuhestia, Hemite ve Asitavandaya şehirlerine de bir kilit ödevi görüyordu.

16.07.2011 Akşam