Yassıhöyük’de Askeri Garnizon Bulundu

495

Nevşehir’in Ovaören Beldesi sınırları içerisinde kalan arkeolojik yerleşim alanı içerisindeki Yassıhöyük kazısının bu yılki bölümüne başlandı.

Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. S. Yücel Şenyurt’un başkanlığında, 15 arkeolog, 25 işçiden oluşan 40 kişilik bir ekip ile yürütülen Yassıhöyük kazısının bu yılki bölümünün 15 Ağustos’a kadar devam etmesi planlanıyor. Kazı çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şenyurt, Ovaören Beldesi’nin yaklaşık 2 kilometre güneydoğusunda yer alan Ovaören Arkeolojik alanının zengin tarihi potansiyeli ile ön plana çıktığını söyledi. Bölgede 2007 yılından beri sürdürülen kazı çalışmaları ile Kalkolitik Çağ’da başlayıp (M. Ö. 5500) Demir Çağı sonuna kadar (M. Ö. 330) kesintisiz şekilde devam eden bir yerleşimin varlığını saptadıklarını belirten Şenyurt, günümüzden 7 bin 500 yıl önceye kadar dayanan bu tarihsel zenginliğin, bölgenin jeopolitik konumundan kaynaklandığını belirtti. Kral Yolu ve İpek Yolu’nu, Anadolu’nun orta kesiminde birbirine bağlayan doğal güzergah üzerinde yer alan bölgede ayrıca, Alayhan Kervansarayı, Suvasa Hiyeloglif Yazıtı, Zeus Kaya Anıtı, Geç Antik döneme ait Osiana yerleşmesi ve Ortaçağ’a ait Filiköreni gibi kültürel kalıntıların var olduğunu, bölgenin Anadolu tarihi açısından vazgeçilmez bir öneme sahip olduğunu belirten Şenyurt, Yassıhöyük’de 4 yıldan beri Demir Çağı tabakalarında yoğunlaştırılan kazı çalışmaları ile Tabal Krallığının ana merkezlerinden birisini ortaya çıkardıklarını vurguladı.

ASKERİ GARNİZON MERKEZİ BULUNDU

Şenyurt, Son 4 yıldan beri Kentin tamamını kapsayan Tabal Krallığı dönemine tarihlenen (M. Ö. 9-7. yüzyıl) yaklaşık 1250 metre uzunluğunda şehir surları ortaya çıkartıldığını belirterek şöyle konuştu:

“Hali hazırda 5 metre yüksekliğe ulaşan bu surların kalınlığı 4-5 metreye kadar ulaşıyor. Taş bedenli olmasına karşın surların üst kısmında kerpicin de kullanıldığı ve toplam yüksekliğin en alçak kesimde 8 metreye kadar ulaştığını tespit ettik. Bölgede 1900’lü yılların başından beri bilinen Acıgöl-Topada ve Gülşehir-Suvasa Luwi Hiyeroglifli yazıtlarının bulunmasının yanı sıra, bizim yeni tespit ettiğimiz ve koruma altına aldığımız bir yazıt da bölgenin Tabal Krallığı’nın merkezi coğrafyasını oluşturduğunu gösteriyor. Bu yıl ki kazı çalışmalarında özellikle kent surlarının yapım tekniği ve dönemsel gelişim aşamaları tespit edilmeye çalışılacak. Kazılardan elde ettiğimiz bilimsel veriler, surların ilk kez Hitit İmparatorluğu döneminde yapıldığını göstermektedir. Demir Çağı yerleşimcileri mevcut surda onarımlar ve eklemeler yaparak kentin savunmasını daha güçlü bir hale getirmişler. Dönemi içerisinde oldukça büyük bir askeri garnizon kimliğine de sahip olduğu anlaşılan Yassıhöyük yöredeki insanların olası saldırılar karşısında sığındığı kale kenttir. Bu yılki en önemli hedeflerimizden birisi Yassıhöyük’ün daha eski yerleşim tabakalarını tespit etmek. Şu ana kadar yüzeyden 4 metre derinliğe kadar indik ve Hitit dönemi tabakalarına ulaştık. Yassıhöyük’ün M. Ö. 2000 yılda önemli Hitit kenti olabileceğini gösteren buluntular şimdilik başlangıç aşamasındadır. Bu yıl gücümüzün ve maddi olanaklarımızın yettiği ölçüde en alt tabakalara kadar inmeyi planlıyoruz. Öyle inanıyorum elde edebileceğimiz yazılı belgeler yardımıyla, Ovaören Anadolu arkeolojisinin son 30 yıl içerisindeki en önemli kazı alanlarından birisi olacaktır. ”

18.07.2011 haberler.com