Arkeolojide Devir Teslim Tartışmaları

500

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2011’de yabancı ekiplerce yürütülen üç arkeolojik kazıyı daha yerli ekiplere devretmesi tartışılıyor. Avrupalı arkeologlar az mı çalışıyor? Yoksa asıl niyet kazıları millileştirmek mi?

Bundan neredeyse 150 yıl kadar önce yaşamış olan varlıklı Alman arkeolog Heinrich Schliemann, Çanakkale sınırları içinde yer alan topraklara ilk adımını attığında muhtemelen bugünkü Türkiye’nin ilk arkeolojik kazısını yapacağını da bilmiyordu.

Schliemann’ın Osmanlı Devleti’nden izin alarak antik kent Truva’da yaptığı ilk kazılar pek çok yabancı arkeoloğun yolunu açtı. Efes, Bergama, Hierapolis ve Hattuşa gibi pek çok kazı yıllardır yabancı arkeologlarca yürütüldü. Fakat günümüzde ibre Türk ekipler lehine çevrilmiş durumda. şu an Türkiye’de yürütülen 201 kazıdan 48’i yabancı, geri kalanı ise Türk ekipler tarafından sürdürülüyor.

‘Kazıların kendi momenti vardır’

Kültür ve Turizm Bakalığı’nın bu yıl yabancı ekipler tarafından yürütülen üç kazının lisansını iptal etmesi, arkeolojik kazıların nasıl değerlendirileceği konusunda tartışma başlatmış görünüyor. Bakan Ertuğrul Günay iptallerle ilgili kendisine yöneltilen sorulara “Rutin çalışan yabancı kazılara izin vermeyeceğim. 15 gün kazıyor, hiçbir koruma önlemi almadan ülkesine geri dönüyor. Bilimsel yayın bile yapmıyor” diye yanıt verse de, bazı arkeologlar bu karar yerine farklı uygulamalarla ekiplerin teşvik edilebileceğini söylüyor. ıstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Prehistorya Anabilim Dalı’nın eski başkanı Mehmet Özdoğan’a göre kazıların bir ekipten alınıp başkasına devredilmesi kabul edilemez.

“Bazı uzmanlar üniversitedeki diğer çalışmaları sebebiyle o sene gelemiyorlar, yine de birini bu şekilde zorlamak gereksiz. Bilimin kendi kuralları vardır, onun için iptallerin doğru olmadığına inanıyorum” diyor Özdoğan ve ekliyor: “Arkeolojik kazıların kendi momenti vardır, yani bir şey yetiştirilmeye çalışılmıyor. Görevimiz yoğunlukla çalışmak değil, bilimsel çalışmanın kaç ay sürdüğüyle değerlendirmesi bilimin gereğine uymaz.”

Farklı imaj oluşabilir

Arkeologlar Derneği ıstanbul şubesi Başkanı Necmi Karul ise “Bu tip yaptırımlar yavaş yavaş Türkiye hakkında farklı bir imaj oluşmasına sebep olabilir” diyor. “Bu tavrı etik bulmuyorum. Burada kötü giden bir şey varsa ekiplere farklı yaptırımlar uygulanabilirdi. Böyle bir imaj oluşuyor. Ellerinden kazı alınıyor fikri oluşursa, iyi ekipler de gelmez ve arkeoloji içine kapalı bir bilim dalına döner” diye devam ediyor, Karul.

Denizli’de yer alan, Unesco Kültür Mirası listesindeki Hierapolis antik kentinin restorasyon danışmanlığını yapan Haşim Yıldız’a göre karar yerinde. “Maalesef bazı yabancı kazı ekipleri çalışmıyor ya da yılda en çok bir ay çalışıp gidiyorlar. Kültürel değerlere talep arttı ama ekipler gereğini yerine getirmiyor” diyor Yıldız. Yıldız’a göre devrin bir sebebi de Türklerin artık arkeolojide diğer ülkelerle eşit bilgi ve olanaklara sahip olması.“Türkiye’deki arkeoloji bölümleri çoğaldı, yabancı arkeologlarla eş seviyelere geldik” diye ekliyor.

Koç Üniversitesi İnsani Bilimler Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi, İtalyan sanat tarihçisi ve arkeolog Yrd. Doç. Dr. Alessandra Ricci’ye göre ise arkeolojik kazılar sağlıklı bir ortaklıkla yürümeli. “ıtalya’da da, diğer Avrupa Birliği üyesi ülkelerde de durum böyledir, yabancı ekipler gelip kazı çalışması yapabilir. Önemli olan bunun milletler gözetilmeden ortaklaşa yapılması.”

Bu yıl devredilen kazılar

Kültür ve Turizm Bakanlığı 2011 yılında Antalya, Muğla ve Kütahya’daki Xanthos, Letoon ve Aizonai antik kentlerindeki kazıların lisansını iptal etti. Bunlardan ilk ikisi 50 yılı aşkın süredir Fransız ekiplerce yürütülürken, Almanya’daki kazıyı Alman ekip yürütüyordu.

Xanthos’un yeni çalışma ekibinin başında bulunan Akdeniz Üniversitesi Dekanı Burhan Varkıvanç, devir nedeni anlatılmasa da sebebin son yıllarda bölgeye gerekli özenin ve zamanın gösterilmemesi olduğunu tahmin ediyor. Letoon kenti kazılarını devralan doçent doktor Sema Atik ise teklifin kendisine aralıkta sunulduğunu ve 15 kişilik ekiple çalışmaya başladığını anlatıyor:

“Türk arkeologlar bundan önce de çok başarılıydı, gerekçenin Türklerin iyileşmesi olduğunu sanmıyorum. Yine de bilimin ülkelere ve milletlere göre değerlendirilmemesi taraftarıyım.”

02.08.2011 Radikal