Asırlık Topraklara Işık Tutan Kazılar

536

Çorum’da Hitit başkenti Hattuşa ve Atatürk’ün şahsi hesabından para aktararak başlattığı Alacahöyük kazıları başta olmak üzere 5 alanda kazı çalışmaları devam ediyor.

Hattuşa kazıları Alman Arkeoloji Enstitüsü Başkanlığınca Alacahöyük, Şapinuva, Uğurludağ’daki Resuloğlu ve Alaca’daki Eskiyapar kazıları ise Ankara Üniversitesi tarafından yürütülüyor.

-“HATTUŞA’DA GÖRKEMLİ BİR RESMİ BİNA AÇIĞA ÇIKIYOR”

Hititlerin başkenti Hattuşa’ya ev sahipliği yapan Boğazkale ilçesindeki kazı çalışmaları bir asırdan beri devam ediyor.

Alman Arkeoloji Enstitüsü adına kazı çalışmalarını yürüten Kazı Başkanı Doç. Dr. Andreas Schachner, Aa muhabirine yaptığı açıklamada, Boğazkale’deki kazıların 1906’da İstanbul Arkeoloji Müzesi adına başladığını söyledi.

Schachner, geçen yıl başladıkları Aşağı Şehir Kesikkaya mevkisindeki kazı çalışmalarına bu yıl da devam edeceklerini, yaklaşık 20 kişilik bir ekiple çalışmaları yürüttüklerini, ekipte yüksek lisans öğrencilerinin yanı sıra jeofizikçilerin de yer aldığını bildirdi.

Kazı alanındaki açma çevresindeki ot temizleme çalışmalarının sona erdiğini bildiren Schachner, “Geçen yıl açmaya başladığımız alanda büyük bir resmi, anıtsal yapı var. Bu yapıyı açmayı hedefliyoruz. Bu bir devlet binası, ancak fonksiyonu nedir bilmiyoruz. Böyle büyük bir yapının orada yer alması çok ilginç, böyle bir yapıyla karşılaşmayı beklemiyordum. Bu kazı döneminde Hattuşa’daki görkemli bu resmi binayı açığa çıkarmayı planlıyoruz” dedi.

Kazı alanlarında bilimsel sorulara cevap bulmanın yanında çevrenin turizme kazandırılmasının da önemli olduğuna dikkati çeken Schachner, şöyle devam etti:

“Maalesef Tunç çağının kaderi pek anlaşılamamak. Roma döneminde bir harabeye gittiğiniz zaman birçok yapının ayakta kaldığını görüyoruz. Ancak Boğazkale’de yapılar kerpiçten yapıldığı için her şey eriyip gidiyor. Hattuşa’ya görsellik kazandırmak için yaptığımız surdan dolayı bilim dünyasından çok fazla eleştiri aldık. Ancak turizm açısından ve bizim arkeologlar olarak yaptığımız işi anlatmak için böyle bir görselliğe ihtiyacımız var.

Türkiye’nin yurt dışındaki tarihi eserlerini geri getirme çabasına da değinen Schachner, “Türkiye’nin ağzı sütten yandığı için yoğurdu üfleyerek yiyor. Son dönemlerde yapılan kazı çalışmalarında için her şey kayıt altına alınıyor. Prosedürler bizi sıksa da nedenini biliyoruz. Türkiye şu an dünya siyasetinde çok etkin bir konumda, bu kültürel hayatına da yansıyor. Tarihi eserlere sahip çıkmak Türkiye’de milli bir mesele olarak görülüyor. Boğazköy sfenksinin topraklarına dönecek olmasının bizler de heyecanını yaşıyoruz” diye konuştu.

-“HİTİTLER’İN Kudüs’Ü ŞAPİNUVA”-

Çorum’un Ortaköy ilçesinde bulunan ve Hititlerin dini merkezi, “günahlardan arınma şehri” olarak adlandırılan Şapinuva kazıları, yaklaşık 20 yıldır devam ediyor.

Şapinuva’nın Kazı Başkanı Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygül Süel, 1993’ten beri devam eden kazılarda, 10 yıldır Ağılönü mevkisinde yoğunlaştıklarını söyledi.

Bu yıl kazı çalışmalarına 6 Temmuz’da başladıklarını bildiren Süel, çoğunluğunu master ve doktora öğrencilerinin oluşturduğu 20 kişilik bir ekiple çalıştıklarını belirtti.

Bugüne kadar kazılardan 4 bin tablet çıkarıldığını belirten Süel, geçen yıl Çorum Müzesi’ne 200 civarında eser teslim edildiğini kaydetti.

Ortaköy’deki sit alanının 9 kilometrelik çok geniş bir alan olduğunu bildiren Süel, şu bilgileri verdi:

“Bu yıl Hititlerin yaşam kesitini bulmaya çalışıyoruz. Kazı çalışmalarının yoğunlaştığı Ağılönü mevkisi Hititler’in dini merkezi. Hristiyanlar için Kudüs, Yahudiler için Ağlama Duvarı ne ifade ediyorsa Hititler için de Şapinuva o kadar kutsal. Bütün ülke için burası günahlardan kurtulmanın, arınmanın tek merkezi. İnsanlar Şapinvuva’dan temin edebilecekleri bir kısım malzemelerle, kutsanmış sular ve dua metinleriyle günahlardan kurtulabiliyor. Burada dine dayalı büyük bir hareketlilik var. Şapinuva’nın aynı zamanda bir din ticaret merkezi. Bu kentteki kaynaklardan sağlanan ve kutsal olduğuna inanılan sular ülkenin dört bir yanına naklediliyor, dua metinleri buradan diğer kentlere ulaştırılıyor. ”

-“KURBAN ÇUKURLARI DÜNYADA TEK ÖRNEK”-

Hititlerin tanrılarını memnun etmek için çeşitli ritüellere başvurduklarını anlatan Süel, 2005’te bulunan ve tanrılara adanan kurbanların saklandığı “kurban çukurları”nın dünyadaki tek örneğine Şapinuva’da rastlandığını söyledi.

“Kurban çukurları”ndan Hitit metinlerinde bahsedildiğini belirten Süel,

“Ancak bu çukurların arkeolojik verilerini bulamayacağımızı düşünmüştük. Çünkü bunlar şehrin dışında ve kille kapatıldığı için ulaşılması çok zor. Ama dünyada ilk defa bu çukurlar Şapinuva’da bulundu” dedi.

Teokratik bir yapıya sahip olan Hititler’in din hayatında hoşgörülü olduklarına inanıldığını belirten Süel, şunları kaydetti:

“Hititler din hayatında hep hoşgörülü olarak bilinir. Ancak Hititler, tanrılar adına devleti idare eder. Topraklarına kattıkları ülkelerin tanrılarını da kendi tanrıları kabul ettiklerini görüyoruz. Ne kadar çok tanrıya sahip olurlarsa iktidarları da o kadar güçlü oluyor. Tanrıları hoş etmek onlar için çok önemli. Tanrılara sunulacak ekmeklerin nasıl olacağı, tapınakların nasıl temiz olacağı kurallara bağlı. ”

-“SON TEKNOLOJİ KOORDİNAT BELİRLEME CİHAZIYLA ÇALIŞACAĞIZ”-

Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran ve yaşadığı çağın en önemli devletlerinden biri olan Hititlerin izlerinin sürüldüğü Çorum’un Alaca ilçesinde Atatürk’ün emriyle 1907 yılında başlatılan Alacahöyük ören yerleri kazıları da 103’üncü yılında da tarihi aydınlatmaya devam ediyor.

Alacahöyük Kazı Başkanı Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu, Atatürk’ün şahsi hesabından miktar para vererek başlattığı kazıların bu yılki çalışmalarının 20 Temmuz’dan beri 3 ayrı alanda sürdüğünü söyledi.

Yüksek lisans ve Üniversite öğrencilerinin oluşturduğu 19 kişilik bir ekiple çalıştıklarını bildiren Çınaroğlu, kazıya ayrılan ödeneğin ve vakitlerinin büyük kısmını ot temizliğine ayırmak zorunda kaldıklarını anlattı.

Alacahöyük ören yerinin kentteki diğer kazı alanlarına kıyasla ot temizliği bakımından dezavantajlı olduğunu belirten Çınaroğlu, “Bu ören yerine görsellik kazandırmak zorundayız. Otları temizlemeden çalışmalara başlayamıyoruz. Maalesef henüz Hitit Barajı’nı temizleyemedik. Otlar ziyarete gelen turist için de kötü bir görüntü oluşturuyor” dedi.

Bu yıl maden atölyesi ile blokaj bir alanda çalışacaklarını bildiren Çınaroğlu, “Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan’ın temin ettiği ‘total station’ adlı son teknoloji koordinat belirleme cihazıyla çalışmaları yürüteceğiz. Çalışmaların sonucu heyecanla bekliyoruz. Hititlerin çivi yazısı arşivi hala kayıp, belki de bu yıl onu buluruz” şeklinde konuştu.

-“KRAL MEZARLARININ CANLANDIRILMASI TURİST SAYISINI İKİYE KATLADI”-

Çorum Valiliğince yürütülen projeyle “Hitit Kral Mezarları”nın yenilenerek düzenlendiğini hatırlatan Çınaroğlu, proje sayesinde ören yerine gelen turist sayısının ikiye katlandığını bildirdi

Çınaroğlu, 13 mezardan 6’sının cam fanus içinde ve çeşitli görsellikler eklenerek yeniden canlandırıldığını belirtti.

-HATTİLER’İN YAŞAMI ARAŞTIRILIYOR-

Kent, Üniversite ve müze iş birliği çerçevesinde Uğurludağ ilçesine bağlı Resuloğlu köyü sınırlarında 2003’te başlanan Resuloğlu kazılarda tüm hızıyla devam ediyor.

Kazı Başkanı Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tayfun Yıldırım, temmuz ayında başladıklarını kazı çalışmalarında Hititler’den önceki dönemde yaşayan Hattiler’in yaşamına dair sorulara cevaplar arandığını söyledi.

Alaca’ya 5 kilometre uzaklıktaki Eskiyapar höyüğünün kazı çalışmalarını yürüten Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Tunç Sipahi de ilk kez 1968 yılında Ankara Müzesi tarafından kazılan Eskiyapar’da uzun araların ardından 2010’da yeniden kazılara başlandığını söyledi.

Akademisyenler, öğrenciler ve ilçe halkının yer aldığı bir ekiple bu yıl 15 Temmuz’da başlanan çalışmaların, eylül sonuna kadar çalışmaların devam edeceğini belirtti.

Eskiyapar’da 7 kültür seviyesinin bulunduğunu bildiren Sipahi, “En üstteki kültür katı Friglere ait, diğer 5 kat Hitit dönemine, şu an yoğunlaştığımız kat da Hititlerden önceki Hatti dönemine ait. Çalışmalarımızı Hatti dönemi üzerinde yoğunlaştırdık. Bu yıl ki kazılarda boğa figürlü bir Hitit dini kabı bulduk” dedi.

15.08.2011 haberler.com