Efes antik kenti ve Meryemana Evi rotasını her yıl üç milyondan fazla yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği İzmir’in Selçuk ilçesinde, 2012 yılında ziyarete açılacak ikinci güzergah, bölgenin 9 bin yıldır önemli bir yerleşim merkezi olduğunu gözler önüneserecek.

Ziyaretçiler farklı zaman dilimlerine ve kültürlere ait yapıları ard arda görerek, adeta zamanda 9 bin yıllık yolculuk yapacak.

Ayasuluk Kalesi ve St. Jean kilisesinde Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle Pamukkale Üniversitesi ekibince 2007’de başlatılan çalışmaların planlandığı gibi ilerlediğini ifade eden Ayasuluk Kazıları Başkanı Mustafa Büyükkolancı, ikinci turizm rotasının pagan kültürünün en önemli eserlerinden, dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis, uzun yıllar Hristiyanlığın hac merkezi olarak kabul edilen, Hz. İsa’nın genç havarisi adına yaptırılan St. Jean bazilikası ile Aydınoğulları döneminin görkemli yapısı İsabey Camisi, hamamı ve Ayasuluk kalesini kapsadığını söyledi.

Büyükkolancı, kendileri için öncelikli konunun Selçuk kalesini ziyaretçilere açmak olduğunu ve çalışmalarını bu konuda yoğunlaştırdıklarını belirterek, kalede sağlamlaştırma çalışmaları sürerken, kazılarda İsabey Köşkü’nü ortaya çıkardıklarını, Efes kentinden gelen su kemerlerinin son noktasının bu bölge olduğunun anlaşıldığını, kemerlerin sonunda devasa bir sarnıç ve üzerine inşa edilen evlerin kalıntılarına ulaştıklarını vurguladı.

Kalede ve St. Jean bazilikası önündeki çalışmalarda gecikme olmadığını, 2007 yılında belirttikleri gibi 2012’de Selçuk’un yeni bir turizm rotasına kavuşacağını ifade eden Büyükkolancı, yeni güzergah hakkında şu bilgileriverdi:

”Pagan kültürünün en önemli eserlerinden, dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis, Hristiyanlarca uzun yıllar hac merkezi olarak kabul edilen, İsa’nın genç havarisi St. Jean’ın mezarının da bulunduğu St. Jean kilisesi, Aydınoğulları döneminin en önemli yapısı İsabey Camisi kutsal bir noktada buluşuyor. Tepeye kurulan St. Jean kilisesi, paganizme adeta ‘Ben senden daha yukarıdayım’ mesajını vermek için inşa edilmişken, İsabey Camisi, Müslümanlığın tevazusuyla, halkın içinde olduğunu gösterircesine tepede değil, yerleşim yerinin, yani halkın içinde konumlanmış durumda. Bu üç yapı güzergahın önemli parçaları olacak. Ziyaretçiler, üç farklı inancın görkemli yapılarını aynı güzergahta görebilecek.”

”KÜLTÜR MİRASI LİSTESİ VE İLÇE EKONOMİSİ İÇİN ÖNEMLİ”

Ziyaretçilerin Efes’te büyük çoğunlukla Roma dönemine ait yapı ve eserlerini gördüklerini ifade eden Büyükkolancı, yeni güzergahın Efes’in pek görülmeyen, çok az gezilen bir parçasını, burada milattan önce 7 binli yıllardan itibaren kesintisiz devam eden yaşamı ortaya koyacağını belirtti.

Efes’in dünya kültür mirası listesine dahil olmaya hazırlandığını da hatırlatan Büyükkolancı, şunları kaydetti:

”Kültür mirası demek, orada üstün evrensel değerlerin olması demek. Efes de bu değerlerin en önemlisi, kesintisiz devam eden 9 bin yıllık yaşam. Bir de kültür mirasına dahil olmak için anıt yapılar olmalı, 1375’te oldukça farklı bir mimariyle inşa edilen İsa Bey Camisi, önemli anıt yapılardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

Yıllık 3 milyon ziyaretçiyi bir tek Efes-Meryemana rotası taşıyamaz, bu rotaya alternatif olarak düşünülmesin ama mutlaka bir ikinci rotayı oluşturmalıyız. 2012’de açılacak rotayla ziyaretçiler, bölgenin binlerce yıldır önemli bir merkez olduğunu daha iyi anlayabilecek. Bu noktanın, Efes’in dünya kültür mirası listesine girmesinde çok önemli olduğunu düşünüyorum.”

Büyükkolancı, ikinci rotanın ilçe ekonomisine de olumlu katkı sağlayacağına işaret ederek, her iki rotayı da gezmek isteyenlerin Selçuk’ta daha uzun zaman geçireceğini, hatta konaklamak isteyeceğini sözlerine ekledi.

17.08.2011 Akşam