Köylü Kadınlar Arkeolojik Kazı Yapıyor

591

8 bin 500 yıllık tarihe sahip Akçalar mevkisindeki ’Aktopraklık Höyüğü’nde yapılan kazılarda, her yıl yaklaşık 40 köylü kadını çalışıyor.

Köylü kadınlar arkeolojik kazı yapıyor

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Aktopraklık kazılarını yürüten ekibin başkanı Doç. Dr. Necmi Karul, yaklaşık 8 yıl önce başlayan kazılarda bugüne kadar önemli buluntulara ulaştıklarını söyledi.

Yerleşim birimleri ile takı, figür, iskelet, çanak ve av malzemeleri gibi binlerce yıllık tarihi eşyalara ulaştıklarını ifade eden Karul, kazılarda üniversite öğrencileri kadar civar köylerde yaşayanların da görev aldığını bildirdi.

Kazılarda, kazma ve kürekle ilgili işleri erkeklerin, çapa gerektiren ince işleri ise kadınların yaptığını dile getiren Karul, ’Her yıl yaklaşık 40 kadın görev alıyor. Çapayla kazıyorlar, herhangi bir buluntuya ulaştıklarında bize haber veriyorlar. Köylü kadınlar adeta bir arkeolog gibi çok titiz çalışıyorlar’ dedi.

İLKBAHARDA TARLADA YAZIN KAZI ALANINDA…

Kazı alanında görev alan Gülfidan Beki (43), 5 yıldır yaz aylarında kazı yaptığını belirterek, ’Boncuk, iskelet, sapan ve bazı eşyalar buluyoruz. Bulduğumuzda hocaları çağırıyoruz. İlk geldiğimde tedirgindim ancak şimdi çok rahatım. Eşyalara zarar vermediğimiz için sorun yaşamıyoruz’ diye konuştu.

Azime Borazan (44) ise 6 yıldır kazılarda görev aldığına değinerek, şunları söyledi:

’Tarihi eserleri buluyoruz. Bulduklarımızı ekibin başkanı ve diğer yetkililer, kayıt altına alıyor. İşlenmiş kemik ve taş, seramik parçaları, çanaklar bulduk. Figürlere rastlıyoruz, tümlenmiş, tümlenecek figürler buluyoruz. Bulunca seviniyoruz. Köyde kadınlara da anlatıyoruz. Bize ’siz nasıl iskelete elinizi dokunuyorsunuz’ diye soruyorlar. Biz de ’ölüden ne zarar gelir asıl zarar canlıdan gelir’ diyoruz.’

BİLGİ SAHİBİ OLUYORUZ…

Borazan, kazılarda çalıştıkları için birçok arkeolojik terimi de öğrendiklerini belirterek, köydeki kadın arkadaşlarına da bu öğrendiklerini anlatarak, bilgi sahibi olmalarını sağladıklarını vurguladı.

İlkbaharda sebze bahçelerinde çapayla çalıştıklarını dile getiren Borazan, yaz aylarında da kazı alanında aynı çapayla tarihi eşyalar aradıklarını bildirdi.

Hanife Zengin (42) de kazılarda geçen yıl çalışmaya başladığını ifade ederek, 8 bin 500 yıllık tarihe sahip bir yerde görev yapmaktan keyif aldığını bildirdi.

Zengin, ilkbahar aylarında bağ ve bahçede çalıştıklarına değinerek, ’Sebze çapalıyoruz. Tarladaki zararlı otları temizliyoruz. Burada da topraktaki gizli kalmış eserleri çıkarıyoruz. Fasulye bahçesinde de kazılarda da çapa kullanıyoruz. Ancak kazılar, hem ince hem de çok heyecanlı iş. Binlerce yıllık buluntuya ulaşmak çok önemli. İlk olarak kemikten yapılmış iğne bulduğumda çok sevinmiştim’ diye konuştu.

28.08.2011 Olay