Çatalhöyük’ün kazı başkanı Ian Hodder, Anadolu’nun Türkiye’de yetişen arkeologlara ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Hodder, henüz biten yaz dönemi kazısını SABAH’a anlattı.

Konya’da bulunan Hasan Dağı’nın yakınlarında, M.Ö. 7500’lü yıllarda Cilalı Taş devrinin en özel insanlarından bir kısmı yaşıyordu. Yerleşik yaşama geçen ilk toplumlardan birinin yaşadığı Çatalhöyük adlı bu yerleşim yeri Anadolu zenginliğinin en önemli göstergelerinden. 1960’lı yılların başında keşfedilen Çatalhöyük, 1993’ten beri İngiliz arkeolog Ian Hodder’in kazı başkanlığında kazılmaya devam ediyor. Hodder, Seranit’in ve İstanbul Serbest Mimarlar Derneği desteğiyle düzenlenen Çatalhöyük- Dünyanın İlk Kenti konferansı için İstanbul’daydı. Kuramsal çalışmalarıyla ünlü arkeologa göre arkeolojide kaçak kazıları ve hırsızlığı önlemenin de yurt dışındaki eserleri geri almanın da yolu Türkiye’de yetişecek arkeologlardan geçiyor. Hodder, henüz biten yaz dönemi kazılarından yeni bulguları, Çatalhöyük ve Anadolu’nun her geçen gün keşfedilmeye devam eden arkeolojik önemini SABAH’a anlattı.

‘YÜKSEK TEKNOLOJİ KULLANILIYOR’

ÇOCUKLARA ARKEOLOJİNİN ÖNEMİNİ ANLATIYORUZ: “Yurtdışına kaçırılan eserlerin geri getirilmesi için tespit ve kanıt, bununla uğraşacak arkeologlar gerekiyor. Ben Türkiye’den yeni arkeologların yetişmesini bu yüzden çok gerekli buluyorum. Anadolu’nun arkeolojik zenginliği Türkiye’den arkeologlara ihtiyaç duyuyor. Çok yetenekli bir sürü Türk öğrenciyle her yaz çalışıyoruz üstelik. Arkeoloji hırsızlığının önlenmesi için yapılması gereken, insanlara geçmişin neden önemli olduğunu anlatmak. Bunun tek yolu eğitim. Çatalhöyük’te her yıl çocuklara geziler düzenleyip önemini anlatıyoruz.”

YENİ RESİMLER BULUNDU: “Çatalhöyük 1960’ların başından bu yana kazılıyor. Ama şimdiye dek Çatalhöyük’ün sadece yüzde dördünü kazabildik. CSI dizisini izlediyseniz bilirsiniz, tıpkı oradaki dedektiflerin kullandığı yüksek teknolojiyi kullanarak çalışıyoruz. Bu yaz evlerin duvarlarında yeni resimler bulduk. Birkaç el çizimi var. Ama benim için şaşırtıcı olan evleri nasıl yapacaklarını, binaları nasıl inşa edeceklerini duvarlara çizerek düşünmeleri, bina taslakları, eskizler ve şekiller evleri nasıl yapacaklarını düşündüklerine işaret ediyor. Pek çok kez denemiş ve yıkıp baştan yapmışlar.

” SON DERECE GÜÇLÜ BİR EŞİTLİK VAR: “Çatalhöyük’te bütün evler birbirine tıpatıp benziyor. Büyük evlerde bulunan semboller ile küçük evlerde bulunan semboller aynı. Çatalhöyük’te son derece güçlü bir eşitlik anlayışı var. Evler de birbirine yaslanıyor. Eşitliğin gücünü görüyoruz. Evlerin altı, o evde yaşayanlar ölünce, mezar olarak kullanılıyor. Ancak bulgularımıza göre aynı evde yaşayanların arasında genelde akrabalık bağı yok. Yani aile kavramı bizdeki gibi değil. Çocuklar doğduktan sonra kiminle yaşamak isterlerse, hangi ev daha uygunsa orada yaşıyor. Bunun yanı sıra lider de yok. Küçük gruplar halinde komünel bir hayat yaşıyorlar.”

Hattuşaş’ta yer altı geçitleri bulundu

Hititlilerin başkenti Hattuşaş’taki kazı çalışmalarında 10 tane gizli yer altı geçidi bulundu. Hattuşaş’nın bir gizli geçitler kenti olduğu ifade eden Doç. Dr. Andreas Schachner, ”Gizli yer altı geçitlerinin haricinde şehir suru üzerinde yer alan bir kapıya da ulaştık. Mümkün olursa ve sağlam kalmışsa bu yer altı geçitlerini ortaya çıkartmak ve en az bir tanesini ziyarete açmayı planlıyoruz” dedi.

‘OTEL YAPTIRAN YARDIM ETSİN’

Ian Hodder, yaklaşık 20 yıldır burada. Bir bilim adamı olarak Anadolu’da arkeolojinin gelişmesini önemsiyor. Ve “İşinize karışmak istemem ama,” diyerek mütavazi bir öneride bulunuyor: “Arkeolojiye gelen paranın artması için bir önerim var. Yurt dışında bir yasa modeli var. Bir yere yol, otel ya da okul yaptıracak bir yatırımcı o yerin yakınındaki arkeolojik kazı yararına da yüzde bir bile olsa küçük bir miktar bağışlamak zorunda. Bu Türkiye’de yapılsa, arkeoloji için çok iyi bir gelir kaynağı olabilir diye düşünüyorum. Çok çok büyük bir yararı olacağına inanıyorum. Çünkü arkeolojik kazılar için her zaman en büyük sorun dünyanın heryerinde yeterince para bulunamaması oluyor.”

11.09.2011 Sabah