Defineciler, Roma Mezarlarını Delik Deşik Etti

668

Sakarya’nın Pamukova İlçesi’ne bağlı Akçakaya Köyü’nde Roma Dönemi’nden kalma kalıntıların bulunduğu bölgeyi kaçak defineciler delik deşik etti. Define avcılarının bazı yerlerde açtığı çukurların derinliği 6 metreyi bulurken, yükseklerdeki bir lahit mezarın üstünde de matkaplarla delikler açıldığı görüldü.

Roma Dönemi’nin önemli yerleşim bölgelerinden olan Pamukova İlçesi’nde kaçak defineciler cirit atıyor. Bazı tarihçilere göre yönetici sınıfından olduğu ileri sürülen Diliporis’in anıt mezarının bulunduğu Akçakaya Köyü’nü mesken tutan define avcıları, anıt üzerindeki yazılarda yer alan ve kendilerine göre yorumladıkları şifreler doğrultusunda köyün dört bir yanında kazılar yaparak define arıyor.

SİT ALANI İLAN EDİLİP BIRAKILMIŞ

Köy muhtarı Osman Işık, 1940’lı yılların sonuna doğru köyün alt kısımlarında eski tapınağın bulunmasıyla burasının SİT alanı ilan edildiğini, bu tarihte yapılan bazı araştırmaların ardından bir daha herhangi bir çalışma olmadığını belirtti. Muhtar Işık, 1976 yılında köyün yolu yapılırken yolun sağ tarafındaki anıtın üst bölümünün iş makineleriyle kırılarak yolun aşağı tarafına atıldığını belirterek, daha sonra kısa bir inceleme yapıldığını ve ardından burasının unutulduğunu söyledi.

KAZI YAPAN YAPANA

Son yıllarda kalabalık grupların köylerine gelerek çeşitli yerlerde kazı yaptığını ifade eden Muhtar Osman Işık, yaşananları şöyle anlattı:

“Son bir iki yıldır özellikle yaz aylarında tanımadığımız kimseler köyün çevresinde kazılar yapıyor. Defalarca Jandarmaya bilgi verdik ancak gelmediler. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk geri dönüş olmadı. Bir seferinde ailemle köye gelirken anıtın bulunduğu alanda 3 tane arazi cipiyle kalabalık bir grup gördüm. Araçtan inerek kim olduklarını sorduğumda görevli olduklarını söyleyerek üstüme yürüdüler, tartakladılar. Jandarma ve savcıya haber verdik. Alt yolda araçları ele geçirdiklerinde üst görevde bulunduklarını söyleyen iki kişinin gözaltında olmadığını öğrendik. Diğerleri de ifadeleri alınıp serbest bırakıldılar. Kazılar da devam etti.”

HER YENİ KIRIP PARÇALADILAR

Köy çevresindeki birçok noktada kazıların sistemli olarak devam ettiği görülüyor.

Taşları kırılan lahit mezarlardan ne çıktığı bilinmezken, köylülere ait tarlaların her yerinden çömlek parçaları çıkıyor. Define avcılarının bazı yerlerde açtığı çukurların derinliği 6 metreyi bulurken, köylüler çukurun içindeki halat ve kazı araçlarının birkaç gün sonra yerinde olmadığını söyledi.

Akçakaya Köyü’nün yükseklerindeki bir lahit mezarın üstünde de matkaplarla delikler açıldığı görüldü.

KİTABEDE YAZANLAR

Köyün girişinde bulunan ve Diliporis’e ait olan anıt mezar hakkında araştırma yapan köy sakinleri, yabancı bilim adamlarının belgelerine ulaştı. Anıt mezarın yıkılmadan önceki halinin çiziminin yer aldığı bir belgede Roma alfabesiyle yazılmış hitabenin Türkçe’ye çevrilmiş hali de yer alıyor. Belgeye göre Diliporis’in yaşarken kendisi için yaptırdığı anıt mezarda şunlar yazıyor:

“Apphos oğlu Diliporis henüz yaşarken kendisi için yaptırdı ve çevresini mezar yapılarıyla kuşattı. İster acelen olsun ey yabancı ister ağır adımlarla yürü yolunda, bir kez durmalısın. Mezar anıtının yanında ve öğrenmelisin yaşadığım sırada, rastgele seçilip alınmamış olan adımı, dokuz harfim var, dört heceliyim düşün, ilk üç hecenin her biri iki harflidir, sonuncusu ise üç ve sessiz harf sayısı beştir. Tamamı beşyüze iki kere yedinin ilave. Arayıp bulursan ve bilirsen kimin yazdığını bunları Musalara eş olacaksın ve bilgeliğin yoldaşı. Bu taştan anıtı kendi ellerim dikti henüz yaşarken. Şimdi gömülü olduğum Terbos ilinde.

Akçakaya Köyü girişindeki Diliporis’e ait anıt mezarda yazılanlar ışığında şifreleme yöntemiyle diğer mezarların da yerlerinin anlatıldığı görülüyor.

MÜZE MÜDÜRÜ NE DİYOR

Bölgenin tarihiyle ilgili bilgi veren Sakarya Müze Müdür vekili Mürşit Yazıcı ise şunları söyledi.

“Söz konusu bölgede Roma dönemine ait yerleşimler ve kültürel varlıklar hayli fazla. 24.02.1991 tarihi 1612 sayılı karar gereği Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünce 1. derecede arkeolojik sit alanı ilan edilmiş. Ancak bundan sonra çalışma yapılmamış. Söz konusu yerleşimle, anıtla ya da kişilerle ilgili hiçbir bilimsel çalışma yok. Yalnızca anıtta yazılanların çevirisi var. Bunun da doğruluğu tartışılır. Ülkemizde yaklaşık 150 yerde arkeolojik kazı çalışması yapılıyor. Bu bölgede de önümüzdeki dönemde benzer bir çalışma yapılabilir. Bilindiği üzere bu çalışmalar üniversiteler eşliğinde bilimsel heyetlerce yapılır.”

14.09.2011 Milliyet