İnsanlık Tarihine Işık Tutacaklar

701

Türkiye’nin ilk ada müzesi olması hedeflenen Balıkesir Zeytinliada’daki kazı alanında testi içinde gömülü olarak bulunanların da yer aldığı çok sayıda iskelet, Cumhuriyet Üniversitesi’nde (CÜ) inceleniyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Balıkesir’in Erdek ilçesi sahilinde bulunan ve Türkiye’nin ilk ada müzesi olması planlanan Zeytinliada kazıları, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurettin Öztürk tarafından yürütülüyor.

Helen-Roma-Bizans ve Osmanlı yapıları içinde mozaik bir oluşuma sahip olduğu belirtilen adada, 2007-2011 yıllarında yapılan arkeolojik kazılar sonucunda ortaya çıkartılan iskeletler, CÜ Edebiyat Fakültesi antropoloji bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Fadime Suata Alpaslan danışmanlığında yüksek lisans öğrencileri Saadet Bıçak ve Sabri Bekmez tarafından inceleniyor.

Bu yıl kendisi de öğrencileriyle birlikte adadaki kazı çalışmalarına katılan Yrd. Doç. Dr. Fadime Suata Alpaslan AA muhabirine yaptığı açıklamada, iskeletlerde çene ve dişlerin paleopatolojik açıdan incelenmesiyle elde edilen bulguların, Anadolu’da çeşitli dönemlere tarihlendirilen toplumlar üzerinde yapılan çene ve diş hastalıkları çalışmalarıyla karşılaştırılacağını, aralarındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya konacağını ifade etti.

Alpaslan, diş patolojisiyle metabolizma bozuklukları, besinlerin niteliği ve sertliği, ağız temizliği arasında yakın bir ilişki bulunduğunu anlatarak, şu bilgileri verdi:

”Dolayısıyla insan yaşam biçimiyle diş ve diş eti hastalıkları birlikte düşünülmelidir. Elde edilen bulgularla çene ve dişlerde gözlenen patolojik oluşumların bireyin yer aldığı ekolojik sistemlerle de ilişkisi gözler önüne alındığında, Zeytinliada toplumu için elde edilen bulgular bize insan-çevre-kültür etkileşimi çerçevesinde biyokültürel yapıda meydana gelen değişimi gözler önüne sermesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada dişlerde ve çenede pek çok patolojik oluşum birlikte incelenecektir. Zeytinliada insanları genel olarak hasta bireylerden oluşmaktadır. İskeletler üzerinde yapılan ön değerlendirmeler sonucunda travmalar, eklem hastalıkları, diş ve çene hastalıkları gözlenmiştir. Çıkarılan her iskelette eklem hastalıkları gözlenmiştir. Eklem hastalıkları bize o dönem insanın yaşam boyu aktiviteleri hakkında fikirler vermektedir.”

Zeytinliada insanlarının ağız sağlığına bakıldığında ise genel olarak diş çürüğüne fazla rastlanmadığını ifade eden Alpaslan, ”Bu bilgi bize adadaki toplumun besin ögeleri arasında karbonhidratlı yiyeceklerin pek fazla bulunmadığını gösterir. Ancak dişlerde görülen aşınmalar bize daha çok bu bireylerin sert besinlerle beslendiğini gösterir” dedi.

Alpaslan, Zeytinliada’nın en önemli özelliğinin Türkiye’nin ilk ada müzesi yapılması olduğunu dile getirerek, ”Zeytinliada’da yürütülen çalışmalar arkeolojik içerikli çalışmalar. Cumhuriyet Üniversitesi antropoloji bölümü olarak biz de orada yaşamış olan Helen-Roma-Bizans ve Osmanlı topluluklara ait iskeletleri, iskelet kalıntılarını getirmiş bulunmaktayız. Bu iskeletlerden toplumun yapısı hakkında bilgi sahibi olacağız” diye konuştu.

TESTİDE BULUNAN BEBEK İSKELETLERİ

Yüksek lisans öğrencisi Saadet Bıçak ise ele geçen iskelet buluntuları arasında iki adet testi (urne) içinde gömülü bebek iskeleti de yer aldığını belirterek, bu iskeletler üzerinde şu ana kadar tam bir inceleme gerçekleştiremediklerini, ay tespiti yapamadıklarını, detaylı yapacakları incelemelerin ardından bu konuda bilgi verebileceklerini söyledi.

Zeytinliada bireylerinin sert besinlerle beslendiklerini tespitettiklerini anlatan Bıçak, çünkü dişlerde çürükten çok dişlerde aşınma gözlemlediklerini ifade etti.

Geç Bizans-Erken Roma dönemiyle tarihlendirilen iskeletlerin birçoğunda omurga kaynaşması gözlendiğini belirten Bıçak, bunun bireylerin genel olarak kamburluk sorunu yaşadıklarını gösterdiğini anlattı.

19.09.2011 Akşam