Urartu Höyüğü’nde 2 Bin 700 Yıllık Takılar Ve Mühür Bulundu

647

Van Kalesi’nin kuzeyindeki höyükte yapılan kazı çalışmalarında 2 bin 700 yıl öncesine ait takılar bulundu.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eskiçağ Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erkan Konyar başkanlığında Van Kalesi’nin çevresinde yürütülen kazı çalışmalarında, bölgenin asırlar öncesi sosyal ve kültürel yaşamına ilişkin önemli bulgulara ulaşıldı.

Daha önce Urartu Krallığı’nca 3 bin yıl önce üretilen savaş arabalarının kalıpları, 15. ve 16. yüzyıl dönemine ait nadide çanak ve çömlekler, 5 bin yıllık seyyar ocak ve son olarak 2 bin 700 yıllık takılar ortaya çıkarıldı.

Yrd. Doç. Dr. Konyar, Van Kalesi höyüğündeki kazı çalışmalarında İlk Tunç Çağı’ndan başlayarak özellikle Urartu ve Orta Çağ’a ait birçok buluntular ortayı çıkarıldığını söyledi.

İnsanların yaşadığı mekanlarda yapılan kazı çalışmalarında son olarak bir kadına ait takı grubunun gün yüzüne çıkarıldığını ifade eden Konyar, “Burada gümüşten hilal biçiminde küpeler çıktı. Bugünün modasında da görülen, peşi sıra dizi halinde takılmış küpeleri yaklaşık 30’lu yaşlarda Urartulu bir bayanın üzerinde bulduk. Urartular’da insanlar takılarıyla gömülüyorlardı. Bunların hepsi günümüzden 2 bin 700 yıl öncesine tarihlenen, bu topraklarda yaşayan insanların kullandıkları takılardır” dedi.

Önemli yazılı belgelere de ulaştıklarını ifade eden Konyar, şu bilgileri verdi:

“Van höyüğü başkent Tuşpa’nın aşağı bir kenti. Buluntular, aşağı kentin metropol niteliğini de pekiştiriyor. Kazı çalışmalarında ‘bulla’ dediğimiz bir mühür baskısı bulundu. Bunun önemi, Van’da ilk defa bulunuyor olması. Daha önce kuzeybatı İran’da bulunan Bastam kentinde bu türden mühür baskıları ortaya çıkarılmıştı. Bir diğer örneği de Van’da ortaya çıktı. Burada aşuli adlı bir memuriyetten bahsediliyor. Çivi yazısı uzmanlarına göre bu aşuli memuriyeti bir vezirlik makamına işaret ediyor. Burada bölgeye bağlı başkent valileri yönetimde yer alıyordu. Ama bu mühür gösteriyor ki İran’da, Kafkaslar’da ve Van Gölü havzasında hakimiyetini gösteren bir vezir makamını da bir valilik değil de daha çok yetkileri olan kraldan sonra gelebilecek aşuli adi verilen bir unvana sahip yetkilinin olduğunu gösteriyor. Bu Sardurihi isimli bir şahıs, Kuzeybatı İran ve Kafkasya’dan sonra bu bölgede de aynı kişinin ismini görebiliyoruz.”

20.09.2011 haberler.com