“Tarihin Sıfır Noktası”nda Büyük Bir Aslan Kabartması Bulundu

564

“Tarihin sıfır noktası” olarak nitelendirilen Göbeklitepe’de, büyük bir aslan kabartması bulunduğu bildirildi.

Göbeklitepe Kazıları Başkanı Prof. Dr. Klaus Schmidt, Aa muhabirine yaptığı açıklamada, dünyanın en eski tapınak merkezine ev sahipliği yapan Göbeklitepe’de, 3 hafta önce başlayan bu yılki arkeolojik kazıların ikinci etabının Kasım ayı ortalarına kadar devam edeceğini söyledi.

Bu yıl kazıların ikinci etabında, aralarında arkeoloji bölümünden öğrencilerin de bulunduğu 35 kişilik bilimsel ekip ile kazı alanının yakınındaki Örencik köyünden 47 kişilik işçiyle birlikte toplam 82 kişilik bir grubun çalıştığını aktaran Schmidt, kazı alanının kuzey batı tepesinde yapılan kazıda, iki yeni tapınak binasının iç mekanına ulaşıldığını ve şimdiye kadar kazı yapılan alanların en büyüğü olduğunu tahmin ettiklerini ifade etti.

-EN BÜYÜK FİGÜR BULUNDU

Buradaki çalışmalarda yeni “T” biçimli yeni Dikili taşlar bulduklarını belirten Klaus Schmidt, bu Dikili taşlar üzerinde buldukları figürlerin büyüklük ve kompozisyon bakımından şimdiye kadar bulunanlardan farklı olduğunu anlattı. Schmidt, şunları kaydetti:

“Bunlardan üzerinde aslan kabartması bulunan Dikili taş, biraz tahrip olmuş yatık olmasına rağmen üzerindeki kabartmayla günümüze oldukça sağlam olarak ulaşabilmiş. Göbeklitepe’de daha önce 2 aslan kabartması bulunmuştu, ancak bunlar oldukça küçük boyutluydular. Yeni bulunan aslan kabartması ise 1 metre 12 santim uzunluk ve 1 metre 24 santim genişliğiyle şimdiye kadar Göbeklitepe’de bulunan en büyük kabartma ve üçüncü aslan kabartması. Kabartma motifte gösterilen hayvan, erkek cinsinden ama yeleleri yok.”

Aynı alandaki bir başka T biçimindeki Dikili taşın üzerinde zengin bir kompozisyon içeren kabartmalar bulduklarını da aktaran Prof Dr. Schmidt, “Burada motifler daha küçük olmasına rağmen içerik olarak çok yoğun. Motifin ortasında ayakları altında bir yılanı tutan akbaba bulunuyor. Bunların etrafında ise tilkiler, yılanlar ve kuş motifleri yer alıyor” dedi.

Yeni kazı alanındaki çalışmalarının bir süre daha devam etmesini planladıklarını anlatan Schmidt, “Alanın içerisindeki D yapısı ve T yapısının tabanına kadar ulaşmamız 3 yıla kadar sürebilir. Şimdi bulduğumuz iki Dikili taşta buradaki eserlerden repertuvarlarının daha büyük ve daha zengin olduğunu gösteriyor şimdiden. Bundan sonra bulacaklarımız da çok ilginç veriler getirecek bize. Öbür kazı alanında gördüğümüz Dikili taşlardan çok daha farklı sitiller, çok daha zengin kompozisyonlar göreceğiz. Bir örneği de zaten az önce baktığımız Dikili taşın üzerindeydi. Bu kadar yoğun motifleri şimdiye kadar hiç görmemiştik” şeklinde konuştu.

-GÖBEKLİTEPE-

Neolitik döneme ait yerleşim yeri Göbeklitepe, ŞanlıUrfa’nın 18 kilometre kuzeydoğusundaki Örencik köyü yakınlarında bulunuyor.

İlk kez 1963 yılında İstanbul ve Chicago üniversitelerinden görevlilerin yüzey araştırmaları sırasında fark edilen Göbeklitepe’deki kazı çalışmalarını, 1995 yılından bu yana ŞanlıUrfa Müzesi ve Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü ortaklaşa yürütüyor.

Kazı çalışmalarında şimdiye kadar neolitik döneme ait yabani hayvan figürlü “T” biçimli Dikili taşlar, 8-30 metre çapında dairesel ve dikdörtgen şekilli dünyanın en eski tapınak kalıntıları, çok sayıda yabani hayvan figürü, insan heykeli, Dikili taşlar ve yaklaşık 12 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilen 65 santimetre uzunluğunda insan heykeli gibi tarihi eserler bulunmuştu.

Dünyanın en eski “tapınak merkezi” olduğu belirtilen Göbeklitepe, bir süre önce Unesco Dünya Mirası “Geçici Listesi”ne alınmıştı.

29.09.2011 haberler.com