Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Seyitömer Höyüğü Kazı Grubu Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, 6 yıldır yürüttükleri çalışmalarda 17 bine yakın eseri gün ışığına çıkardıklarını bildirdi.

Prof. Dr. Bilgen, Kazı Evinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğüne bağlı Seyitömer Linyitleri İşletmesi (SLİ) Müessesesi sahasında kalan höyükte 2006 yılında başladıkları kurtarma kazısının bu yılki bölümünün iki hafta sonra tamamlanacağını söyledi.

TKİ Genel Müdürlüğü ile DPÜ Rektörlüğü arasında imzalanan protokol gereği kazının bu yıl sona ermesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Bilgen, çalışmaların sürmesi için ilgili kuruluşlara gerekli başvuruların yapıldığını ve sonucunu beklediklerini ifade etti.

Geniş alana yayılan höyüğü 6 yılda 12 metre kazdıklarını bildiren Prof. Dr. Bilgen, şöyle konuştu:

“Protokol gereği kazıyı iki hafta sonra durduracağız, ancak anlaşmaya varılır ve kazı çalışmaları devam ederse kalan 6 metrelik katmanı kaldırıp gün yüzüne çıkarabiliriz. Şu çok memnun vericidir ki, bilim dünyasında uluslararası seviyede referans alınan, aranan bir höyük halini aldı. 6 yıl süresince yürüttüğümüz kazılarda 17 bine yakın eser çıkardık. Buradan elde edilen bulgularla çok sayıda literatürde yer alan yayın gerçekleştirdik, 3 sempozyum düzenledik. Şimdiye kadar 3 doktora tezi, 20’ye yakın yüksek lisans tezi, 30’a yakın lisans tezi hazırlandı. Çok sayıda bulgu elde ettiğimiz höyükten sağlanan veriler ışığında bilimsel makalelerle uğraşsak, ömrümüz yetmez. 6 yıldır burada çalışan işçilerin, öğrencilerimizin büyük emeği bulunmaktadır. SLİ Müessesesi yetkililerine yardımlarından dolayı teşekkür ederim.”

Kazıda görevli DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gökhan Coşkun da bu yıl ortaya çıkardıkları MÖ 1900-1800 yıllarına ait surların, Anadolu’da bu döneme ait nadir surlardan biri olduğunu anlattı.

Türkiye’de bir kazıda en fazla eserin bu höyükten çıkarıldığını savunan Yrd. Doç. Dr. Coşkun, “MÖ 3000’li yıllarda Anadolu’da seramik üretiminde kalıp kullanılan tek yerin, arkeoloji literatüründe seramik üretiminde en erken kalıp kullanımının burada olduğunu belirledik. 5 bin yıllık seramik üretiminin olduğu bu höyüğün, Kütahya’da seramik üretiminin başladığı merkez olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

SLİ Müessese Müdürü Yüksel Koca, kazının 3 yıl daha sürebileceğini ve bu konuda DPÜ Rektörlüğü ile yazışmalarının sürdüğünü kaydetti.

Toplantıda, DPÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karaaslan, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KÜTSO) Meclis Başkanı Nihat Delen, Kütahya Müze Müdürü Metin Türktüzün ile akademisyenler hazır bulundu.

-Höyüğün altındaki kömürün değeri 500 milyon lira-

SLİ Müessesesi sınırları içinde yer alan höyükteki kazı çalışmaları, altındaki 12 milyon ton kömürün ekonomiye kazandırılması amacıyla 1989 yılında Eskişehir Müze Müdürlüğünce başlatıldı.

Afyonkarahisar Müze Müdürlüğünün 1990-1995 arasında yürüttüğü çalışmalar, 2006’dan itibaren DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünce ele alındı.

TKİ Genel Müdürlüğü ve DPÜ Rektörlüğü arasında imzalanan protokol gereğince her yıl 6’şar aylık dönemler halinde yürütülen kazının tamamlanması ve höyüğün kaldırılmasının ardından değeri yaklaşık 500 milyon lira olarak tahmin edilen linyit kömürünün çıkarılmaya başlanması hedefleniyor.

Bu yıl 6 Haziran’da başlayan kazıda, DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünden yaklaşık 50 kişilik öğretim elemanı ve öğrenci grubuyla 250’ye yakın SLİ Müessesesi işçisi görev aldı.

21.10.2011 haberler.com