Antik Kentte Oda Mezarı Bulundu

551

7 basamakla inilen, içerisinde iki yetişkin ve bir çocuğa ait iskelet bulunan yeraltı oda mezarı ortaya çıkarıldığı bildirildi.

Mersin’in Aydıncık ilçesindeki Kelenderis Antik Kenti’nde 7 basamakla inilen, içerisinde iki yetişkin ve bir çocuğa ait iskelet bulunan yeraltı oda mezarı ortaya çıkarıldığı bildirildi.

Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve kazı başkanı Prof. Dr. Levent Zoroğlu yaptığı açıklamada, milattan önce 8. yüzyıla kadar inen geçmişi bulunan antik kentteki buluntuların Aydıncık’ın Akdeniz kıyısında, Silifke ile Anamur arasında önemli bir liman kenti olduğunu gösterdiğini söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla gerçekleştirilen 2011 kazılarının restorasyon ağırlıklı gerçekleştirildiğini belirten Zoroğlu, yaklaşık 23 yıl önce başlayan kazılarda, bugüne kadar binlerce yıllık tarihin gün yüzüne çıkarıldığını ifade ederek, ”2011 yılı Kelenderis kazıları geçen yıl olduğu gibi yine Agora’daki bazilikada sürdürüldü. Ayrıca antik kentin yerleşim alanının batı ucuna yakın yerde kamulaştırılması tamamlanan yeni bir alanda ilk kez bir sondaj açıldı” dedi.

Bunun yanı sıra Doğu Nekropolü’nde 7 basamakla inilen bir yeraltı mezar odası bulunduğunu ifade eden Zoroğlu, şöyle devam etti:

”Kelenderis’te bulup, temizlediğimiz kaya mezarı bu bölgede yaygın olan tipe, yani girişi basamaklı yeraltı oda mezar tipine aittir. Mezarın giriş bölümü 3.7 metre uzunlukta olup, asıl mezar odasına 7 basamakla inilmektedir. Mezar odasının girişinden sonraki asıl mezar odası 3.5×2.8 metre ölçülerindedir. Odanın dip, yani girişin karşısına gelen duvarında bir niş vardır. Mezar odasında birisi bu nişin içinde olmak üzere, iki yetişkin ve bir çocuğa ait iskeletler ile sepet kulplu bir ticari amphora, iğ biçimli iki unguentarium (camdan küçük kap) ve iyice bozulmuş altın kaplamalı bronz bir taç ve buna ait boncuklar bulundu. Özellikle seramik buluntular, bu mezarın Erken Helenistik döneme ait olduğunu göstermektedir.”

Mozaik zeminin üstü kapatılıyor

Prof. Dr. Zoroğlu, bu yılki kazıların en önemli çalışmasını, Agora’daki bazilikanın salonlarında buldukları mozaik zeminlerin koruması için üzerinin bir çatı ile kapatılmasının oluşturduğunu söyledi.

Projeye göre çatıyı taşımak üzere yapının güney ve kuzey duvarları dışında 8 taşıyıcı ayağın yerleştirileceği çukurların açıldığını belirten Zoroğlu, ”Öncelikle kuzey duvarın dışındaki molozları temizledik. Yüzeydeki bu malzemenin kaldırılmasından sonra, alttaki toprak dolgu kazılarak, özellikle ayakların bulunduğu açmalardaki kalıntıların tespiti çalışmaları başlatıldı” diye konuştu.

Yaklaşık bir ay süreyle yürütülen çalışmalar sonucunda bazilika zeminine göre biraz daha daha aşağı seviyede, apsisli bir yapı, bazilika kuzey salonuna erişimi sağlayan bir koridor ve zemini bir zamanlar mozaik kaplı avlunun bir bölümünü ortaya çıkardıklarını anlatan Zoroğlu, şunları kaydetti:

”Buradaki yarım daire biçimindeki apsisli yapıda bir oturma sırası bulunuyor. Bunun önündeki bölüm ise dikdörtgen bir çukur ya da havuz şeklinde inşa edilmiş olup, görünen tüm yüzeyleri kalın bir harç ile sıvanmış durumdaydı. Bu yapının mimari özelliklerini dikkate alarak bunun bir vaftizhane olduğu akla gelen ilk olasılıktır. Buradaki havuza inişi ve çıkışı sağlayan basamaklar güneydoğu ve kuzeybatı köşelere yerleştirilmiştir. Bazilikanın kuzey duvarının bu havuzun güney duvarına oturtulmuş olması da ilginç bir durumdur. Bunun batı duvarı üzerinde ise bazilikaya erişimi sağlayan koridorun doğu duvarı yükselmektedir. Kuzeybatı basamaklar ile koridor arasında da bir bağlantı olduğu anlaşılmaktadır. Koridorun batısında kalan avlunun zeminindeki mozaikler ne yazık ki iyi korunamamıştır.”

01.11.2011 Sabah