TBMM Bayındırlık ve İskan Komisyonu Başkanı İdris Güllüce, Türkiye’de birçok müze ve tarihî binanın muhtemel bir depremde tehlike altında olduğunu söylüyor.

Deprem Komisyonu’nda altı çizilen hususlar arasında, müzeler ve tarihî binaların mevcut durumlarının risk teşkil etmesi ve gerekli önlemlerin alınması zorunluluğu olduğunu hatırlatan Güllüce, ilerleme kaydedilemeyen konulardan birinin de bu olduğunu belirtiyor. Eserlerin her birinin depreme göre dizayn edilmesi gerektiğini aktaran Güllüce, “Bir heykelin düştüğünü düşünün. Risk altında olan müzeler var. İstanbul Arkeoloji Müzesi böyle mesela. Sadece binanın kendisi değil eserler de risk altında. Daha korunaklı bir hale getirilmesi gerekiyor.” şeklinde konuşuyor.

AK Parti İstanbul Milletvekili Güllüce, aynı zamanda eski Tuzla Belediye Başkanı. İki dönemdir Meclis’te. Marmara depremini yerel yönetici olarak yaşadı. Konuyla ilgili sorunları en yakından bilen isimlerden. Zaman’a konuşan İdris Güllüce, Van depreminin, Türkiye’nin afetlere acil müdahalede geldiği olumlu noktayı gösterdiğini belirtiyor. Devletin gücünün de net bir şekilde ortaya konduğunu aktarıyor. Buna karşılık, depreme hazırlık ve hasarı önleme çalışmaları konusunda ilerlemenin çok yavaş olduğunu kabul ediyor.

EN BÜYÜK SORUN DENETİM YETERSİZLİĞİ

İdris Güllüce, Van depreminin, yapı denetim firmalarını yeniden gündeme alma gerekliliğini ortaya koyduğunu aktarıyor. Aynı zamanda geçen yıl Meclis’te kurulan Deprem Araştırma Komisyonu’nun da başkanlığını yapmış olan Güllüce, kalitesiz binaların çokluğuna dikkat çekiyor. Yan yana iki binadan biri dimdik ayakta dururken bir diğerinin yerle bir olmasının normal olmadığını söylüyor. Yapı denetim firmalarının bu binalara nasıl onay verdiğini sorgulamak gerektiğini kaydediyor. Güllüce, “Demek ki bir denetim sorunu var, firma es geçmiş. Yapı denetimini sigaya çeken, denetleyenleri de denetleyen bir mekanizmanın kurulması gerekir. Yapı denetiminin de denetimini sağlamalıyız.” diyor.

İdris Güllüce, 2010 yılında kurulup raporu Meclis Başkanlığı’na sunulan Deprem Komisyonu’nun önerilerininse hemen hiçbirinde bir ilerleme olmadığını anlatıyor. Sadece canlı fay hatlarının tespiti konusunda Maden Tetkik Arama (MTA)’nın çalışmaları hızlandırdığını, Afet Müdürlüğü’nün de bir veri tabanı oluşturma konusunda çalışmalar yaptığını söylüyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda güçlendirme çalışmalarının da kayda değer bir şekilde devam ettiğini aktarıyor. Bunun dışında hiç bir mesafe alınamadığı eleştirisini yöneltiyor.

Raporda yer alan önerilerden bir diğeri, afet sonrası uyuşmazlıkları için ihtisas mahkemeleri kurulmasıydı. Bu konuda da atılmış hiç bir adım yok. Deprem Komisyonu’nun daimi hale getirilmesi ya da iki yılda bir toplanması ve çalışmaları gözden geçirmesi de öneriler arasındaydı. Ancak bu da mümkün olmayacak. Bunun yerine mevcut Bayındırlık Komisyonu’nun görevleri arasına ‘deprem’ de dahil edilecek.

10.11.2011 Zaman