Edirne’nin Enez ilçesinde 40 yıldır sürdürülen arkeolojik kazılarda bulunan mezarlardan çıkarılan 2 bin 500 yıllık 165 iskeletin hangi ırka ait olduğunun belirlenmesi için DNA araştırması yapılıyor.

Kazı başkanı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sait Başaran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl 40’ıncısını yaptıkları Enez kazılarının ödeneğinin bittiği için sona erdiğini söyledi.

Akademiysen, öğrenci ve işçilerden oluşan ekip tarafından sürdürülen kazıların temmuz ayında başladığını ve Su Terazisi Nekropolü’nde sona erdiğini belirten Başaran, “Enez’i İpsala’ya bağlayan yeni karayolu kavşağında yapılan bu seneki kazılarda zengin mezar kalıntıları ortaya çıkarıldı” dedi.

1971’de başlayan kazılarda önemli tarihi eserlerin gün yüzüne çıkarıldığını ifade eden Başaran, kazılardan elde edilen bulgulardan Enez’in Balkanları Ege ve Anadolu’ya bağlayan deniz, nehir ve kara yolların kesiştiği bir yerde kurulan önemli bir kültür ve ticaret kenti olduğunun ortaya çıktığını söyledi.

Enez’in 2 limanı olduğunu bildiren Başaran, iç limanından Karadeniz’e çok rahat gidilebildiğini, aynı zamanda Yunanistan ile Anadolu arasında geçiş noktası olduğunu belirtti.

Enez’deki kazılarda çıkarılan eserlerin laboratuvarda temizlendiğini, konservasyon ve restorasyonunun yapıldığını ifade eden Başaran, kazılarda çok güzel müzelik eserler bulunduğunu bildirdi.

Enez kazılarının Trakya’da yapılan 2-3 önemli kazıdan biri olduğunu belirten Başaran, şöyle konuştu: “Trakya kültürünün ortaya çıkarılması çok önemli. Enez’in konumu Ege, Batı Anadolu ve Yunanistan arasındaki geçiş yolu üzerinde yer aldığından bütün bölgelerin kültürlerini Enez’de bulmak mümkün. Enez antik çağda çok zenginleşmiş bir kent olarak karşımızda duruyor. Kazılarda Enez’in o dönemlerde diğer kentlerle yaptığı ticareti gösteren amfora damgalı çok sayıda kulplar, seramik çömlek parçaları, sikkeler, cam şişeler, gözyaşı şişeleri ve lekitoslar, MÖ 500. yüzyıla tarihlenen ve iç kalıp tekniğiyle yapılmış cam eşyalar, kadınların elbiselerini tutturmak için göğüste veya omuzda camdan yapılmış düğmeler çıktı.

Bu düğmeler, ticaret amacıyla insanların Doğu Akdeniz’den geldiğini ortaya çıkardı. Bu seneki kazılarda zengin mezar kalıntılarına rastladık. Mesela Taşaltı Mezarlığı’nda MÖ 1. yüzyıla ait, Romalı Komutan Lixus Fabricius’a ait mezar bulduk. Bulduğumuz diğer mezarlardan çıkarılan iskeletleri incelenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderdik. Adli tıpa gönderilen 2 bin 500 yıllık 165 iskeletin hangi ırka ait olduğunun belirlenmesi için DNA’sı ve hastalıkları araştırılıyor. Araştırma sonunda iskeletlerin ırkları, akrabalık dereceleri belirlenecek. Çıkacak sonuçlar bilimsel çalışmalarda değerlendirilecek.” Traklar’ın iskan yeri Enez’in tarihi MÖ 3000’e kadar uzanıyor. Ainos adını taşıyan ve adı Homeros Destanı’nda da geçen Enez, birçok ülkenin hakimiyeti altında yaşamını sürdürdü. Son olarak Cenovalı Gattelusi ve Doria ailelerinin hakim olduğu Enez’i 1456’da Fatih Sultan Mehmet’in komutanlarından Has Yunus Bey Osmanlı topraklarına kattı.

20.11.2011 Milliyet