Höyüğe Nazır Villa

Höyüğe Nazır Villa

453

Eskişehir’deki Çiftlik Höyük, 20 villadan oluşan bir sitenin ortasında kaldı. Höyük ne tarihe ışık tutuyor ne turizme hizmet ediyor.

Cilalı taş devrine ışık tutan Urfa’daki Göbeklitepe Höyüğü kadar büyük bir öneme sahip Eskişehir’deki Çiftlik Höyük villalar tarafından kuşatıldı. 12 bin yıl geriye yani paleotik döneme ait yaşam kültürü barındırdığı tahmin edilen Çiftlik Höyük 20 villadan oluşan sitenin parçası haline geldi. Eskişehir Müzesi’ne 5 dakika mesafedeki ‘Ilgaz Villaları’nın ortasında sıkışıp kalan höyük ne tarihe ışık tutabiliyor ne de turizme hizmet ediyor. Höyük ancak sitenin sahibi İsmail Ilgaz’dan izinli ziyaret edilebiliyor.

1980’de sit alanı ilan edildi

Höyükler uygarlıkların araştırılmasında önemli birer referans. Anadolu’da yaklaşık 20 bin höyük olduğu tahmin ediliyor. Eskişehir’de ise 400’e yakın höyük olduğu söyleniyor. Çiftlik Höyük de bu höyüklerin en önemlilerinden biri. Etiler, Frigler gibi Anadolu’nun önemli medeniyetlerinin izlerini taşıyan höyük Eskişehir’in merkezinde bulunuyor. Höyüğün bulunduğu arazi 1980 yılında Konya Koruma Kurulu tarafından sit alanı ilan edilmiş.

Höyüğün bulunduğu yerde sitenin yapılması 2863 sayılı ‘Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’na aykırı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yapılan ihbarda “Höyüğün etrafı sit alanı içinde olmasına rağmen villa yapılarak tahrip edildi. Aynı zamanda tarihi höyük arsa sahiplerince yağmalandı. Sit alanı içinde kalan villalar yapılırken çok sayıda eski eser yurtdışına kaçırıldı” deniyor.

Atık tepesi sanıyorduk

Höyüğü görmek için çaldığımız ilk kapı Eti Eskişehir Arkeoloji Müzesi Müdürü Dursun Çağlar. İhbarlar üzerine yerinde araştırma yaptıklarını ve höyükte kaçak kazı olmadığını söyledi. Höyüğe gitmek istediğimizi söylediğimizde Çağlar, “Kurul kararı var, isteyen gidip görebilir, bilimsel araştırma yapabilir” dedi. Ancak sitenin sahibi İsmail Ilgaz, müzeye gelmeden makamından çıkmadı. Ilgaz, Müze Müdürü Dursun Çağlar, Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürü Hülya Çopuroğlu’yla birlikte müzeye 5 dakika mesafedeki Çiftlik Höyük’e gittik. İhbarda söz edilen 2002’de çekildiği ileri sürülen fotoğrafta höyükte müdahale olduğu görülüyordu. Yerine gittiğimizde tahribatın izlerini gördük. Höyüğün tepesine yol açılmıştı. Ancak uzun süredir bir müdahalenin olmadığı da belliydi. Ilgaz yapılan tahribatı “Höyük olduğunu bilmiyorduk. Sümerbank fabrikası yapılırken atıklar buraya atılmış sanıyorduk. Villalar yapılırken de höyüğün tepesine gözetleme kulesi yapmak istedik. Sonra höyük olduğu ortaya çıkınca bir daha dokunmadık” diye açıkladı.

Aba altından sopa!

Eskişehir’den döndükten sonra İsmail Ilgaz, içinde Akkuş’un akıl sağlığının yerinde olmadığına dair raporlar da dahil bir klasör evrak gönderdi. Hepsi mahkemelere sunulmuş belgelerdi. Ilgaz klasörün üzerine şu notu düşmüştü: ‘Akkuş için mahkemece vasi tayin edilmiş ve bu karar Yargıtayca onanmıştır. Bu husus tarafınızca dikkatle değerlendirilmelidir. Şirketimiz ve şirket ortaklarımızı ilgilendiren bu konu ile ilgili yayınınızı dikkatle takip edeceğimizi bilmenizi isterim. Aksi durumda yasal haklarımızı aramak zorunda kalacağımızı bildiririz.’’

‘Kimse inanmasın diye deli raporu bile çıkarttırdılar’

Ilgaz Ailesi’ne yönelik iddiaları ortaya atan ve höyükteki tahribatı Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ihbar eden kişi Eskişehirli Kenan Akkuş… İsmail Ilgaz’ın “Bir deli kuyuya taş atıyor, 40 bin akıllı çıkaramıyor” diye tanımladığı Kenan Akkuş, açtığı internet siteleri üzerinden Ilgaz Ailesi’ne savaş açmış durumda. Hakkında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin verdiği rapor var. ‘‘Hezeyanlı Bozukluk – Hak arama tipi’’ tanısı konulan Akkuş için vasi tayin edilmesi de isteniyor. Kimine göre duyarlı bir vatandaş, kimine göre ise bir meczup olan Akkuş, şu iddialarda bulundu:

“Lise mezunuyum. Bilgisayarı özel merakımla öğrendim. Ilgaz Ailesi’nin yanında depoda çalışıyordum. Eski eserleri getirip depoda yıkıyorlardı. Sonra da yurtdışına kaçırıyorlardı. Gözlerimle gördüm. Korktum, çıkmak istedim. Tehdit ettiler. Beni Organize Sanayi Bölgesinin müdürü kurtardı. Ilgaz Ailesi’nin yaptıklarını anlatmaya başladım. İnternet sitesinden yayımladım. Sitelerimi kapattırdılar. Ben de ABD’den site aldım. Oradan yayın yapıyorum, kapatamıyorlar. Bir canım var neden korkacağım. Gıyabımda karar aldırmışlar, beni iki polis apar topar alıp Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne götürdü. Dört ay deliler arasında kaldım. Geçen haziran ayında oradan kaçtım. Zorla deli muamelesi yapıyorlar. Deli olsam o siteleri yapamam.”

Bazı villalar sit alanında kalıyor

Eskişehir Arkeoloji Müzesi’nin Müdürü Dursun Çağlar höyükle ilgili şu açıklamaları yapıyor: “Eskişehir civarında 400’e yakın höyük var. Hangi birini kazalım. Bugüne kadar 4 höyük kazıldı ve oradan çıkan eserler müzemizde sergileniyor. Höyüklerden çıkan buluntular 10–12 bin yıl eskiye kadar gidiyor. Çiftlik Höyük de bunlardan biri. Sit alanı genişleyince bazı villalar sit alanında kaldı.”

‘Biz bakanlığa höyüğü müze yapmayı teklif ettik’

Sitenin sahibi olan İsmail Ilgaz, iddiaları ortaya atan Kenan Akkuş’un eski bir çalışanları olduğunu, işten uzaklaştırıldığı için kendilerine yönelik saldırıya giriştiğini söyledi. Akkuş’un internet üzerinden yaptığı suçlamalarına karşı 60’a yakın dava açtıklarını dile getiren Ilgaz şunları anlattı: “Yanımızda çalışıyordu. İşten çıkarılınca düşman oldu. Akıl almaz yalanlar attı. Bunları internet sitesinden yazdı. 60’a yakın dava açtık. Adresi bile belli değil. Önüne gelen herkese anlatıyor, savcılığa şikâyette bulunduğum 2 bin mesajı var. Artık bıktım, o bıkmadı. Suçlamaları öyle boyutlara vardı ki, Eskişehir Orduevi güçlendirme inşaatı yapıyoruz. Biz birini öldürüp onun temeline gömmüşüz. Şikayette bulundu. Ankara’dan ekipler geldi. Temellerin röntgeni çekilip ceset arandı. Yani biz Akkuş’tan çok çektik. Akıl sağlığı yerinde olmadığına dair raporu var. Açtığımız davalar da düştü. Vasi tayin edildi ama o bildiğini yapmaya devam ediyor.” Baba Şenol Ilgaz da “Burada madem bir tarih varsa gelip kazsınlar. Ben bakanlığa gidip iki yıl önce dosya verdim. Sponsoru ben olayım, kazın ya da biz kazalım. Buraya bir de müze yapayım. ‘Adamımız yok, bu yılki programda yer almıyor’ dendi. Bir daha da ne uğrayan var ne arayıp soran. O deli de bizi eski eser kaçırmakla suçlayıp her yere yayıyor” açıklamasını yaptı.

11.12.2o11 Radikal

NO COMMENTS

Leave a Reply