Antik Dönem Çıpaları Sergilenmeyi Bekliyor

538

Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeolojik Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKÜSAM) ile 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği’nin ortaklaşa çalışmalarıyla yürütülen deneysel arkeoloji çalışmaları kapsamında tarihi Kaynaklar değerlendirilip antik dönemde kullanılan çıpaların aynısı yapıldı.

Urla İskele’de bulunan ANKÜSAM alanında yürütülen ve bugüne kadar dünyada örneği olmayan çalışma hakkında bilgi veren Arkeolog Osman Erkurt, çalışmanın 4 bin senelik bir periyodu kapsadığını belirtti. Gemi çıpaları hakkında tipolojik bir çalışma yaptıklarını, bunun aslında Oxford Üniversitesi ile beraber yürüttükleri bir tez çalışması olduğunu dile getiren Arkeolog Osman Erkurt, “Çıpalar, bir teknenin veya deniz aracının emniyetidir. Olmazsa olmazıdır. Sorunsuz bir yolculuk çıpaların iyiliğine ve mükemmelliğine bağlıdır. Şu an 27 tane çıpamız var. Deneysel arkeoloji adına şunu söylemek gerekir; bugüne kadar dünyada bunu denemiş olan kimse yok. Biz bu 27 tane çıpa üstünde bir tipolojik araştırma yaptık ve bunları çeşitli deniz dip farklılıklarıyla kullandık, yani kumda, yosunda, taşta denedik. Çeşitli açılardan dinamometre ile kilogram cinsinden ne kadar yük taşıdığını anlamaya çalıştık. ve bu bir tez halinde önümüzdeki ilkbahar sunulacak” dedi.

“2 BİN SENE ÖNCEKİ ÇIPA İLE ŞİMDİKİ AYNI”

Çıpaların tarihten günümüze değişen yapıları hakkında da bilgi veren Arkeolog Erkurt, “Her şey taşa bağlı iplerle başlıyor, sonra o taşa belli ağaçlar sokularak daha fazla dipte takılması sağlanıyor. Daha sonra insan madenle tanıştıkça -özelikle demirle- demir esaslı çıpalar yapılmaya başlanıyor. Çıpaların profilleri ve formları her çağda değişmiş. Fakat daha sonra yavaş yavaş oturmuş ve şu anda 2 bin sene öncesinin çıpası aynı günümüzde kullanılan çıpa desek yanlış olmaz” diye konuştu.

“ÇIPA KOLEKSİYONUNU OXFORD’DA SERGİLEMEK İSTİYORUZ”

Bunları anlamanın yolunun deneysel arkeolojiden geçtiğinin altını çizen Erkurt, “Bütün bunları anlamanın tek yolu vardı. Bu koleksiyonu üretmek, yapmak, denemek ve deneysel bilgileri de üniversel bilgi teorisi içinde sempozyumlarda sunmak ve bilgileri karşılaştırmak. Biz bunu yaptığımızda şunu gördük ki, şu ana kadar çıpa konusunda yazılan makalelerin birçoğunda ciddi hatalar var. Bu hataları anlamanın tek yolu da bunları yapıp kullanmaktı ve biz de öyle yaptık. Şimdiki amacımız da bu çıpa koleksiyonunu Avrupa’da özellikle İngiltere’de ve Oxford’da sergilemek” dedi.

“FOÇA-MARSİLYA: TARİHE YOLCULUK”

Denizcilik tarihi ve tekniklerini daha iyi anlamak üzere ANKÜSAM ile 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği’nin bundan önce de ortaklaşa yürüttükleri pek çok çalışma bulunuyor. Bu kapsamda dünyada bilinen en eski batık olan, M.Ö. 13’üncü yüzyıla ait Uluburun gemisinin replikası inşa edildi, bununla Ege ve Akdeniz’de çeşitli rotalara yapılan seferlerle denizcilik ve navigasyon teknikleri üzerine deneysel çalışmalar yapıldı. “Foça-Marsilya: Tarihe Yolculuk” isimli bir diğer projede, M.Ö. 6’ncı yüzyılda Foça’dan yola çıkarak Marsilya’ya giden kolonistlerin yolculuğu, dönemin özelliklerine göre inşa edilen 20 kürekçili bir savaş teknesi ile yeniden gerçekleştirildi. Ege’nin bilinen en eski tekneleri olan Kiklad Tekneleri inşa edildi ve bu teknelerle Ege adalarına seyahat edilecek.

14.01.2012 haberler.com