Anadolu’da Yerleşik Yaşamın Başlangıcı

Anadolu’da Yerleşik Yaşamın Başlangıcı

3 1054

Prof. Dr. Mehmet Özdoğan’ın editörlüğünü yaptığı The Neolithic in Turkey (Türkiye’de Neolitik Dönem) serisinin ilk iki cildi yayımlandı. Kitaplar, Dicle ve Fırat havzalarındaki Neolitik dönem yerleşmelerini konu alıyor.

Anadolu, insanlık tarihinin en önemli dönüşümlerinden birinin yaşandığı Neolitik dönemde ayrıcalıklı bir yere sahip. Neolitik dönem, birkaç milyon yıl süren gezginci yaşamın ardından yerleşik hayatın başladığı, hayvanların evcilleştirilip bitkilerin tarıma alındığı, kültür tarihinin en önemli aşamalarından biri. Bu dönem yeni bir toplumsal örgütlenme modelinin ortaya çıktığı ve günümüz toplum düzeninin temellerinin atıldığı sürecin başlangıcını ifade eder. Bu yeni yaşam biçiminin çekirdek bölgesi Anadolu’nun da içinde bulunduğu Yakındoğu’dur ve özellikle son yıllarda yapılan kazılar, yerleşik yaşamın başlangıcına ilişkin bilgilerimizi arttırırken, Anadolu’nun Neolitik Çağ’ın tanımını değiştirecek kadar karmaşık kültürleri barındırdığını da gözler önüne serer. Anadolu bu kültürlerin ortaya çıktığı yer olmanın yanı sıra başta Avrupa olmak üzere bu yeni yaşam biçiminin başka coğrafyalara aktarılmasında da “köprü” görevini üstlenir.

Son yıllarda yapılan kazılar sadece Anadolu’nun geçmişi ile ilgili bilgilerimizi yenilemekle kalmadı, Türkiye’nin insanlığın ortak tarihi içindeki yerinin yeniden gözden geçirilmesini sağlayarak önemini vurguladı. Atlas okurlarının yakından tanıdığı İstanbul Üniversitesi, Prehistorya Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Özdoğan’ın editörlerinden biri olduğu The Neolithic in Turkey (Türkiye’de Neolitik Dönem) başlığı altında çıkan iki yeni kitap, güncel bilgilerle Anadolu Neolitik’ini anlatmaya devam ediyor. Beş ciltten oluşan ve İngilizce hazırlanan serinin ilk iki cildi geçtiğimiz günlerde Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarafından yayımlandı. Dizinin ilk cildi Dicle Havzası’nda yapılan kazıları konu alıyor. Kitapta yer alan, Batman yakınlarındaki Hallan Çemi, Körtik Tepe ve Siirt‘te yeni kazılmaya başlanan Gusir Höyük, Anadolu’nun bilinen en eski Neolitik dönem yerleşmelerini oluştururken Salat Camii Yanı, Sumaki Höyük de yine Yukarı Dicle Havzası’daki tarihöncesi toplumları yansıtan önemli buluntu yerlerini oluşturuyor. Kitapta, kapsamlı kazı çalışmalarıyla detaylı olarak araştırılan ve Neolitik dönemi uzun bir süreç halinde yansıtan Diyarbakır Ergani’deki Çayönü yerleşmesi ise önemli bir yer tutuyor.

Dizinin ikinci cildi Fırat Havzası’nı kapsıyor. Buradaki makaleler arasında Neolitik dönemin etkileyici buluntu yerlerinden Şanlıurfa’daki Nevali Çori ve Göbekli Tepe de var. Şanlıurfa Birecik’te bulunan Akarçay Tepe ve Mezraa-Teleilat ise Fırat Nehri’nin hayat verdiği diğer buluntu yerleri arasında. Mersin yakınındaki Yumuktepe konulu makale ise Akdeniz Neolitik kültürlerini yansıtıyor.

Serinin bir sonraki kitabı Orta Anadolu ve Akdeniz Bölgesi’ndeki Neolitik merkezleri kapsayacak. Dördüncü kitapta Batı Anadolu, son kitapta ise Kuzeybatı Anadolu ve İstanbul’daki Yenikapı gibi buluntu yerleri anlatılacak.

19.02.2012 Atlas

3 COMMENTS

  1. Neolitik döneme özel bir ilgim var. Bu konuda kendimi geliştirebileceğim Türkçe bir kaynak önerebilir misiniz?

  2. Soydan’a:
    Arkeoatlas 1. cildi
    Türkiye’de Neolitik Dönem, Mehmet Özdoğan, Nezih Başgelen
    Anadolu Arkeolojisi, Veli Sevin. Ansiklopedisi ve el kitabı var
    İlkel Topluluktan Uygar Topluma, Alaeddin Şenel
    Leoparın Öyküsü, Ian Hodder
    Göbeklitepe, Klaus Schmidt
    İnsanın en güzel tarihi, Andre Langaney vd.
    sanırım şimdilik bunlar yeter.

  3. ON YILDIR KAMLUMBAĞ HIZI İLE İLERLEYEN KAZIYA DESTEK ÇAĞRISI
    YAZAR ÖMER FETHİ GÜRER “ANTİK TYANA KAZISI BİR YILA YAYILMALDIR”

    Tyana Krallığının Başkenti olan günümüzde Bor ilçesi Kemerhisar beldesi içinde kalan bölgede 2002 yılında İtalya’nın Padova Üniversitesi başlatılan kazının bir yıl boyunca devam eden çalışmalara dönüşmesi istendi.
    Niğde Kapadokya’nın Başkenti kitabı, Niğde Spor Tarihi Kitabı, Niğde Söylence Şaka Fıkra kitabı ve Bor Şehri kitaplarının da yazarı olan Ömer Fethi Gürer Niğde’nin öneminin fark edilmesi için için bu kazının çok önemli bir girişim ve aydınlanma olacağına vurgu yaptı. Ömer fethi Gürer kitaplarında geniş olarak anlatıldığı bölge için şunları söyledi-“ Tyana birkaç satırla anlatılamaz. Her adımı bölgenin tarihtir. Hititlerin Tuwanuva, Roma döneminin Tyana’sı birçok medeniyetin yerleşme alanı olmuştur. Binlerce yıllık tarihin en önemli süreci bölge için M.Ö. 30-M.S 395 yılları arasıdır. Bulgular bu dönemin en parlak dönem olduğunu göstermektedir. Su kemerleri, Saraylar, Tapınaklar ile kent donanmış ve su kemerleri canlı tanık olarak günümüze ermiştir.. Dönemin izleri taşıyan Gorge kabartması, Kenthaur ile vahşi hayvanların mücadelesinin tasvir edildiği friz parçası, Kros ve Herakles heykeli, Zeus tasviri, Pseudon kabartması Niğde Müzesi’nde sergilenmektedir. Yapılan kazılarda yeni bulgularda açığa çıktı özellikle mozaikler üzerinde hayvan figürleri dikkate değerdir. Bölgede dünün izleri her yerde bulunmaktadır. Kazı alanın çevresi ile Kemerhisar da daha geniş bir alanda yaygın dün izleri vardır. Hiç Şüphesiz Kapadokya Krallığına Başkent olmuş M.Ö. 3. yüzyıldan başlayarak Kuzey Torosların merkezi bölgede Anadolu Bizans dönemi , M.S. 600’lü yıllardan itibaren Sasani ve Pers ardından Arap saldırıları bölgenin tahribatına neden olmuştur 11. yüzyılda Selçuklular ile bölge önemini yitirmiştir. Onca savaşın yaşandığı bölge birden çok yıkılıp yendin inşa edilmiştir. Niğde ili genelinde çok yerde bölgeden getirilen sutun, sutun başı ve kabartmalar vardır. Yer altından çıkacakta yüzlerce eser bilinendir. Belediye kepçesi ne zaman yer altına inse bir tarihi eser antik bölgede açığa çıkmakatdır. Bu bölge hızla açığa çıkarılması şarttır” dedi.

    Gazeteci Yazar Ömer Fethi Gürer Kemer hisar’da devam eden Tyana Kent Kazılarında on yıldır yol alınamadığını belirterek kazının bakanlığın ve kurumların desteği ile bir yıl boyunca sürmesi halinde batık kentin çıkabileceğini söyledi.
    Ömer Fethi Gürer Turizm bakanlığının duruma el koymasını ve Niğde valilik, Niğde belediyesi, Şahenk gruplarının işbirliğini ile kazının hızlandırılması yönünde adımlar atılmasını istedi.
    Facebook ve Twitter’de paylaştığı mesajlarında da kamuoyu oluşturma girişiminde bulunan Ömer Fethi Gürer şöyle dedi –“Niğde Bor Kemerhisar Beldesinde antik kent kazı çalışmaları on yıldır devam ediyor ama yılda iki hafta İtalyanlarca çalışma yapılıyor. Tyanallı Appolonun’da doğduğu yer de olan bu bölge kazısı böyle giderse antik Tyana görmemiz hayal olacaktır.. Efes kadar önemli bir kent açığa çıkacağı yetkililerin ifadesinde yer bulan Tyana için bir kampanya başlatılmalı ve kazı bir yıl sürekli devam etmelidir. Kazı Niğde tarihi ve turizm ile ilgili dokusunu değiştirecek bir olaydır. Niğde Üniversitesi, Niğde Belediyesi Başta Şahenklerin NTV ve Garanti Bankası olmak üzere Niğdeli tüm kurumlar bu kazıya sahip çıkmaya çağırıyorum. Konuyu erebildiğim her yerde gündeme taşıyacağım sizde Turizm bakanlığına, Niğde Valiliğine, Niğde Belediye başkanına, Niğde Milletvekillerine, konuyu yansıtın. Niğde Vakfımız, Niğde Dernekler federasyonumuz Niğde kitle örgütleri konuya eğilsin bacasız sanayi ile bölge gelişimi için bu bölge açığa çıkması aş iş ve ilgi doğmasını sağlayacaktır.”
    Ömer Fethi Gürer farklı kentlerde örneklerden yola çıkıldığında büyük ve önemli kazıların süreklilik ile açığa çıkmasının olası olabildiğine dikkat çekerek Kemerhisar bölgesi antik Tyana Krallığının başkentidir. Burası çok önemli bir bölge olduğu birçok tarih kitabında yer almaktadır. Onlarca tarihi eser parçalanmış ya da yağmalanmıştı. Günümüzde ise erilen koşullar ile bunları korumak ve sahiplenmek olasıdır. Kemerhisar kazıları mutlak surette destekleyici sağlanarak Üniversite, Niğde belediye ve valilik desteği ile gelişmelidir. Niğde merkeze kısa mesafeli bu bölgede açığa çıkacak yeni bulgular Niğde için turizmin kapısını açacaktır. Herkes bu bağlamda katkı ve destek vermelidir. İtalyanlar eğer yıl boyu bu kazıyı yapamayacaksa Bakanlık mutlaka ülkemiz üniversiteleri ve Niğde üniversitesini bu alanda buluşturmalıdır. Valiliğimiz, belediye bu bağlamda yapabilecekleri farklı kent örnekleri ile ortadadır. Bir an önce konuya duyarlı yaklaşılması şarttır Turizm bacasız sanayidir. Turizm ile yüzlerce fabrikada çalışacak kişi birkaç önemli turizm alanın açığa çıkması ile oradan iş ve aş sağlaması olasıdır. Hayvancılık-tarım-sanayi yanında Niğde mutlaka turizmden pay almalıdır” dedi.

Leave a Reply