Prof. Dr. Mehmet Özdoğan’ın editörlüğünü yaptığı The Neolithic in Turkey (Türkiye’de Neolitik Dönem) serisinin ilk iki cildi yayımlandı. Kitaplar, Dicle ve Fırat havzalarındaki Neolitik dönem yerleşmelerini konu alıyor.

Anadolu, insanlık tarihinin en önemli dönüşümlerinden birinin yaşandığı Neolitik dönemde ayrıcalıklı bir yere sahip. Neolitik dönem, birkaç milyon yıl süren gezginci yaşamın ardından yerleşik hayatın başladığı, hayvanların evcilleştirilip bitkilerin tarıma alındığı, kültür tarihinin en önemli aşamalarından biri. Bu dönem yeni bir toplumsal örgütlenme modelinin ortaya çıktığı ve günümüz toplum düzeninin temellerinin atıldığı sürecin başlangıcını ifade eder. Bu yeni yaşam biçiminin çekirdek bölgesi Anadolu’nun da içinde bulunduğu Yakındoğu’dur ve özellikle son yıllarda yapılan kazılar, yerleşik yaşamın başlangıcına ilişkin bilgilerimizi arttırırken, Anadolu’nun Neolitik Çağ’ın tanımını değiştirecek kadar karmaşık kültürleri barındırdığını da gözler önüne serer. Anadolu bu kültürlerin ortaya çıktığı yer olmanın yanı sıra başta Avrupa olmak üzere bu yeni yaşam biçiminin başka coğrafyalara aktarılmasında da “köprü” görevini üstlenir.

Son yıllarda yapılan kazılar sadece Anadolu’nun geçmişi ile ilgili bilgilerimizi yenilemekle kalmadı, Türkiye’nin insanlığın ortak tarihi içindeki yerinin yeniden gözden geçirilmesini sağlayarak önemini vurguladı. Atlas okurlarının yakından tanıdığı İstanbul Üniversitesi, Prehistorya Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Özdoğan’ın editörlerinden biri olduğu The Neolithic in Turkey (Türkiye’de Neolitik Dönem) başlığı altında çıkan iki yeni kitap, güncel bilgilerle Anadolu Neolitik’ini anlatmaya devam ediyor. Beş ciltten oluşan ve İngilizce hazırlanan serinin ilk iki cildi geçtiğimiz günlerde Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarafından yayımlandı. Dizinin ilk cildi Dicle Havzası’nda yapılan kazıları konu alıyor. Kitapta yer alan, Batman yakınlarındaki Hallan Çemi, Körtik Tepe ve Siirt‘te yeni kazılmaya başlanan Gusir Höyük, Anadolu’nun bilinen en eski Neolitik dönem yerleşmelerini oluştururken Salat Camii Yanı, Sumaki Höyük de yine Yukarı Dicle Havzası’daki tarihöncesi toplumları yansıtan önemli buluntu yerlerini oluşturuyor. Kitapta, kapsamlı kazı çalışmalarıyla detaylı olarak araştırılan ve Neolitik dönemi uzun bir süreç halinde yansıtan Diyarbakır Ergani’deki Çayönü yerleşmesi ise önemli bir yer tutuyor.

Dizinin ikinci cildi Fırat Havzası’nı kapsıyor. Buradaki makaleler arasında Neolitik dönemin etkileyici buluntu yerlerinden Şanlıurfa’daki Nevali Çori ve Göbekli Tepe de var. Şanlıurfa Birecik’te bulunan Akarçay Tepe ve Mezraa-Teleilat ise Fırat Nehri’nin hayat verdiği diğer buluntu yerleri arasında. Mersin yakınındaki Yumuktepe konulu makale ise Akdeniz Neolitik kültürlerini yansıtıyor.

Serinin bir sonraki kitabı Orta Anadolu ve Akdeniz Bölgesi’ndeki Neolitik merkezleri kapsayacak. Dördüncü kitapta Batı Anadolu, son kitapta ise Kuzeybatı Anadolu ve İstanbul’daki Yenikapı gibi buluntu yerleri anlatılacak.

19.02.2012 Atlas