8 Bin Yıllık ”Tapınak” Bulundu

574

Çatalhöyük’te ilk kez, içi diğer yapılardan farklı, tapınak benzeri bir binaya rastlandı.

Anadolu’da tarımsal faaliyetlerin başladığı, hayvanların evcilleştirildiği, göçebelikten yerleşik hayata geçilmesi gibi ilklerin yaşandığı Çatalhöyük’te ilk kez, höyüğün Kalkolitik dönemine ait bölümünde, içi diğer yapılardan farklı, tapınak benzeri bir binaya rastlandı.

Çatalhöyük kazı ekibinde görev alan, Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burçin Erdoğu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çatalhöyük’ün biri doğuda diğeri batıda olmak üzere iki höyükten oluştuğunu söyledi.

Doğudaki höyüğün Neolitik Çağ’da (Yaklaşık MÖ 7500-6000), batıdaki bölümün ise Kalkolitik Çağ’da (Yaklaşık MÖ 6000-5500) iskan gördüğünü belirten Erdoğu, ”Batı Çatalhöyük yaklaşık 300×300 metre boyutları ve 2 metresi bugünkü ova seviyesinin altında olmak üzere yaklaşık 8 metre yüksekliği ile Konya Ovası’nın en büyük Kalkolitik Çağ yerleşmesidir” dedi.

Gerçekleştirilen kazı çalışmaları sonucunda Doğu Çatalhöyük ve Batı Çatalhöyük arasında farklılıkların olduğunun saptandığını anlatan Erdoğu, ”En büyük farklılık mimaride görülüyor. Doğu’dan yaklaşık bin yıl sonra iskan görmeye başlayan Batı Çatalhöyük’te iki katlı oldukları düşünülen, içten payandalı, orta kesimlerinde geniş yuvarlak ocakları bulunan büyük binalar söz konusudur. Binalar daha geniş kerpiç tuğlalardan yapılmıştır. Önemli bir farklılık da Doğu Çatalhöyük’te bazı özel binaların duvarlarına uygulanan duvar resimleri ve kabartmaları gibi sembolik unsurlar Batı Höyük’teki binalarda görülmez. Batı Çatalhöyük’te çanak çömlek yapımında artış olmuş, boyalı çanak çömlekler ortaya çıkmıştır. Boyalı çanak çömlekler üzerine görülen desenler Doğu Çatalhöyük duvarlarında görülen geometrik şekillere benzemektedir. Sembolizim artık çanak çömlek gibi taşınabilir objelere kaymıştır” diye konuştu.

İLK KEZ BÖYLE BİR BİNAYA RASTLANDI

Kalkolitik Batı Çatalhöyük’te kendisinin başkanlığında, Doç. Dr. Onur Özbek ve Nejat Yücel’in katılımıyla Trakya Üniversitesi ekibinin yaptığı çalışmalar sonucunda, Batı Çatalhöyük’te örneklerini daha önce görmedikleri özel bir binaya ulaştıklarını açıklayan Erdoğu, şunları kaydetti:

”Bu binayı ‘Kırmızı Bina’ olarak isimlendirdik. Bina iki katlı ve her iki katın tabanı ile ikinci katın duvarları kırmızı aşı boyası ile boyanmış. İç Anadolu Bölgesi’nde tarih öncesi dönemlerde mimaride kırmızı boyanın sadece özel binalarda kullanıldığı bilinmektedir. ‘Kırmızı Bina’ olarak adlandırdığımız yapının, tapınak benzeri, çeşitli seremonilerde kullanılan özel bir bina olma olasılığı var. Birçok kültürde kırmızı renk kan ile bağdaştırılmakta ve yaşamı sembolize etmektedir, genellikle ergenliğe geçiş veya av seremonilerinde kullanılmaktadır. Ayrıca ‘Kırmızı Bina’ ile ilişkili çok sayıda insan figürlü çanak çömlek parçaları bulundu. Batı Çatalhöyük’te çok nadir bulunan bu çanak çömleklerin belirli seremonilerde kullanılan objeler olma ihtimali yüksek.”

Erdoğu, bu özel yapının dünya arkeoloji çevrelerince ilgiyle izlenen Çatalhöyük’e farklı bir değer daha katacağına inandıklarını sözlerine ekledi.

ÇATALHÖYÜK

Konya’nın Çumra ilçesindeki, tarihi 9 bin yıl öncesine kadar uzanan Çatalhöyük, 1960’lı yıllarda İngiliz Arkeolog James Mellaart ve ekibi tarafından bulundu. Toprak katmanlarının kabaca derinlemesine kazılmasıyla çeşitli dönemlere ait çok sayıda tarihi eser bulundu.

Tam olarak kayıtları bugün de bilinmeyen buluntular içinde, yakın tarihe kadar ”Tanrıça Kibele” olarak bilinen ve Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenen topraktan yapılmış kadın heykelciği dikkati çekiyor.

1993 yılında ise İngiliz Arkeolog Prof. Dr. Ian Hodder kazı çalışmalarını devraldı. Her yıl 10 binlerce kişinin ziyaret ettiği Çatalhöyük’te, 100’den fazla personelden oluşan uluslararası kazı ekibi, buradaki laboratuvarlarda 9 bin yıl önce yaşamış insanların beslenmeleri, hastalıkları, genetik özellikleri, o dönemdeki bitkilerin ve hayvanların durumu gibi farklı konularda incelemelerini sürdürüyor.

İnsanoğlunun en eski yerleşim merkezlerden biri ve Neolitik Çağ’a ait yerleşim yerleri arasında, duvarlarında motif, resim ve kabartmalar bulunan tek yer olarak ön plana çıkan Çatalhöyük’teki her buluntu, insanın dünyadaki hikayesine ait yeni ipuçları veriyor. Buradaki duvar motifleri ise Neolitik dönemde rastlanan ilk sanat eserleri olarak kabul ediliyor.

Burada yaklaşık 8 bin kişinin yerleşik hayata geçerek bir kent kurduğu tespit edilen Çatalhöyük’te 9 bin yıl önceki insanın, en çok balık tükettiği, üstten girilen birbirlerine bitişik kerpiç evde oturdukları, bir yönetici ya da din adamı sınıfının bulunmadığı, kadın-erkek açısından eşitlikçi ve genel olarak barışçı bir anlayışa sahip oldukları ortaya çıktı.

Hodder başkanlığında, Shell ve Boeing gibi dünya ölçeğindeki firmaların sponsorluğunda devam eden Çatalhöyük kazılarının, 2017’ye kadar sürdürülmesi planlanıyor.

28.03.2012 Sabah