Kurtarma kazısında, bin 100 yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen Bizans döneminden kalma kilise ve 3 insan iskeleti bulundu.

Aslanapa ilçesinde yapılan kurtarma kazısında, bin 100 yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen Bizans döneminden kalma kilise ve 3 insan iskeleti bulundu.

Kütahya Müze Müdürü ve Tokul Kazısı Başkanı Metin Türktüzün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Aslanapa’ya bağlı Tokul köyünde, Kütahya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla yaklaşık iki yıl önce sit alanı olarak tescillenen arazide, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan izinle kurtarma kazısı yaptıklarını belirtti.

Kazılarda, düzgün kesme taştan yapılmış, iç ve dıştan payandalı yapıya rastlandığını ifade eden Türktüzün, ortaya çıkarılan haçlı sütun başlıkları ve vaiz kürsüsünden yapının bir kilise olduğunun anlaşıldığını bildirdi.

Yapıda birçok mezar bulunduğunu belirten Türktüzün, ”Mezarların burada görevli olan rahiplere, kiliseyi yaptıran kişi ve ailesine, çevrede yaşayan ve kiliseye bağış yapan ailelere ait olabileceği düşünülmektedir” dedi.

Binada ve yapının içerisinde duvarlara bitişik çıkan mezarların, yapının Ortodoks Hristiyanlık’ta ölü gömme ve ölümden sonraki inanışla ilişkisinin bir göstergesi olduğunu ifade eden Türktüzün, ”Kilisenin yanındaki kazıda, bir çocuk ve iki yetişkin mezarı bulunmuştur. Bu da yapıya bitişik şapelin (kilisede dua edilen bölüm) bu amaçla yapıldığı ve bir mezar şapeli olacağını düşündürmektedir” diye konuştu.

”YAŞAM KOŞULLARI ZOR, SAĞLIK SORUNLARI ÇOKMUŞ”

Mezarlarda, cam ve seramikten kırık kap parçaları, cam ve bronzdan takılar bulunduğunu dile getiren Türktüzün, mezarlardan çıkarılan iskeletlerin, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nde incelendiği bilgisini verdi.

Türktüzün, üniversiteden kendilerine gönderilen raporda, iskeletlerde gözlemlenen travmalar ve diğer sağlık lezyonlarının, bireylerin yaşam koşullarının zor ve sağlık sorunlarının fazla olduğunu gösterdiğine işaret etti.

Dişlerle ilgili analizde, genç bireylerin ağız sağlığının, çağın diğer toplumlarıyla karşılaştırıldığında daha iyi durumda olduğunun görüldüğüne dikkati çeken Türktüzün, ”Yetişkin bireyler, yaşın da verdiği süreç içinde dişlerini kaybetmiş. Bireylerin ya çok genç ya da çok yaşlı olması ise diğer ilgi çekici önemli bir ayrıntı” dedi.

Yapının tarihlendirilmesi bakımından kesin sonucu verecek kitabeye henüz ulaşılamadığını kaydeden Türktüzün, elde edilen bulgulara göre kilisenin 10’uncu ve 11’inci yüzyıllar arasındaki döneme ait olabileceğini değerlendirdiklerini bildirdi.

Türktüzün, kazının devam ettiğini bildirerek, kilisenin ait olduğu döneme ilişkin kesin ip uçlarına bundan sonraki süreçte ulaşmayı ümit ettiklerini sözlerine ekledi.

27.03.2012 Sabah