İsviçre’nin Bern Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Miroslav Novak başkanlığında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç Dr. Ekin Kozal ve Kültür Bakanlığı’ndan Arkeolog Hüseyin Toprak kazı yaptıkları Sirkeli Köylüleriyle bir araya geldiler.

Ceyhan Belediye Başkana Vekili Kenan Balkı’nda hazır bulunduğu toplantıda söz alan Balkı, kendisinin de Sirkeli Köyü’nden olduğunu vurgulayarak, “İki gün önce kazıları yerinde inceledim ve bizim bilmediğimiz birçok şeyin olduğunu fark ettim. İnanıyorum ki hocalarımız da sizleri bu gün burada daha kapsamlı bir şekilde aydınlatacaktır” dedi.

Sirkeli Köy Kahvehanesi’nde toplanan yaklaşık 200 kişiye Sirkeli Höyüğü’ndeki kazı çalışmaları hakkında bilgi veren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç Dr. Ekin Kozal, 2006 yılından bu yana belirli dönemlerde kazı çalışması yaptıklarını ve her yıl köyde yaşadıkları için kendilerini köye ve köy halkına yabancı görmediklerini söyledi.

Kozal, İskenderun Su Gözü Enerji Santrali’nin (İSKEN) sponsorluğunda 1 Temmuz itibarıyla başlayan yeni dönem kazı çalışmalarının eylül ayına kadar devam edeceğini belirterek, “Sirkeli Höyüğü, tarihsel olarak doğu Çukurova’nın en önemli yerleşim birimlerinden biridir. Ceyhan Nehri’nin kıyısında bulunan bu höyük, aynı zamanda ticari ve doğal yolların kesişme noktasında olması nedeniyle büyük önem taşıyor. Tarihsel açıdan bölgedeki en büyük höyüklerden biri. Buradaki çalışmalarımızda, höyüğün insanlık tarihi açısından önemini ortaya koymaya çalışıyoruz” dedi.

Sirkeli Höyüğü’nü değerli kılan en önemli özelliklerden birinin de Anadolu’nun en eski Hitit kabartması olduğu belirtilen Hitit Kralı 2. Muwatalli’nin kaya üzerine yapılan rölyefi olduğunu dile getiren Kozal, “1 Temmuz’da başladığımız 2012 yılı kazı çalışmalarına yeni yöntemlerle ve yeni kazı alanlarıyla başladık. Hitit Kralı 2. Muwatalli’nin Mısırlılarla yapmış olduğu Kadeş Savaşı’nın ardandan buraya yapılan rölyefinin korunması gerekiyor. Kadeş Savaşı’ndan sonra yapılan ilk barış anlaşmasını imzalayan kişi olmasından dolayı burası önemlidir” diye konuştu.

Kültür Bakanlığı’ndan Arkeolog Hüseyin Toprak ise yaptıkları incelemelerle Irmağa yakın yerde bir sur bulunduğunu belirterek, “buraya bizler yılda iki ay gibi kısa bir zaman diliminde bulunmaktayız. Oysa sizler yılın 365 günü buradasınız. Burası bizim değil sizindir. Bu yüzden burasını sizlerin koruması lazım her türlü etkenden mutlaka bu kazı alanı korunmalıdır. Kazı bittiğinde, bu yerleşim alanı gün yüzüne çıktığında turistlere açılacaktır. İnanıyorum ki, Sirkeli köyü önemli bir yerleşim alanı ama daha da önemli bir yer olacaktır” şeklinde konuştu.

Köylülere, daha önceki yapılan kazılarda bulunan heykel, mühür ve çömleklerin Adana Müzesi’nde sergilendiğini de bildirildi.

05.08.2012 haberler.com