Anadolu’da Aslanın İzleri Aksaray’da Bulundu

522

Aksaray sınırları içindeki 7 bin yıllık Güvercinkaya Höyüğü’nde yapılan kazılar Kapadokya’da, binlerce yıl önce aslan, panter gibi yırtıcıların yanı sıra iki farklı cinste yaban atının yaşadığını ortaya koydu.

Güvercinkayası Kazı Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Prehistorya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sevil Gülçur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1993 yılında Aksaray’da envanter çalışması için yüzey araştırması yaparken, köylülerin yönlendirmesiyle Mamasun Barajı alanındaki kayalıkların üzerinde Güvercinkayası Höyüğü’ne ulaştıklarını söyledi.

Höyüğün baraj alanında bulunması nedeniyle acil olarak kazı çalışması başlattıklarını belirten Gülçur, “Yerleşmeyi kurtarmak için 1996 yılında kazı çalışmasına başladık ve öncelikle barajın tahrip ettiği alanlarda çalıştık” dedi.

Güvercinkayası’nda 7 bin yıllık bir kale yapısı bulduklarını kaydeden Gülçur, “Yaklaşık 3 bin metrekarelik alanda çalışma yaptık. Höyüğün zirve noktasında yaptığımız kazılarda önemli yapıların yer aldığını fark ettik. Höyükteki yaşam Milattan Önce 5220 ile 4750 yılları arasına tarihleniyor. Burada büyük bir kale yapısına rastladık ve bu kale yapısının iki kule ile desteklendiğini gördük. Buradaki bulduğumuz kale yapısı Anadolu’da bugüne kadar rastlanan en eski örnek” diye konuştu.

Güvercinkayası’nın en önemli özelliklerinden birinin de höyükte bütün mimarinin önceden tasarlanarak geliştirilmesi olduğunu vurgulayan Gülçur, şunları ifade etti:

“Höyük aşağı ve yukarı yerleşme olarak ikiye ayrılıyor. Bütün mimari önceden tasarlanarak yapılmış, geliştirilmiş. Burası plansız, programsız yükseltilmiş, inşa edilmiş bir yerleşme değil. Bunu yaparken de bir kayanın üzerinde, kayanın doğal formasyonuna uyacak şekilde yerleşmeyi tasarlamışlar. Evler tek odadan meydana geliyor. Her evin bitişiğinde bir tahıl odası ve her evde bir ocak var. Burada yaşayanların genel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık.”

-Aslan ve panter kemikleri bulundu-

Yemek artıklarının Kapadokya’nın geçmişteki vahşi yaşamı hakkında bilgi verdiğini belirten Gülçur, rastladıkları kemiklerden bölgede iki ayrı at cinsinin var olduğunun anlaşıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Birisi daha iri, diğeri ona göre daha küçük. Persler de Anadolu’ya hakim olduklarında bu bölgede çok fazla at olduğunu görüyorlar ve bu bölgeye Kapadokya, yani “Güzel atlar ülkesi” adını veriyorlar. Bunu Romalılar da alıyor ve kullanmaya başlıyor. Yine bu bölgede bol miktarda geyik olduğunu biliyoruz. Alageyik, ulu geyik ve karaca var. O dönemde bu çevrede aslan, panter gibi yırtıcıların olduğunu tespit ettik. Kapadokya’nın bu bölgesi aslında prehistorik insanın, tarih öncesi yaşamında gerekli olan tüm ham madde kaynaklarını veriyor. Mesela dişi bir aslana ait bacak kemiği ile tırnak bulduk. O dönemde insanların aslanları avlayıp yediklerini söylememiz zor ama aslan ölüsü bulurlarsa mutlaka onun kemiklerinden veya postundan yararlanmak için alıyorlardı.”

-Kazı alanı baraj tehdidinde-

Güvercinkayası Höyüğü’ndeki kazı çalışmalarını barajın tahribatından kurtarmak için çalıştıklarını vurgulayan Gülçur, şunları kaydetti:

“Güvercinkayası’nda korktuğumuz başımıza geldi. Geçtiğimiz kış barajda su seviyesi çok yükselerek 2011 yılında kazdığımız tüm alanları kapladı. Baraj kazdığımız tüm alanı tahrip etti. Şimdi yeniden suyun bıraktığı molozu temizleyerek eski tabakalara ulaşmaya ve yeniden kazı alanımızı temizlemeye gayret ediyoruz. Bu yıl daha eski tabakaları bulmaya çalışacağız ve mutlaka bu tabakaları, bu mimariyi derhal belgeleyip, fotoğraflarla kaydedip, yine baraj yükselirse hiç olmazsa enformasyonu kaybetmemiş olacağız.”

09.08.2012 konyahaber.com