Soloi Pompeiopolis Antik Kentinde Deprem İzleri

474

Mersin’de, Soloi Pompeiopolis Kenti’ndeki Nekropolis’te yürütülen kazılarda deprem izlerine rastlanılması üzerine Mersin Üniversitesi (MEÜ) öğretim üyelerinden Prof. Dr. Selim İnan, alanda araştırma yaptı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Müze Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Remzi Yağcı başkanlığındaki 40 kişiden oluşan kazı ekibinin Mezitli ilçesinde bulunan Soloi Pompeiopolis Antik kentindeki Sütunlu Cadde, Soli Höyük ve Nekropoliste sürdürdüğü kazı çalışmalarında sona gelindi.

2002 yılında 10×10 alanda yapılan ve 50 halk mezarının ortaya çıkarıldığı Nekropoliste bu yıl yeniden başlatılan kazılarda deprem izlerine rastlandı.

Bunun üzerine kazı başkanı Yağcı’nın bağlantıya geçtiği MEÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Selim İnan, Nekropolis alanda inceleme yaparak, deprem izlerini araştırmak için çalışma başlattı.

Mersin Valiliği desteğinde gerçekleştirilen kazıya destek veren Mezitli Belediye Başkanı Uğur Yıldırım da Nekropolise gelerek incelemeler hakkında Yağcı ve İnan’dan bilgi aldı.

Kazı başkanı Prof. Dr. Yağcı, alanda yaptığı açıklamada, 2002’deki Milli Egemenlik Caddesi’nin yapımı sırasında ortaya çıkan bazı antik mezarlar sonucu çalışma başlattıklarını anımsattı.

Bu kazıda 10×10 metrekarelik alanda 50 mezar çıkınca, bölgenin sit alanı ilan edildiğini ifade eden Yağcı, şöyle konuştu:

”Kentin gelişimine uygun olarak yol çalışmaları gerektiğinden bu yıl 25×25 metrekarelik alanda başlattığımız kazıda, büyük bir Bizans yapısı ile karşı karşıya kaldık. Resmi ya da dini bir yapı olup olmadığını henüz tespit edemedik. İçinde bulunan büyük küpler ve lahit parçalarından bu alanda işlik olabileceği konusunda öngörü oluştu. Ancak yapının duvarlarının olduğu gibi çöktüğünü görünce, bunun bir deprem sonucu olabileceğini düşünerek Mersin Üniversitesi ile iletişime geçtik.”

Nekropolisteki yapıların doğal afet sonucu yıkıldığının tahmin edildiğini vurgulayan Yağcı, ”Eğer burası deprem sonucu yıkıldıysa, bu hem Anadolu’nun, hem de Mersin’in deprem tarihi için önem taşıyor. Mersin’deki arkeolojik yapıların ne şekilde yıkıldığı, nasıl sona erdiği bu kazılarla ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Deprem izlerine geçmiş yıllarda Sütunlu Cadde’de yapılan kazılarda ulaştıklarını belirten Yağcı, şunları kaydetti:

”Sütunlu Cadde’de büyük anıtsal kapıların tabana devrildiğini açığa çıkarmıştık. Milattan sonra 525, yani 6. yüzyılın ilk çeyreğinin görüntüsünün fotoğraflamıştık. Sanırım şu anda bulduğumuz yapıda da bu söz konusu. Ortaya çıkan tablo orijinaldır. Bu nedenle bu anıtsal alanın bütünlüğünün korunması ve özel bir çalışma yapılması lazım. Yoksa bulduklarımız gelecek kuşaklara intikal etmeyebilir.”

-Yıkıntılar deprem izleri taşıyor-

Nekropol alanda yaptığı incelemeyi değerlendiren Prof. Dr. İnan da, bölgede duvarların kuzey doğu yönüne yıkılmasının ve kiremit dizileri şeklinde yığılmasının geçmiş dönemde meydana gelen depremlerle benzerlik gösterdiğini söyledi.

Yıkıntıların deprem izleri taşıdığı anlamına geldiğini belirten İnan, ”İlk elde edilen bulgularda bu depremin 527’li yıllarda meydana gelme ihtimalinin büyük olduğu kanısına vardık” dedi.

Batı Anadolu bölgesindeki antik kentlerde bulunan opera ve tiyatro salonları ile agoralardaki devrilmelerin de buna benzediğine işaret eden İnan, ayrıca elde ettikleri deniz kabukluları ile de tsunami ve deniz ilerlemesi olup olmadığını araştıracaklarını kaydetti.

Tarihçilerin kayıtlarına göre Kilikya bölgesinde 1268’li yıllarda Adana’nın bulunduğu alanda büyük bir deprem olduğu ve 60 bin kişinin öldüğünün yer aldığını bildiren İnan, bunun büyük bir deprem olduğunu ve buranın da o depremin etkisiyle yıkılmış olabileceği ihtimali üzerinde durduklarını sözlerine ekledi.

14.08.2012 Zaman