Hadrianaupolis Antik Kenti’ndeki Kazı Çalışmaları

414

Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Vedat Keleş, Karabük’ün Eskipazar ilçesinde Batı Karadeniz’in “Zeugma”sı olarak adlandırılan Hadrianaupolis Antik Kenti’nde daha önce ortaya çıkarılan eserlerin çalışma yapılmadığı dönemlerde kaçak kazılar sonucu tahrip olduğunu söyledi.

Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Vedat Keleş öncülüğünde restorasyon ve konservasyonu yapılan Hadrianaupolis antik kentinde daha önce gün yüzüne çıkarılan eserlerin kazı çalışması yapılmadığı define avcılığı yapan kişilerce tahrip edildiğini ortaya çıktı. Keleş, antik kentin en büyük sorunlarından bir tanesinin güvenlik olduğunu söyleyerek, “Daha önce burada iki tane bekçi vardı. Şimdi ise sadece sabahtan akşama kadar bekçi var ve bu yeterli değil. Tahrip edilmiş yerlerde benim öğrencilerim gece gündüz nöbet tutuyor. Kaçak kazıları önlemiyoruz. Bu sadece buranın gerçeği değil Anadolu’nun birçok antik kentinde kaçak kazılar yapılıyor. Bizim en azında bu ortaya çıkan eserleri korumamız lazım ve bunun için güvenlik sisteminin acilen bir devreye alınması lazım” dedi.

Ülkenin değişik Üniversitelerinden gelen arkeolojik bölümü öğrencilerinden oluşan 40 kişilik ekiple Bayram sonrası çalışmalara başladıklarını da anlatan Vedat Keleş antik kentin Roma İmparatoru Hadrian tarafından kurulmuş bir kent olduğunu ve 8-9 kilometrelik bir alanı kaplayan Karadeniz’in önemli kentlerinden bir tanesi olduğunu da ifade ederek, “Biz 2010 yılında buraya geldiğimiz zaman 3 sezon kazı yapılmış. Yaklaşık 6 tane yapı ortaya çıkarılmış. Ancak bizim olaya bakış açımız şudur, yapılanmanın sadece ortaya çıkarılması çok basittir. Bunun daha da önemlisi gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. Bizim bilim adamı olarak önceliğimiz bunu ortaya çıkarmak ve gelecek kuşaklara aktarmaktır. Buda neyle olacak, korumayla. Burasının en büyük sorunlarından bir tanesi güvenlik. Daha önce burada iki tane bekçi vardır. Şimdi ise sadece sabahtan akşama kadar bekçi var ve bu yeterli değil. Örneğin iki kilometre ötede Klise A bölgesinin mozaiklerini ortaya çıkardık ve benim öğrencilerim orada nöbet tutuyor. Biz burada şuan kazı yapamıyoruz, sadece ortaya çıkarılmış yapıların restorasyonu ve konservasyonu ile ilgili çalışma yapıyoruz. Buradaki eserlerin korunması ve turizme açılması için bir yapının üzeri örtülmesi ciddi bir yatırım gerektiriyor. Bir yapının maliyeti çok ciddi projeler hazırlanırsa 300 ile 350 bin lira arasını buluyor. Ancak yaptığımız araştırma ile bizim yapacağımız daha fonksiyonel ve basit ama koruma işlemini de gören anlayışla 54 ila 56 bin liraya kapatacağız. Yani bir yapıya harcayacağımız ciddi harcama ile biz 5-6 yapının üzerini korumaya almış olacağız. İnşallah bunu başarmaya çalışacağız” dedi.

Ortaya çıkarılan yapıların turizme açılması için çatılarının yapılması gerektiğini ve Bakanlığın gönderdiği ödeneklerle bunları yapmanın mümkün olmadığını da dile getiren Keleş, “Yerel yönetimlerden daha fazla destek almamız lazım. Özel İdare bunu biran önce yapmalı. Çünkü Hadrianaupolis antik çağda bir Hac merkezi. Antik çağ insanın bile Hac vazifesini yerine getirdiği yerlerden bir tanesi Hadrianaupolis’tir. Buranın Hac merkezi olduğu iyi lanse edilirse Katolik dünyası buraya akın edebilir. Burası ulaşım anlamında sıkıntısı olmayan bir yer. Hadrianaupolis’in konumu ve çevresinde barındırdığı yapılar ile Bizans tarihinde çok önemli olan Slios Alpios isimli keşifin doğum yerinin de Hadrianaupolis olması buranın Hac merkezi olacağını gösteriyor. Bunu eğer ispatlayabilirsek ve bunu başaracağımıza inanıyorum. Ondan sonra burası çok önemli bir turizm alanı olur. İnsanlara da bunu iyi tanıtmak lazım. Benim 2 öğrencim İtalya’da bir sempozyumda burayı tanıtacaklar. Bizde buranın üstünü kapatıp yürüyüş alanları oluştursak ciddi bir turist akımı olacak demek. Ama bunun en önemli ayağı ise buranın acil bir şekilde güvenlik önlemi alınması lazım. Klise A yapısının üzerinin tamamını kaldırdık ve kuzey kısmında kaçak kazı nedeniyle tahrip edilmiş. Bizim elimizdeki fotoğraflarda bu yapının ortaya çıkarıldıktan sonra çekilen fotoğrafları ile şu anki fotoğrafları arasında ortaya çıkıyor. Burada çalışma yapılmadığı dönemde bu kaçak kazıklar yapıldığı belli. Bütün bunların minimize yapılıp bu tarihsel zenginliğini insanlara aktarmak için sadece bizim çalışmalarımız yeterli değil ciddi anlamda güvenlik önlemi alınması lazım. Kaçak kazıları önleyemiyoruz. Bu sadece buranın gerçeği değil Anadolu’nun birçok antik kentinde kaçak kazılar yapılıyor. Bizim en azında bu ortaya çıkan eserleri korumamız lazım ve bunun için güvenlik sisteminin acilen bir devreye alınması lazım” açıklamasında bulundu.

25.08.2012 haberler.com