Kilikya Tarihine Işık Tutan Höyük: Tatarlı

588

Ceyhan ilçesinde Çukurova tarihine ışık tutan Tatarlı Höyüğü’ndeki kazıyla 4 bin yıllık Kizzuwatna Uygarlığı’na ait antik kent gün yüzüne çıkarılıyor.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Serdar Girginer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çukurova Üniversitesi adına höyükte gerçekleştirilen kazılara 2007 yılında başladıklarını söyledi.

Bu yıl temmuz ayında 6’ıncı sezon kazı çalışmalarına başladıklarını ifade eden Girginer, 15-20 Eylül tarihleri arasında maddi olanaklarla doğru orantılı olarak çalışmanın bu dönemini tamamlayacaklarını vurguladı.

Tatarlı Höyüğü’nün, Roma döneminde ismi Kilikya olan Çukurova’nın en büyük yerleşim bölgesi olduğunu anlatan Girginer, yaklaşık 2 kilometrekarelik bir alanı kaplayan höyüğün “sitadelde” (yukarı şehir) adı verilen alanında çalışma yaptıklarını, çok büyük ve önemli yapıların, sur sistemlerinin ortaya çıktığını kaydetti.

Girginer, bu bölgenin çok uzun yıllar ihmal edildiğini dile getirerek, şöyle devam etti.

“Yaklaşık 4 bin yıl önce Hititler orta Anadolu’dayken burada Kizzuwatna adı altında bağımsız, her zaman kuvvetli, doğal kaynaklara hakim bir devlet vardı. Biz bu ülkenin kentlerini araştırmaya başladık. 2002’den beri yüzey araştırmalarıyla adım adım tüm Çukurova gezildi. Hititler dönemindeki metinlerden geçen Kizzuwatna kentlerinden hangilerinin burada lokalize edilebileceğini düşündük. Bu bölgenin en önemli yol güzergahlarına, doğal kaynaklarına hakim alanda böyle bir höyükle karşılaştık. Gerekli başvurularda bulunarak, 2007 yılında kazılara başladık. Burasının Kizzuwatna’nın önemli kenti Lawazantiya olabileceğini düşünüyoruz. Bu bölgede, Çukurova’da şimdiye kadar yazılı belge çıkmadı. Biz hep Suriye ve Orta Anadolu’dan gelen yazılı belgelerle bunları çözmeye çalışıyoruz. Ama arşiv mutlaka bulunacak. Bunlara aday bir kent de burası.”

Girginer, Hitit yazılı belgelerinde Lawazantiya ile ilgili “7 pınarlı kent” ibaresi geçtiğini, kendilerinin de araştırmalarında 7 pınarı tespit ettiklerini bildirdi.

-Kentin kapıları ortaya çıkmaya başladı-

Serdar Girginer, Tatarlı Höyük kazısının tarihi açıdan büyük öneme sahip olduğunu belirterek, “Tatarlı Höyüğün, Kizzuwatna ülkesindeki Lawazantiya olduğunu kanıtlarsak ki bütün veriler o yönde ilerliyor, son yüzyılın en önemli keşiflerinden birisi olacak” dedi.

Kentin çok güçlü sur sistemi olduğunu, tahkimat sistemleri, kuleli girişlerini tespit ettiklerini anlatan Girginer, “Çok güçlü sur sistemleri olan kentin bu yılki kazı çalışmalarında iki ana kapısını açmaya başladık” dedi.

Girginer, kutsallıkla ilgili de çok fazla veri bulunduğunu, geçen yıl, Geç ve Orta Tunç Çağı tapınağının taş döşeli avlusunda çok sayıda ördek, boğa ve halka biçimli kült kaplar bulduklarını, bunların bu bölgede çok bilinen kaplar olmadığını vurguladı.

Bulunan kapların alanın kutsallığın en önemli verileri olduğunu kaydeden Girginer, dokumacılıkla ilgili de çok ciddi veriler elde ettiklerin, arkeobotanik ve arkeozoolojik çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini söyledi.

Girginer, 1.5 aylık kazı döneminde envanterlik eser sayısının 300’ü geçtiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Bunların çoğu dokumacılık ve kutsal işlerle ilgili veriler. Bu bölgedeki yeni verileri ortaya çıkarması açısından önemli bir çalışma. Buradaki sonuçlar dünya kamuoyu ve bilim dünyasında çok da ilgiyle karşılandı. Bizim daha fazla süre kazı yapmamız gerekiyor. Bunlar da maddi olanaklarla bağlı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile üniversitemiz bize bu konuda destek sağlıyor, ancak özel şirketlerin de bu alanda destekler sağlaması gerekiyor.”

Bu kazının bölge için arkeolojik kazı alanlarının yoğunlaşmasına neden olacağını ifade eden Girginer, “Burası çok yeni bir kazı. Önümüzdeki yıllarda çok büyük toplulukların ilgisini çekecek, çok büyük kitlelerin ziyaretine açılacak bir merkez olması söz konusu. Biz sadece kazmakla kalmayıp, restorasyon ve teşhirle ilgili projelerimizi yapmaya başladık. Önümüzdeki yıl büyük tapınağın üzerini kapatmayı düşünüyoruz. Onun planlamalarını yapıyoruz. Burası 4-5 yıl içinde ziyarete açılacak konuma gelecek. Burasının yaşayan doku halinde arkeoparka döndürülmesi planlanıyor” diye konuştu.

-Bin eser müzeye kazandırıldı-

Kazı Başkan Yardımcısı ÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Özlem Girginer de Tatarlı’da yapılan çalışmalarda neolitik dönemden başlayan, kesintisiz iskan görülen bir höyüğün ortaya çıkartıldığını belirtti.

Çeşitli dönemleri yansıtan eser gruplarının bu kazı sırasında ortaya çıkarıldığını anlatan Girginer, “2007’den bu yana yaptığımız çalışmalarda binin üzerinde envanter değerdeki esere ulaşarak Adana Arkeoloji Müzesi’ne teslim ettik. Geçen yıl höyükte kutsallığı gösteren yaklaşık 10 tane kuş biçimli kap ortaya çıktı. Bunun yanında halka biçimli sunu kapları bulundu. Bunlar bu bölgede daha önce görülen ortaya çıkartılan eserler değil” dedi.

Girginer, Helenistik döneme ait mızrak ve hançerler de bulduklarını, ayrıca süs iğneleri ve mühürlerin de buradan çıkan önemli eserler arasında yer aldığını vurguladı.

25.08.2012 Mynet Haber Foto:AA