1996’da keşfedilen ve 2000 yılından beri İstanbul Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen Tepecik Höyük kazılarında 8.300 yıllık dükkan bulundu!

Melendiz Bölgesinin tarihine ışık tutacak bilimsel kazı çalışmalarında bu yılda önemli sonuçlara erişildi. Bilimsel Kazı Başkanı Doç. Dr Erhan Bıçakcı Başkanlığında ekibin titiz çalışmaları Tepecik Höyükte tarihi düne ışık tutacak sonuçlar vermeye devam ediyor. Kazı Bölgesine giden gazeteci Yazar Ömer Fethi Gürer çalışmaları yerinde inceledi. Niğde Çiftlik İlçesinde 1966 yılında varlığı saptanan Tepecik Höyük’te 2000 yılında başlayan kazı çalışmalarında 8 bin yıllık tarih kapsadığı belirlendi. Çalışmalar devam ediyor.

Çiftlik ilçesinin yürüyüş mesafesindeki höyük 300x170m boyutlarında olduğu belirlendi. Oval biçimli Höyük 100 metre uzunlukta bir terasa da sahip. Höyük 34.300 metre kara alan içersinde farklı dönemlere ait önemli bulguların açığa çıkmasına vesile oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Öncesi Ana bilim dalı Öğretim Üyesi Çiftlik Kazısı Bilimsel Başkanı Doç Dr Erhan Bıçakcı hoca ile kazı alanında görüşen Ömer Fethi Gürer 2006 yılında kazının ilk çalışmalarındad a bölgeye gitmişti. 6 yıl aradan sonra kazı alanını tekrar ziyaret eden Ömer Fethi Gürer yazdığım 835 sayfalık Niğde Kapadokya Başkenti kitabımda da Doç. Erhan Bıçakcı ile kazı başlangıcında ki söyleşisine yer vermişti. Bu kere kazı alanında asistan öğrenciler ile önemli bir çalışan grubu ile Doç.Dr Erhan Bıcakçı görüştü. Doç.Dr Erhan Bıçakcı Bu kazı alanı dışında çevrede yüzey araştırmalarında da bulunduğu için tarihi dokuyu yakından tanıyordu. Bölgenin tamamında tarihin önemli izlerinin yer aldığını söyledi. Bu bölgenin tarihte önemine değinen Bıçakcı Höyük ilk başladığımızda yüzey toprağı altında bol küllü, yanıklı, yakın geçmişte taş almak için bozulmuş, ilk tabaka da sürtme taş aletleri, kasecikler, ve kırık çanak çömlek parçaları bulduklarını ve tümlenebilir çömlekler ile dağınık ve karışık durumda insan ve hayvan kemikleri de tesbit ettiklerini de belirtti.. Neolotik dönem ile benzer baskı düzltili ok uçları obsidiyen çekirdekleri, kazıyıcılar,sürtme taş, öğütme taş aletleri,bilye taşları,vurgu taşları,taş halkalar,ezgi taşları, kemik bızlar incelemeye alındığı ve çalışmalar bugune değin kademe kademe inilerek devam ettiğini söyledi.

MELENDİZDE 8300 YILLIK DÜN SAPTANDI

Doç Dr Erhan Bıçakcı yeni bulguların gösterilmesi ve anlatılması için bölge ile ilgili doktora tezi hazırlayan asistan Ozan Özbudak ile Gürer’i tanıştırdı. Ömer Fethi Gürer sonrasını şöyle anlattı.-‘ Ozan Özbudak işini seven ve bölgede açığa çıkan her kare ile heyecan duyan bir genç. Melendiz çevresinden başlayarak Kazı alanına değin özetle bölgeyi tanıtıcı bilgi verdi. Obsidiyenin bölgede önemine ve ilk yerleşmelerden günümüze özetle Melendizin önemine değindi. Kazı alanında yapılan sondaj çalışmalarında sekiz katın varlığı saptandığını söyledi ve Höyük oluşumunu anlattı. Beş kademe tarihi aydınlanmıştı. Bu bilimsel kazı ile Höyükte M.Ö 6300 yılına kadar yani 8300 yıl biliniyordu. Bir yapının belirlenen odaları ve yapılış tarız açığa çıkmıştı. O bölgenin konumu hakkında da bilgi verdi. Kazı alanı ile önemli birtarih aydınlanması sağlandığını ve her geçen gün elde edilen bulgularla bu alanda yaşamın önemi ve özelliğinin saptandığını söyledi. Eğitimci Ferit Aydoğan öğretmen ile birlikte gittiğimiz kazı alanı hakkında kapsamlı bir anlatı sunan Ozan Özbudak bu alanda kazının insanın bölgede ilk yerleşimi adına çok önemli bir çalışma olduğuna da vurgu yaptı. Kazı ekibinde çalışan diğer asistan öğrencilerle de tanışıp onlarında Niğde için bu önemli girişimdeki içtenliklerini görünce mutlu oldum. Doç Erhan Bıçakcı işini iyi yapan bilen ve Melendiz tarihine ışık tutacak Höyük için önemli çaba ve çalışmalarını sürdüren bir değer olarak içten ilgi ile son durumu anlatmasından öte kazı alanı içinde resimlerimize de olanak tanıdı ve iğne ile kuyu azar gibi hassas yürütülen çalışmanın fedakar emekçilerini de yaz sıcağında fotoğraflayıp Melendiz kazı bölgesinden ayrıldık.

30.08.2012 tynhaber.com