Biga ilçesi Kemer köyü sınırları içinde yer alan Parion Antik Kenti’nde önceki yıllarda bulunan ve gün yüzüne çıkarılan Odeion’da bu yılki kazılarda büyük gelişme kaydedildiği bildirildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca yürütülen kazının başkanlığını yapan Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cevat Başaran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl Odeion’un (antik mimaride içinde müzik dinlenmesi için yapılmış özel yapılar) sahnesinin ortaya çıkarıldığını söyledi.

Odeion’un Parion’un en önemli ikinci yapısı olduğuna işaret eden Başaran, “Yapının milattan önce 2. yüzyılda inşa edildiğini tahmin ediyoruz. Bu yıl içinde Artemis heykeli bulmuştuk. Odeion, küçük çaplı tiyatro ve daha çok konser salonu olarak nitelendirilen bir yapı türü” dedi.

Başaran, bu yıl Odeion’da sadece kazı yapmadıklarını, içinde ortaya çıkardıkları malzemelerin onarımını da gerçekleştirdiklerine işaret ederek, “Antik çağ kazılarının önemli bir özelliği de çıkan malzemenin anında korunmasının gerekliliğidir. Çünkü yüzyıllarca toprak altında bulunmuş bir malzemeyi gün ışığıyla tanıştırdığınızda ister istemez etkilenmeler oluyor. Onların korunması gerekiyor. Bu nedenle biz de ‘orkestra’ adını verdiğimiz zeminin onarım, restorasyon ve konservasyon çalışmalarını yaptık” diye konuştu.

Antik çağda önemli yapılar arasında tiyatro ve Odeion’ların yer aldığını dile getiren Başaran, şöyle konuştu:

“Halkın topluca eğlendiği, oyunların sergilendiği yapılar bunlar. Bir kentte hem tiyatro hem de Odeion’un olması o kentin zenginliğini gösteriyor. Buralarda halkın büyük çoğunluğu toplanıyor, sergilenen oyunları, küçük çaplı eğlenceleri izliyor. Buralarda zaman zaman seçimler de yapılıyor. Buraya her kesimden insan gelebiliyor. O nedenle soylulara ayrılan herhangi bir bölüm inşa edilmemiş. Odeion, 3-4 bin kişilik kapasiteye sahip. Romalılar saatler önce buraya geliyor. Odeion’un yapısı da bize onu göstermekte. Akşama doğru güneş battıktan sonra burada etkinlikler düzenlenmiş olmalı. O zaman ancak gösteriyi yapan kişiyi güneş ışıkları rahatsız etmiyor. Aynı zamanda seyirci de serin bir ortamda gösteriyi izlemiş oluyor.”

-Antik Roma’da lüks yaşam-

Prof. Dr. Cevat Başaran, Antik Roma’da zenginliklerle birlikte lüksün de var olduğunu gördüklerini ifade ederek, “Lüks yaşantısı içinde Romalı insan genelde çalışmıyor. Köleler var, tüm işleri onlar görüyor. Öğleye doğru kalkıyor, hafif bir kahvaltı yapıyor, daha sonra da yaşamını sosyal yapılarda geçiriyor. Bu sosyal yapılar içinde tiyatrolar, hamamlar, gymnasiumlar (spor yapılan yer), Odeion’lar bulunuyor. Etkinliklerin gün boyu sürdüğünü düşünmekteyiz. İsteğe göre etkinlikler sık sık tekrar edilebiliyor” diye konuştu.

02.11.2012 Mynet Haber