Defineciler Beldeyi Köstebek Yuvasına Çevirdi

427

Muğla’nın Fethiye İlçesi’ne bağlı Seki Beldesi’nde tarihi kalıntıların bulunduğu alanlar, define arayanların kazıları sonucu köstebek yuvasını andırıyor. Tehdidin boyutu gün geçtikçe artarken beldenin geçmişine ışık tutan Milattan Önce 2’nci yüzyıla ait kaya üzerine oyulmuş savaşçı kadın figürü de mermer arama bahanesiyle kesilerek çalındı.

Tarihi mirası daha yeni yeni gün yüzüne çıkan Fethiye’ye 70 kilometre mesafedeki Seki Beldesi’nde geçmişe ışık tutan tüm tarihi kalıntılar definecilerin tehdidi altında. Yaz aylarında nüfusu 5 bine ulaşan, ancak karla kaplandığı için kış aylarında nüfusu azalan beldenin her yanı defineciler tarafından kazılıyor.

İzinsiz kazılar özellikle kayalara oyulmuş 2 bin yıllık geçmişe sahip tarihi figürlerin çevresinde yoğunlaşıyor. Bu tarihi kalıntıların, çevrede bulunan bir mezarı işaret ettiğine inan defineciler, bölgedeki eski mezarlarla birlikte tarihi eserleri de tahrip ediyor. Muğla’nın Antalya sınırındaki beldede konuşlu güvenlik güçleri, son derece gelişmiş teknolojiler kullanan definecilerle mücadele etmekte zorlanıyor.

Mermer arama bahanesi

Beldenin Eceler Mevkii’ndeki tepenin güney yamacından çalınan kaya bloğu üzerine oyulmuş 1.5 metre boyunda ve 2 metre genişliğindeki ‘savaşçı kadın’ figürü, beldenin bu yağma sırasında kaybettiklerini gözler önüne seriyor. İddiaya göre mermer arama bahanesi ile bölgeye gelen kimliği belirsiz kişiler, 2 bin yıllık oymanın bulunduğu 50 tonluk kayayı mermer kesme makinesiyle keserek parçalara ayırdı. Sadece kadın figürünün hedef alındığı talan sırasında, figürü tamamlayan halka şeklindeki oyma da ortasından kesildi. Kaya bloğu parçalar halinde tepeden koparıldıktan sonra mermer aramasına son verildi. Kesilerek kaya bloğundan ayrılan kadın figürü ortadan kaybolurken, tarihi kalıntının kimler tarafından götürüldüğü tespit edilemedi.

‘Kış mevsiminde kesilmiş olmalı’

Kadın figürünün çalındığı bölgede incelemede bulunan Seki Belde Belediye Başkanı CHP’li Veli Yıldız, tarihi kalıntıların defineciler tarafından yağmalandığını söyledi. Tarihin her gün biraz daha tahrip edildiğini savunan Yıldız, “Eceler Mevkii’ndeki bu kayanın üzerinde, büyük bir kadın heykeli vardı. Ancak bu heykel kesilerek buradan götürülmüş. Ne amaçla yapıldığı hakkında net bir bilgimiz yok. Ancak mermer arama bahanesi ile bunun yapıldığını düşünüyoruz” dedi.

‘Antik dönemin en büyük yazıtı Seki’de’

Beldenin zengin bir tarihi mirasa sahip olduğunu anlatan Başkan Yıldız, şöyle dedi: “Amerika, İtalya, Finlandiya ve Danimarka’dan profesörler her yıl beldeye gelerek araştırmalar yapıyor. Beldemizde bulunan 1000 yıl önce terk edilmiş ‘Oinoanda Antik Kenti’nde, dünyada antik dönemine ait en büyük yazıtı olma niteliğine sahip ‘Diogenes Yazıtı’ bulunuyor. Bu yazıtta, binlerce yıl önce toplum yaşamının nasıl düzenlenmesi gerektiği anlatılıyor. Günümüzde inşa ettiğimiz sosyal yaşam şeklinin temelini oluşturuyor. Sınırlarımız içinde bulunan binlerce metre çapındaki 2 ayrı höyük için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan kazı izni bekleniyor. Böyle bir tarihi altyapı olunca, defineciler beldede yoğun faaliyet yürütüyor. Bir an önce bölgedeki tarihi alanlar belirlenmeli ve koruma altına alınmalıdır.”

‘Tarihi kalıntılar yok oluyor’

Beldede hobi olarak tarihi yapıları incelediğini belirten Veteriner Hekim Yusuf Dur ise “Beldede bozulmamış bir tarihimiz vardı. Bakanlığın bu beldeye eğilmesini istiyoruz. Tarihi kalıntılar gün ışığını çıkarılmadığı sürece yavaşça yok olmaya mahkum oluyor. Her yerde definecilerin kazı yaptığını görüyoruz. Buna bir son verilmeli. Yoksa kısa süre sonra beldede tarihi bir kalıntıdan söz etmek imkânsız hale gelecektir” dedi.

10.11.2012 CNN TURK