Türkiye ABD’den ‘İlham Perilerini’ Geri İstiyor

879

Kremna kentinin mermer ilham perileri ve Bubon kenti bronz heykelleri, ABD’de J. Paul Getty Müzesi’nde yer alıyor. Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nden Dr. Tarkan Kahya, “Eserlerin Türkiye’ye dönüşünü sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

Aktüel Arkeoloji Dergisi, J. Paul Getty Müzesi’nde yer alan ve Türkiye’ye ait tarihi eserleri geri istiyor. Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nden Dr. Tarkan Kahya, “Getty’de bulunan eserlerin ‘gerçek vatanları’ Türkiye’ye dönüşlerini sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

Dr. Tarkan Kahya’nın kaleme aldığı yazı şöyle:

“Kaçak kazılarla Kremna kentinden çalınan mermer ilham perileri heykellerinin ve Bubon kenti bronz heykellerinin yurtlarından binlerce kilometre uzakta ABD’de, J. Paul Getty Müzesi’nde tutsak olmaları bölgeyle ilgilenen bir bilim adamı olarak beni harekete geçirdi. İşte istenen eserlerin ve bir zamanlar sahipsiz olan toprakların hikayesi;

1960’ların ortasına doğru bir antika dalgası ortalığı sardı. Köylüler imece yapar gibi 40-50 kişi birden kazma-kürekle kazı yaptı. Öyle ki antika için kazılan bir yerin toprağı örtüldükten sonra yanlışlıkla yeniden kazılmasın, emek boşa gitmesin diye iki taş üst üste konularak işaretlenmişti. Bu ifade 1960’lı yılların başında Burdur İli, Bucak ilçesi merkez bucağına bağlı Girme/Çamlık Köyü – Kremna antik kentinde bir mermer heykel baş bulup satan köylü C.Ö.’ye ait.

Cümleleri 1990 yılında Cumhuriyet Gazetesi’nde konu ile ilgili tam sayfa haberine taşıyan ise araştırmacı gazeteci yazar Özgen Acar’dır. Konu ile ilgili ayrıca uluslararası basında Connoisseur’da da ilgi çeken bir makale yayımlamıştır.

9 HEYKELE AİT EKSİK PARÇALAR

Kremna’da daha sonra 1970 yılında bilimsel arkeolojik kazı yapacak Prof. Dr. Jale İnan’ın kurtarma kazısına başlarken amacı antika soygunculuğuna maruz kalmış harabeye Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü adına el konulmasını sağlamaktı. Belki kaçırılan Musa heykellerinden haberi yoktu ama köylüler tarafından kaçak kazı yapılarak meydana çıkarılıp Burdur Müzesi’ne satılan 9 heykele ilişkin eksik parçaları bulmaya niyetliydi. Torsoları meydana çıkararak Burdur Müzesi’ne satanların ifadesine göre başlar bulunamamıştı.

İnan’a göre başların gövdeden ayrıldığı kırık yerler eskiydi. İnan geçen yüzyılda buraya uğrayan antika soyguncuların heykellerin nakline imkan bulamadıklarından başlarla yetinmeğe karar verdiklerine inanmaktaydı.

1906’da harabeyi gezmiş olan H. Rott, Kremna’nın vahşi romantik atmosferinden çok etkilenmişti. Not defterine şöyle kaydetmişti; “Ve heykeller ayakta duruyorlar bana bakıyorlar.”

Yani Jale İnan’dan yaklaşık 60 sene önce heykeller başları ile birlikte yerli yerindeydiler.

İnsanın aklına bir kaç soru geliyor; Rott’un gördüğü heykeller şimdi nerede? Heykellerin başlarını kopartanlar kimlerdi? Çalınan başlar neredeler? Kremna’dan bilmediğimiz daha kaç heykel kaçırılmıştı?

Öyle anlaşılıyor ki Kremna’da bildiklerimiz, buz dağının görünen üst kısmı. 1965 senesine kadar yüzeyde bile heykel ele geçiyordu; kentte incelemelerde bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi’nden bir bilim ekibi, bir torso bulup Burdur Müzesi’nin koleksiyonlarına kazandırmışlardı.

EN AZ 40 MERMER HEYKEL

Özgen Acar’a göre; Kremna’dan kaçırılan en az 40 mermer heykel vardı. Bunların 4 tanesinin yaklaşık milattan sonra 200’e tarihlenen, yani yaklaşık 1800 yıllık ilham perisi heykelleri olduğunu ve Getty Müzesi’nce satın alındığını biliyoruz.

Getty, heykellerden ilk ikisini 26 Kasım 1968’de Sotheby’s Londra’dan satın almıştı. İlkine 13 bin 122 dolar, diğerine 9 bin 185 dolar ödedi. Üçüncü heykel müzenin koleksiyonuna 1971 yılında katıldı. Dördüncü ve son heykel 1994 yılında 550 bin dolara, Varya ve Hans Cohn’dan satın alındı.

5 HEYKEL NEREDE?

Peki mitolojide ilham perilerinin Zeus’un 9 kızı olduğunu düşünürsek diğer olası kayıp 5 heykel nerede? Köstebek yuvası gibi delik deşik edilmiş, yağmalanmış Kremna’da toprak altında mı? Hiç sanmıyorum… Batıda bir yerlerde, yine bir müzede, bir koleksiyonda olabilir.

Şimdi Türkiye, bu eserlerini haklı olarak Getty Müzesi’nden geri istiyor.

Türkiye’nin Getty’den geri istediği eserler arasında Bubon’unkilere gelince onların hikayesi de bir enterasan. Bubon kenti, Gölhisar ilçesine bağlı İbecik Köyü’nün 2.5 kilometre güneyinde yükselen Dikmen Tepe üzerindedir. 1964 yılında başlayan kaçak kazılar örenyerini perişan bir hale getirir. Akabinde 1967 yılında ABD’de büyük bir bronz heykel grubu ortaya çıkar. Bunlar üstün sanat kalitesi gösteren heykel, torso, baş ve fragmanlardır.

14 HEYKEL Mİ? 20 HEYKEL Mİ?

Anadolu’nun güneybatısında yapılan bir kazıdan çıktıkları ama buluntu yerinin kesin bilinmediği öne sürülür ve başlangıçtan beri Bubon’da değil de Kremna’da bir Sebasteion’dan çıktıkları söylentisi yaygındır. Halbuki Burdur Müzesi, 1967’de koleksiyonundaki bronz torsoyu Bubon’da müsadere etmiştir. 10 yıl sonra Jale İnan, bu torso ile ilgili bir makale yayınlar.

İnan, Marcus Aurelius torsosunun buluntu yerinin Sebasteion olduğunu bu günlük sayesinde kanıtlamıştır. İnan, 1990 senesinde bronz heykellerin geldiği Bubon Sebasteion’da 11 günlük kurtarma kazısı yapar. İnan, binanın toplamda 14 heykele ev sahipliğini yaptığını ileri sürmüş, C. C. Vermeule ise bina için 20 heykelden oluşan bir liste hazırlamıştır.

GETTY’NİN BRONZLARI

Şimdi Getty’nin bronzlarına bir göz atalım;

Türkiye’nin Getty’den geri istediği eserlerin listesinde yer alan sol ayak burnu parçasının Burdur Müzesi’ndeki Velarianus torsosunun ayağına ait olup olmadığını kanıtlamak için zamanında Jale İnan tarafından deneyler yapılmıştır. Bu parça Getty Müzesi yetkililerinin ısrarlarına rağmen Burdur Müzesi torsosuna ait değildir.

Listedeki milattan önce 1. yüzyıla tarihlenen, Hellenistik Döneme ait bir erkek başı ise erken tarihi nedeniyle Sebasteion’a ait olmamalıdır. Bu şaheser, Bubon’da başka bir binaya ait ya da Anadolu’da başka bir kentten geliyor olabilir.

Listede iki baş daha mevcuttur. Biri 1973 senesinde Getty koleksiyonlarına katılan Lucius Verus büstü diğeri yine muhteşem bir bronz baştır.

Geri istenen diğer bir eser yukarıda bahsi geçen Vermeule’nin listesinin M harfli büyük kartalıdır. Roma Uyğarlığı’nın kudretini akla getiren bu bronz kartalın yüksekliği yaklaşık 1 metredir. Milattan sonra 2-3 yüzyıla tarihlendirilir. Müze, kartalı 1972 senesinde bir Fransız şirketinden 200 bin dolara satın alır. Jale İnan, gerek İbecik köylüleriyle yaptığı konuşmalar gerekse kaçakçı günlüğüne dayanarak kartalın Sebasteion’dan kaçırılmadığı kanısına varır. Antik Dönem nümizmatik veriler ışığında Getty kartalının kayıp sol ayağının pençeleriyle bir zamanlar çelenk tuttuğu varsayılabilir.

Getty Müzesi, Lydia Bölgesi orijinli bir esere daha sahip. Tüm bu eserler arasında en erken olanı. Milattan önce 6. yüzyılın sonuna tarihleniyor. Bronz bir kline, tek başına bir araştırma konusu. Müze eseri Nicolas Koutoulakis’ten 150 bin dolara satın aldı.

BİLİMSEL ÇALIŞMALAR HIZLANACAK

Getty’nin bronz heykellerinin bir kısmı Bubon’da Sebasteion’a ait değillerse nerede, nasıl bir yapıyı süslüyorlardı acaba? Heykeller ilk piyasaya çıktığında onları kimse Bubon gibi bir kente yakıştıramamıştı. Kremna ya da o ayarda parlak bir kentten geldikleri düşünülmüştü. Sebasteion kazısı bittikten sonra bile heykellerin bu yapıdan geldiğine inanmak zor.

Ortalıkta dolaşan bronz heykeller hangi atölyelerde üretildi? Ve neden Bubon’da? Bubon’da Sebastos ve Sebaste olarak onurlandırılan imparator ve imparatoriçeler için kült gerçekten Nero döneminde mi başlamıştı? Neden Nero döneminde? Bubon hala gizemlerini koruyor. Kuşkusuz eserlerin geri dönüşü bilimsel çalışmalara ivme kazandıracak.

Kültür Bakanlığı, Sayın Ertuğrul Günay’ın vizyonu ile politikalarında yeni bir sayfa açtı. Onun eser iadesi konusundaki son iki önemli başarısıyla Türkiye cesaret kazandı. Boğazköy sfenksi ve Yorgun Herakles yurtta ilgi gördü, basında büyük ses getirdi. Kültür alanında azimli bir mücadele yürüten ve geleceğe yönelik önemli projeler üreten Sayın Günay, “Ben dünyadaki müze yöneticilerinin tarihe saygılı olduğunu ummak istiyorum” diyor. Ve ekliyor:

“Ülkemizden hukuki bir belgeye dayanmadan bir eser alınmış ise hukuki karşılığı çalınmış demektir.”

Anadolu, tarihi hazinelerini teker teker geri alacak gibi görünüyor. Günay’ın 2023’te Cumhuriyet’in başkenti Ankara’da açmak istediği müze, kendilerini ‘ansiklopedik müze’ olarak tanımlayan Batılı müzelerin yöneticilerini şimdiden paniğe sevketti ve kendi varlıklarını sorgulamaya başlamalarına neden oldu. Getty’de bulunan eserlerin ‘gerçek vatanları’ Türkiye’ye dönüşlerini sabırsızlıkla bekliyoruz…”

02.01.2013 ntvmsnbc.com