Kültür Bakanı Ertuğrul Günay günahları ve sevaplarıyla 5.5 yılı geride bıraktı. Tiyatro, sinema, sit alanları gibi bakanlığına bağlı birçok alanda sivri çıkışları, Başbakan’la ters düşen görüşleriyle medyanın önünde olmayı seven bir isimdi. Bakanlıktan düştükten sonra attığı ilk tweet’te “Selimiye Camii ve Çatalhöyük antik şehrin UNESCO listesine girmesini görevimin en onurlu anıları olarak koruyacağım” yazdı. Lakin Günay döneminin en önemli başarısı 19. yüzyıl ortalarından itibaren yasal olmayan yollarla yurtdışına kaçırılan eserlerin teker teker ülkeye iadesini sağlamasıdır. Uzun yıllar bu mesele hiçbir kültür bakanı tarafından gündeme getirilmemişti. Günay, son 2 yıldır yürüttüğü ince diplomasi siyasetiyle hiçbir müzeye dava açmadan çok sayıda eserin iadesini sağlamayı başardı.

Günay neler getirdi?

Almanya ’nın elinde 94 yıldır esaret çeken Hattuşa antik kentinden götürülen Boğazköy Sfenksi Berlin müzesince ülkemize iade edildi. Bakan Günay, “Hattuşa’daki arkeoloji kazılarına devam etmek istiyorsanız bu eseri ülkemize iade edin” tehdidinde bulunmuş, 3 ay sonra eser ülkemize gelmişti. Ardından alt yarısı Antalya Müzesi’nde bulunan Yorgun Herkül heykeli Boston’dan getirildi. Troia hazinelerine ait 24 parça eserin yine ABD Penn Müzesi’nden iadesi sağlandı. Bursa Sinanpaşa Camii’ne ait çinilerin de İngiltere ’den getirilmesi büyük sükseyle Başbakanlık’ta tanıtıldı. Günay’ın döneminde kayıtlara geçen irili ufaklı sikke, mühür gibi toplam 4 bin 983 eser ülkemize getirildi. Kumluca definesi, Getty Müzesi’nden 10 heykel, Victoria Albert Müzesi’nden Eros Başı, Almanya’dan Kanatlı Denizatı Broşu’nun da getirilmesi an meselesi. Yeni Bakan Ömer Çelik’in de eserlerin iadesi konusunda aynı duyarlılığı göstermesi bekleniyor.

26.01.2013 Radikal