Tarihi Katledenlerin Hatıra Fotoğrafı

796

Prof. Dr. Nurhan Atasoy, yenilediği kitabında 1930’larda 400 yıllık Pargalı İbrahim Paşa Sarayı’nı yıkıp molozları arasında hatıra fotoğrafı çektiren dönemin halef-selef Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlerini teşhir etti.

Prof. Dr. Nurhan Atasoy’un ilk baskısı 40 yıl önce yapılan “İbrahim Paşa Sarayı” kitabı, eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın girişimiyle yenilenerek basıldı. Atasoy, bir dedektif gibi çalışarak sarayın beş avludan en az iki ya da üç avlusunu yıkanların fotoğraflarını da bulup son baskıya koydurdu.

Eski hipodrom kademeleri üzerine yapılan sarayın beş avlusundan en az iki ya da üçü 1930’lu yıllarda, “Orada ne vardı” sorusuna yanıt bulmak için hipodrom kazıları yapmak ve İstanbul Adliye Sarayı’nı inşa etmek için yıkıldı.

ARŞİVDEN ÇIKTI

Tarih Encümeni arşivinde bulunan ve yeni kitaba konulan fotoğraflarda İbrahim Paşa Sarayı’nı yıktıran Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürleri Rüstem Duyuran ve Aziz Ogan molozlar arasında görülüyor. Gazete Habertürk’e konuşan Prof. Dr. Nurhan Atasoy, neden o fotoğrafın peşine düştüğünü ve nasıl ulaştığını şöyle anlattı:

‘BİRAZ DA CAHİLLİK’

“İbrahim Paşa Sarayı’nı o kadar benimsedim ki hep ‘benim sarayım’ diye geziyordum. Annem de, ‘Nereden senin sarayın oluyor, babandan mı kaldı’ diye espri yapardı. ‘Acaba benim sarayımı kim yıkmış’ diye fena halde sinirlendim. Çok aradım sonunda buldum. Ahmet Hamdi Tanpınar buranın yıkılmaması için uğraşanlardan biri. En çok uğraşan kişi de Mimar Sedat Çetintaş. Bu yıkımı durdurmak için Tarih Kurumu’na ve gazetelere o kadar çok yazı yazmış ki fakat başaramamış. Bu nedenle yeni baskıyı Sedat Çetintaş’a ithaf ettim. Yıkanları da aynı kitapta ifşa ettim. Biri dönemin yeni müdürü diğeri bir önceki müdür. Fotoğraftaki diğer kişi ise mimar Albert Gabriel. Hepsi değerli insanlar… Ama yıktırdıkları gibi bir de hatıra fotoğrafı çektirmişler. Bu biraz da cahilliklerinden kaynaklanıyor.”

‘TORUNLARI UTANACAK’

Prof. Dr. Atasoy, bu fotoğrafları neden ifşa ettiğini de şu sözlerle açıkladı: “Bunları göstermek çok önemli. Bugün de buna benzer yanlış işler işte bu şekilde yapılıyor. Ve sanıyorlar ki elimizde kuvvet var. ‘Biz bunu yaparız’ mantığı. Yaparsınız ama işte 4050 yıl sonra bir deli gelir sizi böyle teşhir eder. Torunlarınız utanır sizin yaptığınızdan. Ben bunları özellikle bunun için koydum.”

ŞİMDİ İSLAM ESERLERİ MÜZESİ

1522’de yenibaştan yapılan saray, Kanuni’nin damadı ve ikinci veziri olan Pargalı Damat İbrahim Paşa’ya tahsis edildi. Sultanahmet’te daha önce At Meydanı Sarayı olarak bilinen yapı, günümüzde Türk ve İslâm Eserleri Müzesi olarak kullanılıyor. Saray, başka sadrazamlara da tahsis edildi, kışla, elçilik sarayı, defterhane, mehterhane, dikimevi ve cezaevi olarak da kullanıldı.

06.02.2013 Haber Türk