Göksel Gülensoy ve ekibi Ayasofya’nın altında yatan gizemli tarihi ve efsaneleri araştırdı. Ekip araştırmalarını fotoğraflayarak sergiledi.

Göksel Gülensoy ve ekibi yaklaşık 15 yıldır proje üzerine çalıştı. Ayasofya’nın altında yatan gizemli tarihi keşfetmek için yola çıkan ekip, karşılaştıklarını Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) anlattı. Ayasofya’nın altındaki efsanelerin peşine düştüklerini belirten Gülensoy, “1994 yılında bir belgesel çekmiştim. Günün birinde çektiğimiz belgesel uluslararası birkaç ödül aldıktan sonra ipuçları ondan geldi. Bu projenin başlamasının en önemli nedenlerinden biri de odur. Ayasofya’nın altında sarnıçlar olduğu ve bu sarnıçların da çok önemli olduğunu bildiğimiz için bu proje başladı.1998 yılında araştırmalarımız başladı. Ne olduğu konusunda bilgiler topladık.” ifadelerini kullandı.

‘İSTANBUL EFSANELERİNDEN BAZILARININ GERÇEK OLDUKLARINI ANLADIK’

Gülensoy, Ayasofya’nın altından dolaşırken, efsaneleri araştırdıklarını söyledi. Gülensoy, “Ne yazık ki elimizde yeterli bilgi yoktu. O dönemlere ait elimizde efsaneler vardı, başka hiçbir şey yoktu. Biz de bu efsanelerin, ya gerçekse diye peşine düşerek başladık. Hakikatten de yavaş yavaş gerçek olduklarını anladık. Şöyle söyleyeyim; bir insan vücudunu incelerken ne görürseniz biz de İstanbul’da onu gördük. Bu Ayasofya’nın altındaki bir nevi kanallardı zaman zaman su kanalı olarak kullanılmış kimi zaman imparatorların kullandığı yollar olarak kullanılmış. Ayasofya’nın altından dışarı çıkan tüneller gördük.1998, 2009 ve 2013 dalışları diye 3’e ayırabiliriz projemizi. Buradan da çeşitli efsanelerin kimileri doğru kimileri de yanlış olduğunu tespit etmeye çalıştık. Bilim adamlarından yardımlar aldık. ” dedi.

Ekip lideri Gülensoy, yerin altına inerken her türlü riski kabullendiklerini belirtti.. Gülensoy sözlerine şöyle devam etti: ” Kültür Bakanlığımızdan izin konusunda sıkıntımız olmadı. Biz onlara şöyle bir taahhütte bulundum. Bütün ekibin sorumlusu bendim. Ölümcül bir şeyle karşılaştığımızda sorumlusu bendim. Can kaybı korkumuz ilk olarak metan gazı, ikincisi ise girilmemiş yerlere giriyorsunuz. Akrep, yılan, sıkışma çökme gibi riskler vardı. Öte yandan herhangi bir göçük durumunda sizi kurtarmaları neredeyse imkansız.”

‘BİZ AYASOFYA’NIN ALTINDAKİ EFSANELERİ TESTE TABİ TUTTUK’

Ekibinin baş aktörlerinden Kutsi Akıllı, kitaplarda yazan efsaneleri teste tabi tuttuklarını söyledi. Akıllı, yerin altında bazı efsaneleri farkettiklerin ama bazı efsanelerin ise gerçek olmadığı gördüklerini anlattı: ” Biz Ayasofya’nın altına girmeden önce, yerin altında birilerinin gömülü olup olmadığı bile efsane konusuydu. İlk defa bizim çektiklerimizle altta gömülü olan birilerinin olduğu ortaya çıktı. Hipoje odasının varlığı bile bir efsaneydi. Hani birisi yazmış, çizimi yok. Var olduğu söyleniyor. Bu tip efsaneler vardı. Biz Ayasofya’nın altında ki efsaneleri testte tabi tuttuk. Kimi gerçekmiş kiminin ise gerçekle alakası yokmuş. Ayrıca bunun yanında yeni sorular ortaya çıktı. Çünkü bir şeyleri araştırırken başka sorular ortaya çıkıyor. Bir sürü efsane sayfasını yırttık. Yerin altında katakomplar ve hipojeler bulduk. Katakomp, raflardan oluşmuş mezar odaları.Hipojede ise toprağın altına gömülü mezar odaları. Aralarında ki fark sadece katakomplarda raflar olması ve biz Ayasofya’nın altına girmeden önce yerin altında birilerinin gömülü olup olmadığı bile efsane konusuydu. İlk defa bizim çektiklerimizle altta gömülü olan birilerinin olduğu ortaya çıktı. Hipoje odasının varlığı bile bir efsaneydi. Hani birisi yazmış, çizimi yok. Var olduğu söyleniyor.Bu tip efsaneler vardı. Biz Ayasofya’nın altında ki efsaneleri testte tabi tuttuk. Kimi gerçekmiş kiminin ise gerçekle alakası yokmuş. Ayrıca bunun yanında yeni sorular ortaya çıktı. Çünkü bir şeyleri araştırırken başka sorular ortaya çıkıyor. Bir sürü efsane sayfasını yırttık.”

03.03.2013 Zaman