Binlerce Yıl Önce Diyarbakır’da Taşlara Kazınan Barış Özlemi

644

Diyarbakır Surları, kentte hüküm süren tüm medeniyetlerin izlerini gözler önüne seriyor. Surlardaki semboller arasında bulunan zeytin ağacı ve güvercinler, barışa özlemin 10 bin yıl önce başladığını ve günümüze kadar devam ettiğini gösteriyor.

UNESCO’nun tarihi eserler mirası aday listesine girmesi için büyük çaba harcanan, 5.5 kilometre uzunluğundaki, 3-5 metre genişliği ve yer yer 10 metreye varan yüksekliği ile Diyarbakır Surları, tarih boyunca kentte hüküm süren onlarca medeniyetin izlerini günümüze kadar taşıyor.

Güç, kuvvet ve hakimiyeti temsil edem hayvan figürleri, sanat, siyasal ve barışa verilen önemin de figür ve sembollerle kazındığı tarihi surlar, sadece güvenlik amaçlı bir kaleden çok, günümüze kadar gelen dünyadaki ender tarihi eserlerden biri konumunda bulunuyor.

Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vecihi Özkaya, ihtişamlı Diyarbakır surlarındaki doğan, şahin, çift başlı kartal ve arslan figürlerinin her birinin özel anlam taşadığını söyledi. Tarih boyunca, kente hükmeden medeniyetlerin kendi gelenek, inanç, siyasal ve sosyal yaşamlarını, hüküm sürdükleri dönemlerde, kenti çepe çevre saran tarihi sur taşlarına nakşettiğini anlatan Prof. Dr. Özkaya, şöyle dedi:

“Diyarbakır, Dicle Vadisi’nde pek çok kuş türü bulunmasına rağmen surlarında genellikle çift başlı kartal, şahin ve doğan figürlerini sıkça görmek mümkün. Bunun yanı sıra pek çok burçta arslan ve az da olsa at ile boğa figürleri de bulunuyor. Tabii bu surlara nakşedilen her hayvan figürü, ayrı anlam ifade ediyor. Onlar sadece görsellik anlamında oraya işlenmiş, sıradan figürler değildir. Bunlar Mezopotamya uygarlıklarında, başlangıç aşamasında dinsel, daha sonraki aşamalarda ise dinsel, hem de siyasal egemenlik sembolleri haline gelmişlerdir. Kartal, şahin ve doğan; göklerin hakimleridir. Arslan ise yeryüzünün en güçlü, kuvvetli ve kudretli hayvanıdır. Dolayısıyla bunlar, tanrının yeryüzü ve gökyüzü hakimiyetinin birer sembolüdür.”

ZEYTİN DALI BARIŞI, GÜVERCİN İSE DİNİ İNANCININ GÖSTERGESİ

Genellikle karşılıklı figürlerin arasında zeytin ağacı bulunduğunu, bu sembolün de Diyarbakır’ın tarih boyunca barışa önem verilmesinin göstergesi olduğunu anlatan Prof.Dr. Özkaya, bu sembollerin Sümerler’e kadar uzandığına dikkat çekerek, şöyle dedi.

“İslami dönemlerde tasfir yasağına rağmen bu yırtıcı hayvanların figürleri yapılmış ise, bunlar siyasal egemenlik anlamında yapılmıştır denebilir. Şema olarak eski Yakındoğu uygarlıklarında, Sümerler’den başlamak kaydıyla, yine ortada zeytin ağacı ve 2 yanda hayvan ve güvercinler de dinsel bir tasarım olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna örnek olarak da Hz. Nuh, güvercini saldığında gagasında bir zeytin dalı ile gelir. O Allah ile kulları arasındaki barışın bir sembolü olarak kabul ediliyor. Ulu Cami’nin batı cephesindeki kapının üzerinde bulunan ve Anka kuşu olarak lanse edilen figür de, dinsel bir olaydır. Siyasal olarak da devletin ilelebet devamıdır. Yani kendi küllerinden varoluş, kendiliğinden doğmaktır.”

UNESCO TARİHİ ESERLER LİSTESİNE ADAY

Diyarbakır Yerel Gündem 21 Kent Konseyi Genel Sekreteri Av. Metin Kılavuz, Cumhurbaşkanlığı’nın himayesine girişi ile UNESCO tarihi eserler mirası aday listesine girmek için kampanya başlatıldığını hatırlattı. Kılavuz, “Binlerce yıldır Mezopotamya’da yaşamın kesintisiz devam ettiği, dünya insan ailesinin ürettiği tarihi yapıtlarla Diyarbakır Surları’nın günümüze gelen bütünsel yapısı korunarak, gelecek kuşaklara aktarılması, bizlerin sorumluluğudur. Diyarbakır Surları, sadece Diyarbakırlılara değil, Türkiye ve dünya insanlık ailesinin ortak değeridir” diye konuştu.

İSLAM ALEMİ’NİN 5’İNCİ KUTSAL KENTİ

Elazığ, Bingöl, Muş, Batman, Mardin, Şanlıurfa ve Adıyaman illerine komşu olan Diyarbakır’ın kuruluş tarihi, M.Ö. 10 binli yıllara dayanıyor. Ana yolların ve tarihi İpek Yolu’nun merkezi noktasında bulunması itibarıyla, her dönemin ticaret ve inanç merkezi konumunda oldu. Müslüman Araplar tarafından kuşatılan kentin fethi sırasında şehit olan Halid Bin Velid’in oğlu Hz. Süleyman ile 27 Sahabe Türbesi’nin bulunduğu İçkale’deki Hz. Süleyman ve 27 Şehit Sahabe Camii ile İslam aleminin 5’nci Harem’i Şerif’i olarak kabul edilen Diyarbakır şehri, Mekke, Medine, Kudüs ve Şam’dan sonra 541 sahabe mekanıyla İslam aleminin en çok sahabe mezarının bulunduğu 5’nci kent olarak kabul ediliyor.

03.03.2013 Radikal