Kentin önemli sembollerinden olan, Selçuklular döneminde 1253 yılında yapılan ve her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği Çifte Minareli Medrese’de, yaklaşık 1,5 yıl önce başlatılan restorasyon çalışmaları sürüyor.

Erzurum Vakıflar Bölge Müdürü Kenan Ünğan, yaptığı açıklamada, restorasyon çalışmalarında ilk etapta yüzey temizlemesi yapıldığını anlatarak, yüzey temizlemesinden sonra motiflerin ortaya çıktığını söyledi.

Bazı motifleri ilk kez gördüğünü ifade eden Ünğan, “Bu motif var mıydı, diye düşündüğüm oldu. Kendimle çeliştim çünkü o kadar güzel motifler varmış ki fakat yılların yorgunluğuyla kir, pisle kaybolmuş. O motifler kalemle dahi çizilemeyecek kadar ince taşların üzerine işlenmiş” dedi.

Kağıt hamuru denilen temizleme sistemini kullanarak, tarihi motifleri ortaya çıkardıklarını belirten Ünğan, restorasyon sırasında sürekli ders çalışmaları da yaparak, heykeltıraş titizliğinde çalışmaların yürütüldüğünü vurguladı.

Medresedeki odalarda çalışma yaptıklarını dile getiren Ünğan, şunları kaydetti: “Medresenin batı cephesinde, yani Ulu Cami tarafında orijinal pencerelerin olduğu ortaya çıktı. Bu pencereler restorasyon çalışmaları sırasında ilk kez bulundu. Söz konusu pencereler projelendirildi ve kuruldan onaylandı. Şimdi o pencereleri açma çalışmasına başladık. Orijinal mazgal pencereler bunlar. O pencereler açıldığı zaman yapıdaki rutubet yüzde 50 azalacak.”

“Çalışmaları 80 kişilik ekip yürütüyor”

Eserde 7 pencerenin bulunduğunu belirten Ünğan, “Küçük mazgal pencereler içeriye doğru hoparlör şeklinde açılıyor. 40-60 santimetre ebatlarında. Mekanın nefes almasını, rutubetten etkilenmesini önlemiş olacağız” diye konuştu.

Mekanda orijinal oda döşemeleri de bulduklarını anlatan Ünğan, şöyle devam etti: “Odada döşemelerinin içerisinde, sağdaki kısımdaki odalarımızda döşeme yükselmesi söz konusuydu. Bunun için de orijinal döşemeler bulundu. O orijinal döşemeye kadar 15-20 santimetreye kadar inilmesi söz konusu oldu. Buraya inildiği zaman tarihi mekanın çok daha ferahladığını gördük. Burası 800 yıllık tarihi bir mekan. Kültür ve inanç turizmi açısından önemli.”

Ünğan, restorasyon çalışmalarında sanat tarihi, mimar ve kimya bölümünden hocaların da bulunduğu yaklaşık 80 kişi tarafından sürdürüldüğünü sözlerine ekledi.

14.05.2013 Yeni Şafak