Hoşgörü Kenti”nin Yeni Müzesiyle Tarihe Yolculuk

400

Çok sayıda medeniyeti barındıran ve her karış toprağından tarih fışkıran “Hoşgörü Kenti” Hatay’da inşaatı süren yeni müze binası, bugüne kadar teşhir edilememiş eserlere de ev sahipliği yapacak.

Kent merkezinde yer alan mevcut müzenin yetersizliği nedeniyle bugüne kadar gün yüzüne çıkarılan eserlerin bir kısmının sergilenebildiği Hatay, 29 Ekim’de açılması planlanan yeni müzeyle depolarda bekletilen eserlerle ziyaretçileri tarihte yolculuğa çıkaracak.

Mevcut müzedeki mozaiklerin taşınmasının devam ettiği çalışma kapsamında, tespit edilen ancak yer darlığı nedeniyle toprak altından çıkarılamayan mozaikler de usta eller tarafından gün ışığına çıkarılarak, müzeye taşınıyor. Mozaiklerin yeniden restore edilmesinin yanı sıra geçmişte yerleşim yerleri olan Üçağız Mağarası ile Tell Tayinat ve Aççana höyükleri de müzede inşa ediliyor.

Hatay Arkeoloji Müzesi teşhir ve tanzim işinden sorumlu restoroter Celalettin Küçük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından projelendirilen ve İl Özel İdaresi tarafından ihalesi yapılan 50 bin metrekare alan üzerine kurulacak yeni müze inşatına 2011’in Haziran ayında başlandığını söyledi.

Yeni müzede 11 bin 700 metrekarelik sergi alanı bulunacağını ifade eden Küçük, burayı ziyaret edenlerin teknolojiyle tarihi bir arada bulacağını kaydetti.

Müzenin 29 Ekim’e yetiştirilmesi için işçisinden arkeoloğuna herkesin büyük gayretle çalıştığını vurgulayan Küçük, şöyle devam etti:

“Hatay Arkeoloji Müzesi diyince akla ilk mozaikler geliyor. Mevcut müzenin içerisindeki mozaikler restore edilirken, arazide daha önce belirlenen mozaikler de buraya getiriliyor. İlk etapta 2 bin 500 metrekarenin üzerinde mozaik sergisi düşünüyoruz. Proje uzun soluklu, bu çerçevede başka eserlerin de gelmesi söz konusu. Mevcut müze içerisinde bugüne kadar sergilenmemiş, arkeolojik açıdan Hatay sikke koleksiyonu söz konusu. Sikke koleksiyonuyla ilgili yeni yerimizde bölüm oluşturuyoruz. Bunlar müzenin önemli noktaları. Müzenin planlamasını yaparken belirli odak nokları seçtik. Gezen insanlar, M.Ö 45 binden günümüze kadar değişimi çok rahat görebilecek, o dönemdeki insanların yaşadıkları yerlerin mimarisi, eserleri nasıl kullandıkları konusunda çok ciddi bir bilgi sahibi olacaklar. Bugüne kadar sergilenmemiş çok çarpıcı eserler var. Sergilenmemiş değerli mozaikler var, her biri simge olabilecek nitelikte. Bu anlamda çok yankı uyandıracak müze olacak. Yeni müzemizde teknolojiyi de kullanarak, M.Ö. 45 binden günümüze olan değişimi canlandırmalarla, yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunacağız.”

Hedef, dünyada ilk 5 müze arasında yer almak

Her karış toprağından tarih fışkıran Hatay’ın önemli konuma sahip olduğunu ve yapılacak müzenin de bu anlamda dikkat çekeceğini ifade eden Küçük, hedeflerinin hem eserleri hem de bilimselliğiyle dünyada adından söz ettiren ve ilk beş arasında yer alacak bir müze açacaklarını belirtti.

Eserlerin restorasyonu konusunda kazı ekipleriyle işbirliği içerisinde olduklarını belirten Küçük, bu kapsamda ABD, İngiltere, İtalya ve Türkiye’deki üniversitelerden ekiplerin ortak çalışma yürüttüklerini söyledi.

Arkeoloji Müzesi Müdürü Nilüfer Sezgin ise yeni müzenin zamanında açılması ve eserlerin taşınması için çalışmaların devam ettiğini, Harbiye beldesi başta olmak üzere Erzin, Kırıkhan, Arsuz, Dörtyol gibi yerlerde daha önce kazısı yapılmış ancak yer darlığı nedeniyle toprak altında bekletilen yaklaşık 400 metrekare mozaiğin müzeye naklini sürdürdüklerini kaydetti.

Mevcut müzede yer alan bin 165 metrekare mozaiğik de büyük bölümünün nakledildiğini belirten Sezgin, depolarda bulunan yaklaşık 550 metrekare ile sergilenen 650 metrekare mozaiğin de büyük bir bölümünün yeni müzeye getirildiğini söyledi.

2 bin 300 yıl önce yazılmış oyun, sergide

Arkeolog Ömer Çelik ise 1997’de tespiti yapılan, 2007’de kazı çalışmasıyla gün yüzüne çıkarılan Helenistik dönemde yaşamış oyun yazarı Menander’in 4 panodan oluşan oyun tasvir ettiği mozaiğin yeni müzeye taşındığını ve burada restorasyonunun devam ettiğini belirterek, “Bu oyunların 2 bin 300 yıl önce yazıldığını ve yazılmasından yaklaşık 600 yıl sonra MS 3. yüzyılda Romalılar tarafından mozaiğe yansıtıldığını tespit ettik. 2009 yılında da bölgede kazı çalışmalarımızı devam ettirdik. Yeni müze çalışmalarıyla toprak altında bekletilen ve üzerinde oyunların isimlerinin yer aldığı yazı ve figürlerden oluşan mozaik panoları buraya taşıdık. Ekiplerimiz bu mozaiklerin restorasyonunu yapıyor” diye konuştu.

18.08.2013 Mynet Haber