Isparta’nın Yalvaç İlçesi yakınlarındaki Pisidia Antiocheia Antik Kenti’nde yer alan amfitiyatronun yıkılan bölümlerindeki taşlar, numaralandırılarak vinç yardımıyla kaldırılıyor. Taşlar gelecek yıl yerlerine konulacak ve amfitiyatro yeniden hayat bulacak.

Pisidia Antiocheia Antik Kenti’nde bu yıl yapılan kazı çalışmalarının son haftası, ören yerinde en fazla tahribata uğramış yapı olan amfitiyatronun yıkılan bölümlerinin restorasyonuna ayrıldı. Amfitiyatronun yıkılan bölümleri numaralandırılıp, fotoğraflandıktan sonra vinç yardımıyla kaldırılıyor. Yıkılan bölümler yeterli ödenek ayrılması halinde aslına uygun şekilde 1 yıl içinde yerleştirilecek.

BU YILKİ ÖDENEK BİTTİ

Pisidia Antiocheia Antik Kenti Kazı Başkanı Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Mehmet Özhanlı, gelecek yıl yeterli ödenek sağlanması halinde restorasyon çalışmalarının tamamlanabileceğini söyledi. Tiyatronun ayağa kaldırılabilmesi için ilk adımın atıldığını belirten Doç. Dr. Özhanlı, “Bu çalışmaların tamamlanmasından sonra gelen gruplar tiyatroyu rahatlıkla gezebilirler. Ancak şu halde gezmek oldukça tehlikeli. Bu yılki kazı çalışmaları ödeneğin bitmesi nedeni ile önümüzdeki hafta tamamlanacak” dedi.

YANLIŞ UYGULAMA YAPILMIŞ

Antik kentte 5 yıldır kazı çalışmalarını sürdüren Doç. Dr. Mehmet Özhanlı, bu yılki kazının son haftasını amfitiyatroya ayırdıklarını kaydetti. Önceki yıllarda müze tarafından yürütülen kazı çalışmaları sırasında yanlış bir uygulama yapılması sonucu tiyatronun yukarıdan aşağıya doğru kaymaya başladığını öne süren Doç. Dr. Mehmet Özhanlı, alınan önlemler sayesinde daha fazla deformasyona uğramasının önüne geçildiğine işaret etti.

BU YILKİ ÇALIŞMALAR BAŞARILI

Bir vinç yardımıyla yerinden oynayan taşların numaralandırılarak kaldırıldığını dile getiren Doç. Dr. Mehmet Özhanlı, amfi tiyatroların antik kentlerin olmazsa olmazlarından olduğunu söyledi. Pisidia Antiocheia Antik Kenti’ndeki amfitiyatrosunun kentin yamacına yaslanmış, oldukça küçük bir tiyatro olmasına karşın bütün Yalvaç Ovası’na hakim şekilde yerleştirildiğini vurgulayan Doç. Dr. Özhanlı, şunları kaydetti:

“Ancak burada yıllar önce yapılan çalışmalarda orkestranın (yarım daire biçimindeki kısım) olduğu yer tamamen aşağıya doğru indirilmiş olmasından dolayı kavealar (seyircilerin oturdukları basamaklı yerler) biraz tehlikeye girmişti. Bu yılki kazı çalışmalarımızda bu orkestra içerisinde bulunan tüm malzemeleri önce çizimi yapılıp fotoğrafladıktan sonra numaralandırıp dışarıya aldık. Bir sonraki adımda kaveanın akmasını engelleyecek bir duvar örülerek tiyatronun restorasyonuna başlanmış olacak. Bu bizim için önemliydi, çünkü 2008 yılından bu yana Bakanlar Kurulu kararıyla yaptığımız kazıda ilk defa vinç getirebildik. Buna göre bütçemizi ayarladık. Vincin yardımı ile sahne açıldı. Bazı oturma gruplarını tekrar yerine koyma şansımız oldu.”

EFSANESİ OLDUKÇA İLGİNÇ

Amfitiyatronun tarihteki önemine de değinen Doç. Dr. Özhanlı, Hristiyanlığı yayan ilk kadın azize olarak bilinen Ayetekla’nın bu amfitiyatroda aslanların önüne atıldığını anlatarak şöyle dedi:

“Tiyatro geçmişte çok önemli olaylara tanıklık etmiş bir yapıdır. Bunlardan en önemlisi de Ayatekla’nın İkonya’da Aziz Paulus’u dinledikten sonra Hıristiyanlığı kabul etmesi ve bakire olarak kendisini Tanrı’ya ve öbür dünyaya adaması oldukça önemlidir. Bundan dolayı da Aziz Paulus’un peşinden Antiocheia’ya geldiğini biliyoruz. Antiocheia’da bir sokakta yürürken Alexandros isimli biri tarafından taciz ediliyor ve onu ittirirken elbisesinin yırtıldığı anlatılır. Bundan dolayı da Ayatekla’nın Kent Konseyi’nde yargılandığı anlatılır. Yargılama sonucunda canlı halde aslanlara atılmasına karar verilmiştir. Bu olayın bu tiyatroda gerçekleştiğini düşünüyoruz ve aç olan aslanların Ayatekla’yı yemediği detaylı olarak anlatılır. Onun bir Azize olduğu anlaşılır ve daha sonra Silifke’ye gider ve ortadan kaybolur.”

18.09.2013 Star