Çukurova’da Tarih Yeniden Canlanıyor

475

Adana Ticaret Odası yönetimi, Çukurova’nın binlerce yıla ulaşan süreç içerisindeki tarihine ışık tutması beklenen Misis ve Tatarlı höyüklerindeki antik kent kazı alanlarında incelemelerde bulundu.ATO Meclis Başkanı ve Misis Arkeoloji Kazılarını Destekleme Derneği Başkanı Tarkan Kulak, tarihsel zenginliklerin gün yüzüne çıkmasının dünyanın dikkatini de bölgeye çekeceğine ve turizm sektöründe önemli gelişmelerin önünü açacağını bildirdi.

ATO yönetiminin arkeolojik ziyaretleri kapsamında ilk durağı Misis oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Adana Müzesi Başkanlığı’nda, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurettin Öztürk, İtalya’nın Pisa Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giovanni Salmeri, Roma Enstitüsü’nden Anna Lucia D’Agata ve Yüreğir Belediyesi koordinasyonunda başlatılan çalışmalarda tarihte ‘Ölümsüzlük Şehri’ olarak tanımlanan Misis’in gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor.

ATO Heyeti’ne, kazı çalışmalarına ilişkin bilgi veren Pisa Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giovanni Salmeri, 9 bin yıllık geçmişe sahip Misis Antik Şehri’ni Kurtarma Projesi’nde, Roma dönemine ait bir tapınağın ortaya çıkarıldığını belirtti. Yüreğir Belediye Başkan Yardımcısı Zülfü Çelik de Misis’in Roma devrinin önemli kentleri arasında yer aldığını, 7000 yıldan günümüze kadar kesintisiz kullanılan Çukurova Kültür Havzasının en önemli kenti olduğunu söyledi.

Adana Ticaret Odası yönetimi daha sonra geçtiği, Ceyhan ilçesinde Tatarlı höyüğündeki 3 bin 500 yıllık Kizzuwatna Uygarlığı’nın izini sürmek ve tarihi kalıntıları gün ışığına kavuşturmak için Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çukurova Üniversitesi ve Ceyhan Belediyesi’nin katkıları ile sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılan anıtın ‘A Yapısı’, ‘Taş Döşemeli Şehre Giriş Bölümü’ ve ‘Sur Yapısını’ inceledi.

Çalışmalar hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Serdar Girginer, yaklaşık 2 kilometrekarelik alanı kaplayan höyüğün altındaki tarihin ortaya çıkartılması için yürütülen kazılarda 7. yıllarını doldurduklarını dile getirerek, bu yıl yapılacak olan kazılarda yukarı ve aşağı kent olarak adlandırdıkları, iki kenti gün ışığına çıkarmaya çalıştıklarını ifade etti. Bu yılki kazılarda şehrin doğusunda yer alan ve Geç Tunç Çağı’nda farklı evreleriyle kullanılmış bir yapıya ait kalıntılara ulaşıldığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Serdar Girginer, “Çalışmalarımız neticesinde tapınağın 4 bin yıl önce kurulduğunu ancak 3.500 yıl önce kullanıma başlandığı bilgilerine ulaştık. Sağlamlığı ve hiç restore edilmemesiyle Orta Anadolu dahil tüm Türkiye’nin en büyük yapısı olma özelliğine sahiptir.” diye konuştu.

Kazılarda şimdiye kadar bulunan iki binden fazla eserin müzeye kazandırıldığını anımsatan Girginer, “Bu eserlerin çoğu da bölgenin özelliğiyle bağlantılı olarak tekstil ve kumaşla ilgili buluntular. Kutsal inanışlarla bağlantılı olanlar da var.” dedi.

Adana Ticaret Odası yönetimi daha sonra kazı evine geçerek kazılarda çıkan Hitit dönemine ait değerli taş ve buluntuların restorasyon çalışmalarını inceledi. Tarihi eserlerin burada yapılan restorasyon çalışmalarının ardından müzeye teslim edildiği öğrenildi.

ATO Meclis Başkanı ve Misis Arkeoloji Kazılarını Destekleme Derneği Başkanı Tarkan Kulak, kazıların Adana için bir şans olduğunu belirterek, “Ceyhan Nehri kenarındaki Misis ve Tatarlı höyükleri Çukurova’nın en önemli tarihsel zenginlikleri arasındadır. Bu bölgelerin, toprak altındaki stadyum, su kemerleri, tiyatro, kaya mezarları, mozaikler gibi kalıntılar ortaya çıkarıldığında Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden olacağına eminim. Bu kazılar sayesinde dünyanın dikkatinin de Çukurova’ya çevrileceğini düşünüyorum. Sayın Ömer Çelik`in Kültür ve Turizm Bakanı olmasının da bizim için ve bu projelerin sağlıklı ve hızla ilerleyebilmesi bakımından büyük bir şans olduğuna inanıyorum.” diye konuştu.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Atila Menevşe de bu tür projelerin mutlaka desteklenmesi gerektiğine işaret ederek, “Adana’nın turizm geliri çok az. Her iki bölgedeki arkeolojik kazıların tamamlanmasıyla birlikte kentimiz tarihsel ve turistik açıdan önemli bir değere sahip olacaktır. Bu höyüklerdeki tarihi değerlerin gün ışığına çıkarılmasıyla Adana’nın turizm sektöründen de en az tarım ve sanayi alanında elde edilen gelir sağlayabileceğine inanıyorum. Ancak önemli bütçe ve zaman gerektiren kazı çalışmaları için kentte bu alanda sağlanacak destek ve işbirliğine önemli oranda ihtiyaç bulunduğu da ortada duran bir gerçektir.” ifadelerini kullandı.

09.10.2013 Time Türk