Doğu Roma’nın Başkentliği İçin İstanbul ile Yarışan Kent: Alexandria Troas

539

Ankara Üniversitesi (Aü) Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Öztepe, Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyü yakınında bulunan “Alexandria Troas Antik Kenti”nin, zamanında Doğu Roma İmparatorluğu’na başkentlik yapma konusunda İstanbul ile yarıştığını söyledi. 

Alexandria Troas’taki kazıların başkanlığını da yürüten Öztepe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, burasının, antik dönemin Anadolu’daki yerleşim alanlarından biri olduğunu ifade etti.

Kentin MÖ 311 yılında kurulduğunu ve varlığını 9’uncu yüzyıla kadar sürdürdüğünü, bugünkü ölçeklerle büyük sayılabilecek bir yerleşim alanı olduğunu belirten Öztepe, “Kenti önemli kılan birtakım özellikler var. Bunlardan biri; konumu. Kentin hemen karşısında Bozcaada bulunuyor. 8 bin 200 metrelik bir sur uzunluğuna sahip. Bu surların bugün bir kısmı ayakta ve görülebilir nitelikte. Surların içindeki yerleşim alanı ise 5 bin dönümlük bir arazi” dedi.

Öztepe, kentin nüfusunun antik dönemde 100 binle ifade edilebilecek kadar önemli olduğu bilgisini verdi.

Alexandria Troas’ın, 4’üncü yüzyıla kadar önemini koruduğunu anlatan Öztepe, şöyle konuştu:”4’üncü yüzyılda, ‘İstanbul mu yoksa Alexandria Troas mı Doğu Roma’nın başkentliğini üstlenecek?’ tartışma ya da düşüncelerinin oluştuğu dönemde, kent gerçekten İstanbul ile yarışabilecek imkanlara ve ölçülere sahipken kararın İstanbul’da kılınması nedeniyle önemini yitirmeye başlamış. Bunun en önemli sebepleri arasında kente olan ilginin azalması, yaşanan birtakım depremler ve kenti uzunca süre önemli kılan limanın işlevini yavaş yavaş kaybetmiş olması sayılabilir. Kentin bulunduğu alan, Çanakkale Boğazı’na yaklaşan gemicilerin, denizcilerin hala kullandığı önemli sığınma noktalarından biridir. O dönem İmparator Augustus, gemi geçişlerinden kente gelir getirilmesini sağlıyor. Antik dönemde burada limanın da olduğunu düşünürsek bugün içinde hala su muhafaza eden, iç limanı olan tek yerleşim burası. Bu sebeplerden dolayı kent gerçekten çok önemli bir konuma sahip olmuş.”

Kentteki mimari elemanlardan bazıları İstanbul’a götürülmüş

Erhan Öztepe, kentin, önemini yitirmeye başladığı yıllardan sonra buradan gelip geçenlerin, göçerlerin hatta korsanların yatağı haline geldiğini, kazılarda bulunan bazı yapılarda, geç dönem göçebelerinin konakladığı mekanları görebildiklerini bildirdi.

Piri Reis’in, eserlerinde kentle ilgili bazı bilgilere yer verdiğini dile getiren Öztepe, şunları kaydetti:

“Piri Reis buradaki önemli yapı kalıntılarından söz ederken bazı mimari elemanların İstanbul’a taşındığını söylüyor. İstanbul’da o dönemde büyük boyutlu camilerin yapımında bu mimari elemanların kullanılması nedeniyle de kentin, ‘eski İstanbul’ ismiyle anıldığından bahsediyor. Gerçekten 16-18’inci yüzyıllarda İstanbul’da büyük boyutlu dini yapılar inşa edilmeye başladığında buradan götürülen malzemelerle binaların oluşturulduğunu görüyoruz. Örneğin elimizde, İstanbul’daki Valide Sultan, Piyale Paşa camilerindeki bazı mimari elemanların, Alexandria Troas’tan götürüldüğüne dair bilgiler var.”

13.10.2013 haberler.com