Anadolu’nun Kayıp Dilleri Aktüel Arkeoloji’de

632

Aktüel Arkeoloji dergisi, 36. sayısında Anadolu ’nun Kayıp Dilleri’ni kapağına taşıdı. Bu özel sayıda Hurrice, Urartuca, Hititçe, Lidce, Likçe, Karca, Sidece, Luvice , Frigce gibi pek çok dil mercek altına alındı.

Yedi yıldır Anadolu tarihinin sesi olan Aktüel Arkeoloji son sayısında, insanoğlunun kendini ve yaşamını ifade etmek için kullandığı dili yazıya aktaran halklardan bahseden özel bir sayı hazırladı. Dergi, ‘Anadolu’nun Kayıp Dilleri’ kapağıyla Anadolu’da kullanılan dillerin birbiriyle ilişkisini, gelişmesini, kullanım alanlarını ve zamanla yok olarak nasıl bir ölü dile dönüştüğünü anlatıyor.

Yaklaşık 4000 yıl önce Anadolu’ya (Kültepe/Kaneş) Asurlu tüccarlar aracılığıyla gelen yazı, binlerce yıllık bilginin de kaydedilmesine yol açtı. Sonra Anadolu’da farklı bölgelerde yaşayan halklar kendi yazı sistemini geliştirdi ve bu sistem başka dillere kök saldı.

Sami dilleri, Hititçe, Hurrice, Urartuca, Luvice, Likçe, Karca gibi çözülebilen dillerin yanında hâlâ tam olarak çözülemeyen diller de tarihsel olarak Anadolu’nun Kayıp Dilleri içinde büyük bir gizem oluşturuyor. Dergide sikkelerin ışığında Luvice alt grubuna dahil diller de inceleniyor. Diller zamanla onu kullanan halkın yok olmasıyla ölüyor. Eğer o dili kullanan halk ya da yönetici kesim dili yazıya aktarmayı başarmışsa, dilin anlattıkları geleceğe kalıyor. Yazıda şöyle deniliyor:

“Hititler bize ne çok şey bırakmış ya da şanssız Frigler hâlâ çözülememiş dilleriyle hikâyelerini anlatabilmiş değil. ‘Anadolu’nun Kayıp Dilleri’, aslında ölü dilleri anlatıyor. Şansımız bu ölü dillerin büyük bir kısmının çözülmüş olması. Eğer dil yoksa halk da yoktur denebilir. Kaşkalar, İskitler, Trakyalılar, Kimmerler ve daha birçoğu, Anadolu’da uzun süre yaşadılar. Bugün sadece isimleri bilinen bu halklara ilişkin yazılı herhangi bir bilgi olmadığı için onların tarihleri, başka medeniyetlere ait yazılı belgelerden öğreniliyor.”

01.11.2013 Radikal