Hitit Medeniyeti’nin başkenti Hattuşa’daki arkeolojik kazılarda bulunan çivi yazılı fal metinlerine göre, Hititler kurban ettikleri koyunların karaciğerlerine bakarak kehanette bulunmuşlar. 

Alman Arkeoloji Enstitüsü adına kazı çalışmalarını yürüten Kazı Başkanı Doç. Dr. Andreas Schachner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1906 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesi adına başlatılan kazı çalışmalarının, yaklaşık 107 yıldır sürdürüldüğünü söyledi.

Geçen yıl başladıkları Aşağı Şehir Kesikkaya mevkisindeki kazı çalışmalarına bu yıl da devam ettiklerini dile getiren Schachner, bölgedeki bir anıtsal yapı içerisinde, Hititlerin düşünce, inanç ve hukuki dünyasıyla ilgili yeni eserler bulduklarını belirtti.

Buldukları eserler arasında Babilce olarak çivi yazısıyla yazılmış bir fal metninin de yer aldığını ifade eden Schachner, şöyle konuştu:

“Bu yıl daha önce Boğazköy’de bulunmayan ilginç bir esere rastladık. Hititler döneminde bilim olmadığı için doğa şartları insanları korkutuyordu. Hava değişimi ya da bir salgın hastalığa karşı ne yapacaklarını, nasıl davranacaklar veya neden salgın olduğunu bilemiyorlardı. Bunları tespit edebilmek için kehanet ya da fal bakmak çok yoğun bir şekilde yapılıyordu. Bunun için de ya kuş uçuşlarına bakılıyor ya da kurban edilen hayvanların, özellikle de koyunların karaciğerindeki birtakım özelliklere bakılıyordu.”

– “Nergal, ülkemde, yiyecek…”

Hattuşa’da ilk kez bulunan karaciğer fal metinleri için Hititlerin kendilerine özgü bir model yaptığını dile getiren Schachner, bulunan eserin sadece ana gövdesine ulaşabildiklerini, diğer parçalarına rastlanamadığını söyledi.

Hititlerin, kurban ettikleri koyunların karaciğerindeki özellikleri, kazı çalışmalarında buldukları eserin üzerine yorumladıklarını anlatan Schachner, bulunan eserin dil uzmanlarınca incelendiği ve üzerindeki çivi yazıların tercüme edildiğini belirtti.

Kurban edilen koyunun karaciğerindeki özelliklere bakılarak, eserin etrafına yazılan kehanetlerin olabileceğini öngürdüklerini dile getiren Schachner, şunları kaydetti:

“Eğer koyunun karaciğerinin görüntüsü eserin sağ tarafını işaret ediyorsa, burada ölüm var. Sağ tarafta ‘Nergal, ülkemde, yiyecek’ yazıyor. Nergal, Hititlerin yeraltı tanrısıdır. Yani ülkedeki insanların bir sebepten dolayı öleceğine dair birşey yazıyor. Eserin sol tarafında ise ‘Nergal, düşmanın ülkesinde, yiyecek’ yazıyor. Yani Hatti veya Hitit ülkesinde değil de başka bir düşman ülkesinde ölümler olacak anlamına geliyor. Eğer karaciğerin uç kısmı deforme olduysa, ‘Nergal, kendi ülkeme el koyacak’ anlamına geliyor. Yani yine ölümler olacak. Eğer karaciğerin üzerinde herhangi bir leke varsa, ‘benim ordum bir salgından dolayı ölecek ya da kralın şehri harap olacak’ anlamına geliyor.”

– “Kehanetlere karşı önlem alamıyorlardı”

Buldukları fal metninin, Hititler tarafından kütüphane olarak kullanılan alanlarda saklandığını ve kurban adakları sırasında çıkarıldığını ifade eden Schachner, “”Hititler, kehanetlerdeki olumsuzluklara karşı çok fazla bir önlem alamıyorlardı. Çünkü bir salgın hastalığın nasıl önleneceğini bilmiyorlardı. Sadece daha fazla dua ederek, tanrılara daha çok kurban vererek önlem almaya çalışıyorlardı” diye konuştu.

Hitit Medeniyeti’nin yok oluşuyla ilgili kehanetlere de değinen Schachner, konuyla ilgili çok farklı tezler olmasına rağmen Hititlerin yok oluşuyla ilgili kesin bir bilginin henüz bulunmadığını söyledi.

İç siyasetteki dengenin ve ekonomik düzenin bozulması, hanedanlar arasındaki rekabet ve iç savaş durumlarının, Hititlerin yok olmasında önemli etkisinin bulunduğuna inandığını anlatan Schachner, “Tüm bunlar bir araya gelince, bıçak sırtında olan ekonomik sistem yıkılmış. Böylece siyasi sistem de çökmüş” dedi.

08.11.2013 Milliyet