Kültepe Kazılarının 66 Yılı

487

Kayseri’deki Kültepe Höyüğü’nde 1948 yılından bugüne dek sürdürülen kazıların 66. yılı sona erdi.

AA muhabirine bu yıl ki çalışmaları değerlendiren Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, Kültepe Kaniş/Karum’da haziran ayında başladıkları 2013 yılı kazı çalışmalarının tamamlandığını söyledi.

Buradaki kazıların Türkiye’deki en uzun soluklu kazı çalışmalarından biri olduğuna dikkati çeken Kulakoğlu, şöyle devam etti:

“Kazılar 70 kişilik bilim ekibiyle gerçekleştiriliyor. Çalışmalarımız esas itibarıyla tepe dediğimiz Kaniş bölgesinde gerçekleştirildi. Onun yanında Asurlu tüccarların yoğun olarak yaşadığı Karum dediğimiz aşağı şehirde de sürdürüldü. Kazıların ilk hedefi, tepedeki Eski Tunç Çağı’na ait yani günümüzden 5 bin yıl öncesine tarihlenen büyük anıtsal bir yapıyı açığa çıkarmaktı. Bu çerçevede de yapının oldukça büyük bölümü açığa çıkartıldı. Ancak henüz çalışmalar sonlanmadı. Şu an 75×60 metrelik bir alanda sürdürülen kazılarda Önasya’nın, yani bugünkü Ortadoğunu’nun o dönemdeki en büyük yapısının bir köşesinde çalışmalar gerçekleştirilebildi.

Kazdığımız alan aslında, genel anlamda günümüzden sadece 5 bin yıl öncesine ait değil, daha geç dönemleri de kapsıyor. Özellikle de Asurlu tüccarların yaşadığı evreleri de kapsamakta. Diğer taraftan Asurlu tüccarların kendilerinden önceki döneme ait bilgileri de bu alanda bulabiliyoruz. Bu yıl yaptığımız çalışmalarda, Asurlu tüccarlardan yaklaşık 500 yıl önce Mezapotomya’dan ya da Kuzey Suriye’den gelen tüccarların buraya yerleştiklerini, burada büyük bir organizasyon kurduklarını ve ticaret yaptıklarını gördük.”

“Atık su kanalları şaşırttı”

Kulakoğlu, Karum alanında ise Asur Koloni Çağı’nın özellikle geç evresine ait yapıların araştırılmasına devam ettiklerini belirterek, çalışmalar sırasında yerleşim planının daha iyi anlaşıldığını kaydetti.

O dönemde halkın günümüzden daha iyi şartlarda, düzenli bir mahalle içinde yaşamlarını sürdürdüklerinin ortaya çıktığına dikkati çeken Kulakoğlu, şöyle konuştu:

“Hatta o dönemde olağanüstü sayılabilecek büyük atık su kanallarının varlığını da görmüş olduk. Üzerleri sal taşlarıyla kaplı, “kanalizasyon” diyebileceğimiz atık su kanallarının varlığı bizleri şaşırttı. Bunların varlığı biliniyordu ama bu kadar genişi ve büyüğü geç dönemde karşımıza çıkmamıştı. Yani o dönemde oldukça ileri şartlarda bir şehircilik anlayışıyla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Kültepe’nin içinde bulunduğu Karahöyük köyünde bugün bile kanalizasyon ya da atık su drenaj sistemi olmamasına rağmen, günümüzden 4 bin yıl öncesinde Kültepe’de buna şahit olmak bizim için büyük bir şans. Bu o dönem Anadolu’nun ne kadar ileride ve gelişmiş olduğunu göstermesi açısından önemli bir buluntu, önemli bir yapı olarak değerlendirmek mümkün.”

İlk kez kurbağa ritonu bulundu

Karum alanında yapılan çalışmalarda her zaman önemli eserler elde ettiklerini kaydeden Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, şu bilgileri verdi:

“Burası Asurlu tüccarların da oturduğu bir alan. Bu alan o dönem için diğer çağdaş merkezlerden çok daha fazla zenginlik sunan bir yerleşim. Özellikle kazılarda açığa çıkarılan objelerin her birisi müzelerde tek başına sergilenebilecek eserlerden oluşmakta. Bu yıl ilk defa Kültepe’de kutsal içki kabı olarak tanımladığımız bir kurbağa ritonu bulduk. Yine daha önceki yıllarda bildiğimiz domuz ritonları vardı. Bunlardan güzel bir örneği de bu yıl gün ışığına çıkardık.”

Kulakoğlu, keşfedilen yapıların korunması için de çalışmaların devam ettiğini ifade ederek, “Özellikle restoratör ve konservatör arkadaşlarımız daha önceki yıllarda açığa çıkartılmış olan kerpiç ve taş yapıların korunması için çalışmalarını sürdürdüler, projelerini hazırladılar. Bunların bir kısmını bu yıl yapabildik ama bilindiği gibi restorasyon yenisini yapmaktan daha pahalıya malolan bir işlem. Bu nedenle biraz yavaş ilerliyor” dedi.

Çalışmaların başta Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla gerçekleştirildiğine dikkati çeken Kulakoğlu, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile Valiliğin de çok önemli katkıları olduğunu anlattı.

Kulakoğlu, bu katkılar sayesinde ilk kez bu yıl Uluslararası Kültepe Toplantısını gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, “Bu toplantıda 40 bildiri sunuldu. Bu, sadece Kültepe’deki eserlerle ilgili bilimsel çalışma yapan bilim adamlarının katıldığı bir toplantıydı. Bir sonraki yıl yapılacak toplantı daha büyük olacak. Sadece Kültepe değil, Anadolu’da çalışan diğer bilim adamlarının da katılacağı bir toplantı olacak” diye konuştu.

26.11.2013 haberler.com