Marmaray’da Skandal Pano

874

Kültürel miras savaşlarda bile koruma altındadır. Vicdanı olanlar bunları yanlışlıkla tahrip etmesin diye tarihi ve arkeolojik yerlere savaş zamanlarında özel flamalar koyulur.

Her ne kadar “tarih tekerrürden ibarettir” diye bir genel bir kanı bulunsa da, tarih tekrar eden bir şey değildir ve kültürel miras bir kere tahrip edildiğinde bir daha yerine asla koyulamayacak bir kayıp olur. Dahası, bütün geçmiş ve onunla ilgili olan bütün maddesel kalıntılar sadece onu sahiplenenin ya da onun bulunduğu yerde bugün yaşayanların değil, bütün insanların ortak geçmişidir.

Türkiye’de kültürel miras, gelişmeyi bir yerlere beton dökebilmek olarak gören kimi bakış açılarına göre, gelişmenin önünde duran bir ayak bağıdır; “üç-beş çanak çömlek”tir. 2013 Nisanında ve sonrasında sık sık dile getirilen bu düşünce, Marmaray’ın Yenikapı istasyonunda bir kez daha kendisini gösterdi.

Ah o “5 yıllık gecikme”… Yenikapı’da yürütülen arkeolojik kazılarda çıkan buluntuların sergilendiği alanda bulunan ve Yenikapı’nın İstanbul’un tarihiyle ilgili bilinenleri nasıl radikal bir biçimde değiştirdiğini anlatması gereken bir panonun en altında kırmızı ve daha büyük puntolarla “ancak, tüm bu çalışmalar Marmaray projesinde 5 yıllık bir gecikmeye sebep olmuştur” yazıyordu.

u panoyu hazırlayanların İstanbul’un tarihini değiştiren Yenikapı’da yapılan keşiflerin bilim dünyasında ne kadar büyük yankılar oluşturduğundan olasılıkla haberi yoktu. Orada arkeologların yaz, kış demeden insanlığın ortak tarihini kurtarmak için taşeron firmaların keyfi uygulamalarına ve bakanlığın zorlamalarına karşı 8500 yıllık ayak izi bile bulabilecek nitelikte ayrıntılı bir kazı yürütebilmek için nasıl direndiğinden haberlerinin olmadığı zaten gün gibi ortada.

Proje en baştan yanlış tasarlanmıştı Kaldı ki, bu projenin gecikmesi aslında arkeolojik kazılar yüzünden değil, bu projeyi tasarlayanların Tarihi Yarımada’da nereye kazma vurursanız vurun arkeolojik dolgularla karşılaşacağınız gibi basit bir gerçeği bilerek ya da bilmeyerek gözardı etmesinden kaynaklanıyordu. Projeyi en başından bu gerçeğe göre planlayabilecek kapasite mevcut olsaydı, zaten proje bitmesi gereken zamanda bitirilmiş olabilirdi.

Şimdi hiç utanıp sıkılmadan arkeolojik kazıların projenin bitmesini 5 yıl geciktirdiğinden söz edebiliyorlar, ama “biz kültürdür, tarihtir, böyle şeyler bilmiyoruz; biz sadece beton dökmekten anlarız” diyemiyorlar.

Yenikapı ve İstanbul’daki diğer tüm kurtarma kazıları aslında bütün insanlığın ortak geçmişiyle ilgili yepyeni sayfaların yazılmasına vesile oldu. Bunu bir kazanç olarak değil de, 5 yıllık bir kayıp olarak görenler Marmaray projesinin en baştan yanlış tarih hesaplarıyla oluşturulduğunu gizlemek için hala pişkinlik yapabilenlerdir.

26.11.2013 Odatv.com Berkay Dinçer, Korhan Erturaç