2 Bin 300 Yıllık İnfaz Odaları Gün Yüzüne Çıktı

652

Bursa`da yürütülen arkeolojik kazılarda, 2 bin 300 yıl öncesinden kalma, Bitinya Krallığı döneminde idam cezalarının infazı ve işkence amacıyla kullanılan zindanlar ortaya çıkarıldı.

Arkeologlar, “kanlı kuyu”, “işkence odası” ve “kule bağlantılı koridorlar”dan oluşan zindanlarda, ürkütücü infaz yöntemlerine başvurulduğunu belirledi.

Kazı heyetinde yer alan Uludağ Üniversitesi (UÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. İbrahim Yılmaz, yaptığı açıklamada, Osmangazi Belediyesi tarafından başlatılan ve Büyükşehir Belediyesince yürütülen “Bursa Surlarını Ortaya Çıkartma Projesi” kapsamında 2 bin 300 yıllık surların restorasyonunun hızla sürdüğünü söyledi.

Uzunluğu 3 bin 400 metre olan Bursa surlarının büyük ölçüde ortaya çıkarıldığını dile getiren Yılmaz, surların çevresinde yer alan ve kaleye girişleri sağlayan “Taht-ı Kale”, “Yer Kapı”, “Saltanat Kapısı”, “Kaplıca Kapı” ve “Zindan Kapı”nın yerlerinin belirlendiğini anlattı.

Bursa surlarının son bölümünde yer alan Alacahırka Mahallesi`ndeki Zindan Kapı`da yürütülen çalışmalarda, zindan yapılarına ulaştıkları bilgisini veren Yılmaz, “Bu zindanların üzerinde vatandaşların yaşadığı evler vardı. Burada zindan ya da kalıntılar olabileceğini düşünerek bu binaları kamulaştırdık. Evlerin yıkılmasının ardından gerçekleştirilen bilimsel araştırma kazılarında Bursa zindanlarına ait kalıntılar ortaya çıktı” dedi.

`CELLATLAR, SAĞIR VE DİLSİZ KİŞİLERDEN SEÇİLİYORDU`

Yılmaz, Bitinya Krallığı dönemindeki zindan yapılarında var olan tüm mekansal özellikleri burada görmenin mümkün olduğunu vurguladı.

Bursa zindanlarının, “stucco” adıyla kule bağlantılı yer altı yapılar olarak bilindiğini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

“Buradaki zindanlarda `kanlı kuyu`, `işkence odası` ve `kule bağlantılı koridorlar` mevcut. Ayrıca kuleye bağlı duvarlar, zindan odaları var. O dönemde sağır ve dilsizlerden oluşturulan cellatlar, buradan kaçma imkanı olmayan hükümlülerin başlarını kanlı kuyuda gövdelerinden ayırıyormuş. Cesedin baş kısmı kanlı kuyuya düşerken vücut bölümü hemen yan tarafa alınarak celladın inisiyatifi doğrultusunda ya yakınlarına teslim ediliyor ya da dereye bırakılıyormuş. Burada da cellatların, cesetleri bir bedel karşılığında ailelerine sattığı yönünde de çeşitli rivayetler bulunuyor. Bunları ortaya çıkardık. Bir proje hazırladık ve projemiz de aslına uygun olarak onaylandı. Kısa sürede inşaata başlayacağız. Bursa zindanları 2 bin 300 yıl sonra yeniden eski haliyle gün yüzüne çıkacak. Açık hava müzesi olarak dizayn edilecek mekan içinde eski dönemde kullanılan işkence aletleri ve mekanları da olacak. Bunları iki yıl içinde maketler şeklinde sergilemeyi düşünüyoruz.”

16.01.2014 Olay Gazetesi