Orta Anadolu’da Kelt izleri

1211

Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden Arkeolog Nilgün Şentürk, Ankara’nın kuzeyindeki bazı köylerde halen Kelt akrabalığı bulunduğunu savundu. Ankara’nın kuzeyindeki dış göçlerden pek fazla etkilenmemiş uzak köylerde aradan 2 bin yıl geçmesine rağmen Türk-Kelt akrabalığının izlerine rastlamak hala mümkün.

Nilgün Şentürk, Galatların bir başka kolunun Çanakkale Boğazı üzerinden Anadolu’ya geçtiğini ve boğazın Avrupa yakasında bulunan Gelibolu isminin de tarihte Galik bir isim olan Gallipoli olduğunu anımsattı.

Şentürk, “Anadolu’ya gelen Galatların bir kolu Eskişehir’e, o dönemdeki adıyla Pessinus’a, bir grup Ankara’ya, o dönemki adıyla Ancyra’ya, bir grup ise Yozgat’a, o dönemki ismiyle Tavium’a yerleşmiştir” dedi.

“Galatların genetik özellikleri gözlemleniyor”

Anadolu Medeniyetleri Müzesi arkeologlarından Mustafa Metin, “Yozgat’ta ve Ankara’nın çevresinde beyaz tenli, kızıl saçlı, renkli gözlere ait Galatların genetik özelliklerini gözlemlemenin hala mümkün olduğunu” anımsatarak Keltlerle olan etnik bağı doğruluyor.

Günümüzde Çorum halkında Hititlere ait fiziksel özelliklere rastlamanın bile mümkün olduğunun altını çizen Metin, “Bu coğrafyada, yani Anadolu’da yaşamış kavimlerin kolay kolay yok olmadığını” söyledi. “Galatlar, Helenistik dünya içerisinde yaşamış, küçük bir grup idi ve bu yüzden bölgeye hükmedecek bir kültür yaratamadılar” diyen Metin, Galatların dinlerini tapınak veya kilise gibi yapılar yerine açık havada toplandıkları ayinler eşliğindeki dini merasimler şeklinde icra ettiklerini söyledi.

Metin, “Paganizmin yerini tek tanrılı dinler olan Hristiyanlığa bırakması ve ardından da İslamiyet’in yayılışı ile Galatyalılar da Anadolu’da yaşamış diğer tüm etnik gruplar gibi ve onlarla birlikte bir pota içerisinde yoğruldular. Bu pota içerisinde kültürleri yok olsa da izleri yok olmadı” dedi.

Bölgedeki bazı kalelerin de Galatlar tarafından yapılmış olduğunu belirten Mustafa Metin, “Eski Ankara’nın Balıkhisar mahallesinde ve Beypazarı civarındaki bazı ufak kaleler, ayrıca kuzeydeki Bağlum köyü yakınlarında bulunan kalıntılar, Galatlara ait bazı ayak izleridir” şeklinde konuştu.

Galik yer isimleri var

Hristiyan inanışına mensup çoğu kimse, milattan sonra 50 yılı civarında Hz. İsa’nın havarilerinden Aziz Paul tarafından yazılmış meşhur Galatyalılara Mektup’tan haberdar. Kuzey-Orta Anadolu bölgesine o dönemde verilen Galatya ismi, doğal olarak çok sayıda bilim insanının ve özellikle Kelt kabilelerinin M.Ö. III. yüzyılda bu bölgeye göç ettiklerini ispatlamış olan tarihçilerin de dikkatini çekiyor.

Avrupa’nın en batı ucundaki İspanya’dan en doğu ucundaki İstanbul’a kadar tüm kıta boyunca yayılmış çok sayıdaki Galik (Kelt’lerle ilgili) yer isimlerinin dikkatli bir gezgin tarafından fark edilmemesi mümkün değildir.

Galicia, Kuzeybatı İspanya’da bir idari yönetim bölgesidir. Tıpkı Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslara karşı Avusturyalıların yanında savaşırken ölen binden fazla Türk askerinin hayatını kaybettiği yer olan Batı Ukrayna’daki Galiçya gibi. Bu isimler, Galya’lıların (Keltlerin) mirasıdır. Kelt kabileleri isimlerini aynı zamanda bir şehre (Romanya’daki Galati) ve çok iyi bilinen bir semte de (İstanbul’daki Galata) ve çok iyi bildiğimiz bir kasabaya (Gelibolu, Gallipoli) vermişlerdir.

Romanya bu kapsamda açık ara öndedir çünkü bu ülkedeki Galati veya Galatea adlarını taşıyan bir düzine köy ve mahallenin adları Galatlardan miras kalmıştır. Kelt’lerle eş anlamlı olan Gal (veya Gael) sözcüğünün, muhtemelen yerel dile bağlı nedenlerle “Galat” şekline dönüştüğü ülkenin de Romanya olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer izleri ise bölgenin uzak köylerindeki bazı yüzlerde görmek, pek seyrek de olsa hala mümkün.

15.001.2014 YeniŞafak