Medeniyetlerin Beşiği İznik, Dünya Mirası Olma Yolunda

606

Tarihi MÖ 4’üncü yüzyıla kadar uzanan, Bitinya, Roma, Selçuklu ve Osmanlı uygarlıklarına ev sahipliği yapan İznik ilçesinin, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilmesi amacıyla çalışma başlatıldı.

İznik Belediyesi öncülüğünde Bursa Valiliği ve İznik Kaymakamlığının desteği, Uludağ Üniversitesi (UÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in koordinatörlüğü ve aynı fakültenin Tarih Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Şahin Kılıç’ın katılımıyla ilçenin tarihi, kültürel ve arkeolojik zenginliklerinin dünya mirasına kazandırılması amacıyla hazırlanan proje, Kültür ve Turizm Bakanlığı UNESCO Türkiye Milli Komisyonuna sunulacak.

Prof. Dr. Şahin, yaptığı açıklamada, İznik’in ilk resmi kuruluşunun, Bitinya Krallığı döneminde MÖ 4. yüzyıl olduğunu ancak çevredeki kalıntılarda gerçekleştirilen araştırmaların, ilçenin geçmişinin MÖ 8. yüzyıla kadar gitmesi gerektirdiğini ortaya koyduğunu söyledi.

Bitinya, Roma, Selçuklu ve Osmanlı uygarlıklarına ait arkeolojik kalıntıların, ilçeye büyük bir tarihi ve kültürel zenginlik kattığını anlatan Şahin, kurulduğu tarihten itibaren İznik’in birçok medeniyete beşiklik yapmasının yanı sıra farklı medeniyetlere kesintisiz yerleşim imkanı sağlaması bakımından da dünyadaki ender yerlerden biri olduğuna dikkati çekti.

Şahin, Roma döneminde inşa edilmesine rağmen hala ayakta kalan sur duvarları, tiyatro kalıntıları, nekropol sahası ve yer altı mezarlarının, bu zenginliğin en güzel göstergesi olduğunu ifade ederek, “Şunu söylemek abartılı olmayacaktır; İstanbul’da Tarihi Yarımada ne ise İznik, Bursa açısından o kadar önemli bir yer. İstanbul nasıl Tarihi Yarımada'(ya gözü gibi bakmak zorundaysa Bursa’nın da İznik’e gözü gibi bakması gerekiyor. Surlarıyla ayakta olan bir kent” dedi.

Kenti çevreleyen sur duvarının neredeyse tamamına yakınının bugün hala ayakta olduğuna dikkati çeken Şahin, bu surların 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu bilgisini verdi.

Göl Kapı’da biraz sıkıntı olduğunu ancak İznik’in, üç sur kapısıyla (Lefke, İstanbul ve Yenişehir kapıları) ayakta duran ender kentlerden biri olduğunu anlatan Şahin, “Belki Diyarbakır burasıyla yarışabilir. Ayakta kalan sur duvarları bakımından Diyarbakır’ın dışında İznik ile şu anda Türkiye’de yarışabilecek başka bir kent yok. İstanbul’da bu kadar sağlam kalan sur duvarı yok, restorasyonlarla biraz ayağa kaldırmaya çalıştılar. Burada restorasyona da gerek olmayan sur duvarı mevcut. Dolayısıyla sahip çıkılması gereken bir kent” değerlendirmesinde bulundu.

“Medeniyetler İttifakı Projesinde aday kentlerden biri İznik”

Şahin, Kültür ve Turizm Bakanlığının, son yıllarda İznik’e büyük destek sağladığını, ilçede sürdürülen tiyatro kazılarının bunun en güzel örneklerinden biri olduğunu ifade ederek, Bakanlığın ilgisinden cesaret alarak bu zenginliğin dünya mirasına kazandırılması için proje hazırladıklarını bildirdi.

Projeyi, Yrd. Doç. Dr. Kılıç ile hazırladıklarını belirten Şahin, şöyle devam etti:

“Projeyi başlattık. İznik Belediye Başkanımız ve Kaymakamımız da destekliyor. İznik Belediye Başkanlığı adına ‘UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne İznik’i de alabilir miyiz?’ diye yola çıktık. İlk çalışmalar yapıldı ve nisan ayına kadar en azından ön başvurumuzu yapıp aday listeye girmeye çalışacağız. Bu konuda da start verildiğinin müjdesini paylaşmak istiyorum. İnşallah yakın bir zamanda, öngördüğümüz gibi, burasını UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine kabul ettirerek hak ettiği değeri fazlasıyla veririz.”

Mustafa Şahin, İznik’i, medeniyetlerin buluştuğu bir yer olarak gördüklerini vurguladı.

İznik’in sadece Hristiyanlık dini için değil Müslümanlık bakımından da önemli olduğuna değinen Şahin, şunları kaydetti:

“Mesela Osmanlı’nın yaptığı ilk medresemiz burada. Bunu da göz önünde bulundurmak lazım. İlk camiler, önemli kiliseler burada. Pagan döneminden çok önemli tapınaklar var. Bunu, özellikle Roma dönemine ait sikkelerin üzerindeki betimler gösteriyor. Dolayısıyla medeniyetler ittifakının örtüştüğü bir nokta. Zaten bu öneminden dolayı da Başbakanımızın başlattığı, İspanya ile ortak sürdürülen Medeniyetler İttifakı Projesinde aday kentlerden biri İznik. İznik ile İspanya Endülüs-Cordoba arasında yapılan bir proje bu. Bu medeniyetler ittifakında onlar İslam eserlerini koruyacak biz de burada Hristiyanlık eserlerini koruyup böylece medeniyetlerin buluştuğu noktaları ortaya çıkaracağız. Bu tür projeler de var. Yani bütün bunlar bir araya geldiği zaman İznik’in potansiyeli dahi iyi anlaşılmış oluyor.”

Roma döneminde inşa edilen ve halen dimdik ayakta duran 5 kilometre uzunluğundaki surlarla çevrili İznik, Roma ve Osmanlı dönemlerinden kalan çok sayıda eserin yanı sıra Hristiyanlık inancında önemli kabul edilen, Senato Sarayı’nda 325 yılında 1. Konsil, 787’de İznik Ayasofya Kilisesi’nde 7. Konsil toplantılarına ev sahipliği yapmıştı. 15 ve 16. yüzyıllarda ünü dünyaya yayılan İznik çinileriyle de adından söz ettiren ilçede bugün pek çok atölyede çini üretiliyor.

22.01.2014 Hürriyet