Ermenistan ile Kars sınırı arasında yer alan Ani Ören Yeri’nde 1965 yılından bu yana yapılan alan ile yüzey kazalarında ortaya çıkarılan ve geçmişleri 2 bin yıla dayanan eserler Kars Müzesi’nde sergileniyor.

Kars Müze Müdürü Necmettin Alp, Ani Ören Yeri’nin Kafkaslar’dan Anadolu’ya girişteki ilk ticaret kenti olduğunu belirterek, uluslararası öneme ait bir antik şehir olduğunu söyledi.

Ani’nin Türkiye’nin en önemli Ören yerlerinden biri olduğunu, burada bulunan 21 eserin 85 hektar alan üzerine yayıldığını dile getiren Alp, “Ani Ören Yeri 20 bin nüfuslu, ticaretin çok canlı olduğu bir antik kent. 15. yüzyıl sonuna kadar kentte yaşam devam ediyor. Bu süre içinde Ören yerinde 5 kilometrelik bir sur sistemi içerisinde camiler, kiliseler, hamamlar, Saraylar, sivil mimarlık örneği yapılar ve kaleler inşa ediliyor” dedi.

Alp, Ani Ören Yeri’nin tamamının birinci derecede arkeolojik sit alanı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Çevresi de üçüncü derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edilmiştir. Ani Ören Yeri’nde arkeolojik kazılarımız 1965 yılından bu yana devam ediyor. Bu kazılarda ortaya çıkarılan pişmiş toprak eserler, madeni eserler, cam eserler ve sikkeler Kars Müzesi’nde sergileniyor. Kazılarımız hala devam ediyor. 1965 yılında Prof. Dr. Kemal Balkan ile başlayan kazılar daha sonra Prof. Dr. Beyhan Karamağaralı ile devam etti. Bu çalışmalar 1989’dan 2004 yılına kadar sürdü. 2005 yılından itibaren ise Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu 5 yıl süreyle arkeolojik kazılar yaptı. 2001 yılından beri de Kars Müze Müdürlüğü’nün başkanlığında alanda kazılar yapılıyor.”

“Günümüze en yakın olanı pişmiş toprak eserler”

Ani’deki “Antik Yol, Ebu Manucehr Camii, Selçuklu Hamamı, Tigran Hones Kilisesi ve Polatoğlu Kilisesi”nde arkeolojik kazıların tamamlandığını ifade eden Alp, 2014 yılındaki kazı sezonunda da sur dışındaki Bostanlar Deresi’ne inen yolda yeni bir alanı belirlediklerini kaydetti.

05.02.2014 Yeni Şafak